Gönderen Konu: Türkiye"de kaç okul kaç cami var?  (Okunma sayısı 34754 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özkan Özgür

  • Ziyaretçi
Türkiye"de kaç okul kaç cami var?
« : Ocak 29, 2008, 06:29:03 ÖS »
 * *
Bir ülke, Diyanet"e, bütün üniversitelerine ayırdığı bütçe kadar pay ayırıyor ve bunu son bir yılda ikiye katlıyorsa, doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?


Türkiye"de kaç okul var?

67 bin...
Kaç hastane var?
1220...
Kaç sağlık ocağı var:
6 bin 300...
Peki kaç cami var?
85 bin...
Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.
Peki kaç kilise var?
270...
Kaç cemevi var?
100.
* * *
Türkiye"de kaç doktor var?
77 bin...
Peki kaç din görevlisi var?
90 bin...
Türkiye"de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.
Eğitim-Sen"e göre Türkiye"nin 200 bin öğretmen açığı var.
* * *
Türkiye"de kaç kütüphane var?
1435...
Almanya"da kaç kütüphane var?
11 bin...
Türkiye"nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var?
13...
Kaç kentte kuran kursu var?
81...
Bu kursların toplam sayısı kaç?
3852...
* * *
Türkiye"de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.
Peki kaç tane "cami yaptırma derneği" var?
35 bin...
* * *
İçişleri Bakanlığı"nın bütçesi ne kadar?
783 trilyon...
Ulaştırma Bakanlığı"nın?
678 trilyon...
Bayındırlık ve İskân Bakanlığı"nın?
677 trilyon...
Kültür ve Turizm Bakanlığı"nın?
632 trilyon...
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı"nın?
280 trilyon...
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı"nın?
249 trilyon...
Çevre ve Orman Bakanlığı"nın?
404 trilyon...
Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı"nın bütçesi ne kadar?
1.3 katrilyon...
8 bakanlığın bütçesi kadar...
22 üniversitenin toplam bütçesine denk...
* * *
Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım:
1997"de 66 trilyon.
1998"de 119...
1999"da 180...
2000"de 270...
2001"de 302...
2002"de 553...
2003"te 771...
2004"te 1 katrilyon...
2005"te 1 katrilyon...
2006"da 1,3 katrilyon...
2007"de 1.7 katrilyon...
* * *
Bir ülke, Diyanet"e, bütün üniversitelerine ayırdığı bütçe kadar pay ayırıyor ve bunu son bir yılda ikiye katlıyorsa, doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?



Özkan Özgür

  • Ziyaretçi
Hala ''inanç özgürlüğü '' peşindeler !
« Yanıtla #1 : Haziran 09, 2009, 12:09:35 ÖÖ »
""Dinci"" (Dindar değil), yazarlar Cumhuriyet"in Kuruluşundan beri "" Din özgürlüğü "" ve "" Din elden gidiyor""
demekten ne usandılar ne de bıktılar. Türkiye" de inaçlarını  yerine getirenler üzerinde baskı olduğu yalanı hep söylendi ve söyleniyor. Oysa bu yalnızca bir aldatmaca olarak tekrarlanıyor.

"" Din özgürlüğünü cami tutsaklığından kurtaracağız"" diyen Fethullah bu demogojinin altında ne olduğunu anlatmıştı. Amaçları, niyetleri ve bu yoldaki çabaları "" Din "" esaslarına dayalı bir toplumsal yaşam kurmak ve kendilerini de böylesi bir toplum düzeninin önderleri olarak kabul ettirebilmektir.

Toplumsal, siyasal yaşamı önce "" din"" adına, sonrada kendi aralarında kavgada yaparak, hangi tarikat adına yöneteceklerinin hesap ve kitapları içerisindeler. Nurcusu, Nakşisi, Milli görüşçüsü ve benzerleri bir yandan "" en iyi Müslüman"" kim kavgasını kendi aralarında yaparken, insanlara, "" da Allah adına"" bir yaşam biçimi dayatmak istiyorlar.

Ne adına?

Yalnızca bu Dünya adına değil, "" Öteki dünya "" adına da konuşuyorlar.

Kendi adlarına değil herkes adına bunu yapıyorlar.

Doğru bir çizgide olmalarının bir ölçüsü varmı?

Yok,

Çünkü,cetvel eğri,

Her şey bir tarafa aslında yapmak istediklerinin içerisinde, Arapça dil eğitimini yeniden getirmek, ellerinden gelirse alfabeyi bile değişterecekler.

Neden?

"" Allahı "" anlamanın yolu ""Arapçadan geçer"" "in dışında bir başka seçenekleri olmadıkları için.

İnananlar, onların seçenekleri içerisinde tutsak olmalıdırlar,

Sonsuz ve sınırsız bir kavramı yalnızca Arapça ile anlamaya çalışmak ?

Bunlara göre, anlamak demek Arapça bilmek oluyor.

Hatta anlamasanız bile Arapça ezberleyin ve okuyun !

Biz size anlatırız, yorumlarız, bildiririz demek istiyorlar.

Hani, dil, ırk yok ümmet vardı?

Bunların ümmeti demek Arap demekmidir?

Evet tam da böyledir,

Bu Arap milliyetçiliği değil de nedir?


Özkan





17 Haziran: İnanç Özgürlüğü Günü
  
Ezanı Türkçeleştirme fikrini ilk kez Ziya Gökalp 1918 yılında dile getirdi.. Cumhuriyet döneminde 1932 yılında ilan edildi.. Mustafa Kemal ezanın yanında tekbir ve sela, namaz, kamet, hutbenin Türkçe olmasını istiyordu. Kur"an Türkçeleştirilecekti..
Mustafa Kemal"in emri ile eski Maarif vekillerinden Reşit Galip ve Hasan Cemil Çambel"in yönetiminde Türk Tarih Tedkik Cemiyeti"nin Dolmabahçe Sarayı"ndaki odasında 1932 yılının Aralık ayında, hemen Ramazan ayı öncesinde 9 tanınmış hafız bu işle görevlendirildi.. Türkçeleştirme ve makam konusunda konservatuvardan saz heyetleri getirilerek eşlik etmeleri sağlandı.. Her aşamada Mustafa Kemal"e danışılıyordu. Herkes tekbiri "Allah Büyüktür" diye telaffuz ederken, Mustafa Kemal bu ifadeyi "Tanrı Uludur" şeklinde değiştirdi..
İlginç ve komik olan bir tercüme anısı da, "Hayyalel Felah"ın tercümesinde çıktı.. Bu nasıl tercüme edilecekti?. "Haydin Kurtuluşa" denirse, yoğunlukla Rumların yaşadığı eski adı Tatavla olan "Kurtuluş Mahallesi"ne" çağrılmış gibi bir anlamı olmayacak mıydı bu ifadenin? Bir başka kaygı ise, ya dindarlar bunu "CHP"den kurtulmak için camiye gelin" anlamında yorumlarsa?..
Son noktayı Mustafa Kemal koydu, "olduğu gibi kalsın".. Türkçe ezanda tercüme edilmeyen tek satır bu oldu: Hayyalel felah!
Sonuçta 3 Şubat 1932"de Kadir gecesinde Ayasofya Camii"nde Türkçe ezan okutuldu ve radyodan naklen yayınlandı.. İşin takibi için Jandarma görevlendirildi. CHP de bu işin takipçisi olacaktı.. Vakıflar, Diyanet, İçişleri Bakanlığı herkes bu işle görevlendirilmişti.. İhlaller, hemen ve ağır şekilde cezalandırılacaktı.. Olup olmadığı tartışılan "Bursa Nutku" da bu olayla alakalıdır aslında. 1 Şubat 1933"te Bursa"da Türkçe ezana karşı halkın protesto gösterisinde bulunmasının ardından Mustafa Kemal Bursa"ya geldi ve "isyancıların kat"i ve şedid şekilde cezalandırılması emri"ni verdi.. Olayı Cumhuriyete karşı irticai bir başkaldırı şeklinde yorumladı!
Aslında Bursa olayı, Topal Halil isimli cemaatten birinin Arapça ezan okuması üzerine camileri izlemekle görevli hafiye / sivil polis tarafından karakola götürülmek istenmesi üzerine, cemaatın buna engel olmaya çalışmasından ibaret bir olaydı. Halk önce karakola, oradan valiliğe doğru yürüyüşe geçince, duruma asker müdahale etti. Mustafa Kemal"e haber verildi. Bursa"ya gelen Mustafa Kemal sert açıklamalar yaptı.. Müftü, savcı ve sulh hakimi görevden alındı. Yakalanan 19 kişi Çorum Ceza Mahkemesi"ne sevkedildi. Bir yıl süren yargılama sonunda ağır hapis cezası ve ardından sürgünle cezalandırıldılar..
Arapça ezan ve kamet, esasen tamimlerle uygulamaya konuldu ve çok daha sonra 15 Nisan 1939"da hükümetçe Meclis"e sunulan ve kabul edilen, 1941 yılında değişiklik yapılarak Arapça ezan okuyanların 3 aya mahkumiyetleri ve on liradan 200 liraya kadar para cezasına çarptırılmasını öngören 4055 sayılı yasayla memnu hale getirildi..
46 seçimlerinin ardından ilk yumuşama 22 Eylül 1948"de oldu.. Mevlid, hatim ve bayram namazlarında Arapça serbest bırakıldı.
31 Mayıs 1950"de Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, ardından 2 Haziran 1950"de Kayseri Milletvekili İsmail Berkok ve üç arkadaşı ezanın asli şeklinde okunması için kanun teklifinde bulundular.. Bunun üzerine Menderes hükümeti 14 Haziran 1950"de kanun tasarısını imzalayarak Meclis"e sundu.. 16 Haziran 1950"de ezanın Arapça da okunabilmesine imkan veren yasa kabul edildi ve imzalanıp yayınlanması beklenmeden 17 Haziran"dan itibaran bütün Türkiye"de ezanlar Arapça olarak okunmaya başlandı. Yeni kanunun müftülüklere tebliği ancak 23 Haziran 1950"de yapılabildi..
İŞTE BU VESİLE İLE BEN DİYORUM Kİ, GELİN 17 HAZİRAN"I İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ OLARAK KUTLAYALIM.. İnsanın insana zulmü son bulsun, herkes inandığı gibi yaşasın ve düşündüğünü özgürce ifade edebilsin diye..
Bu konuda Mazlum-Der, Özgür-Der, Hukukçular Derneği, ÖNDER, ENSAR, Ak-Der"e İmam-Sen"e, TGTV"ye, Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneklerine, diğer insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunuyorum. Gelin bugün sesinizi yükseltin.. Yerel media ve STK"lar bu konuda yazılar yazsınlar, programlar yapsınlar, STK"lar açıklamalarda bulunsunlar..
Kur"an"a, camiye, namazımıza ve ezanımıza sahip çıkalım..
Bugün imamlar, müezzinler, vaizler biraz daha yüksek çıkartsınlar seslerini, o acı günleri hatırlayarak..
Bunlar bu iddialarından vazgeçmiş değiller. Başörtüsünü halletseler, sıra bunlara da gelecek. Niyetlerinin ne olduğunu öğrenmek istiyorsanız Tekinalp"in kitaplarını, Osman Nuri Çerman"ın "Dinde Reform Projesi"ni okuyun, göreceksiniz.. 1960"larda ezanın yeniden Türkçe okunması için imza toplayanlar arasında Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi de vardı. Altan Öymen de, Coşkun Kırca da.. ONÇ"ye göre, Kur"an"dan ahkam ayetleri çıkartılıp yerine Nutuk"tan parçalar eklenmeli, camilere sıra konmalı ve müzik icrası ile dua edilmeli idi.. "Türk"ün Yeni Amentüsü"nü yayınlayanlar, Mustafa Kemal için "Yeni Mevlitler" de yazmayı ihmal etmediler..
CHP"lilerden hâlâ bu iddiada olanlar yok değil. Başörtüsünün de ezandan farkı yok aslında.
17 Haziran İnanç Özgürlüğü Gününüz şimdiden mübarek olsun.
Selam ve dua ile.
 
A.Dilipak

Çevrimdışı *POYRAZ

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 1.010
  • Puan: +56/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Türkiye'de kaç okul kaç cami var?
« Yanıtla #2 : Haziran 09, 2009, 09:49:02 ÖS »

Cumhuriyet"in kuruluşu, Müslüman bir toplumda dinin siyasal olarak
kullanılmasını yasakladığı için, doğrudan doğruya
"Siyasal İslam"a karşı bir hareketti.
Yani dine dayalı merkezi feodal (kozmopolit) imparatorluk yerine, halk
egemenliğine dayalı bir ulus-devlet kuruluyordu.
Osmanlı İmparatorluğu Avrupa"daki
"Aydınlanma Hareketi" ve " Snayi Devrimi" ni yaşayamadığı için güçsüzleşmiş ve
sömürge durumuna düşmüştür.
Bu süreç içersinde gelişmelerini tamamlamış olan "ulus-devletler"e yok olmak üzere
olan Osmanlıyı Mustafa Kemal ve arkadaşları kurtarmış ve kurtarmakla
kalmamış o "nu 20 yy ulus-devlet olgusu içinde yeniden örgütlemiş ve çağı
yakalamaya çalışan bir toplum yaratmıştır.
Siyasal İslam, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu yeni örgütlenmeye
karşı açıkça tavır almıştır.
Bu açık tavrı "Şeyh Sait" ve "Kubilay Olayı" nda olduğu gibi silahlı bir isyana dönüşmüştür.

Cumhuriyet, demokrasiyi amaçladığı için, iki tür diktatörlüğe de kapalıdır.
Komünist devlet ve şeriat devleti bu rejim tarafından en baştan beri
yasaklanan iki yönetim biçimidir. Daha sonra, Hitler ve Mussolini faşizmleri
ortaya çıkınca ırkçı diktatörlük de açıkça yadsınmıştır.
Böylece Atatürk ve arkadaşları, sınıf diktatörlüğünü de ırkçı (milliyetçi)
diktatörlüğü de, dinci diktatörlüğü de açıkça yasadışı ilan etmişlerdir.
Bu çerçevede ırkçı, dinciler Atatürkçü çizgiyi solculukla ya
da bolşeviklikle, komünistler ise ırkçı ya da milliyetçi faşistlikle
suçlamakta hiçbir sakınca görmemişlerdir.
"Siyasal İslam" elinden kaçırdığı egemenliğin hırsı ile "bolşeviklik" ve
"dinsizlik" suçlamasını, birbirini pekiştiren bir biçimde işlemektedir.
Toplumun "Müslüman" olması, dine dayalı siyasal propoandayı her zaman etkili
(ve bu yüzden çok da tehlikeli) kılmıştır.
Öte yandan 12 Mart ve 12 Eylül dönemindeki baskıcı uygulamaların, "Atatürk
adına" yapıldığının söylenmesi, yapılanların Atatürk ile uzak yakın bir
ilişkisinin olmamasına karşın çağdaş demokrasiyi laik e sosyal hukuk
devletini amaçlayan Atatürkçülüğün faşizm ile suçlanmasındaki haksızlığa
taban hazırlamıştır.

Çok partili döneme geçildiğinde DP liler "irtica öğesi" ni
kullanmayacklarına ilişkin söz vermişler ise de 14 Mayıs 1950(DP
iktidardadır)  gününden itibaren "Atatürk Devrimleri" üzerinde yeni bir
tartışma başlar.
"Halka mal olmuş devrimler" ve "Halka mal olmamış devrimler" .
Türkçe ezan "halka mal olmamış devrimlerden" sayılarak ezan yeniden Arapça
okunmaya başlar!!!
DP yılların birikimini siyasal İslam"a ödünler vererek  kendi tabanında
kurumsallaştırmak ister !!!
Böylece Menderes siyasal bir gösteriye dönüşen şekilde (kendisine Said-i
Kürdi denilen) Said-i Nursi"nin elini öper.
Yine menderes çok sıkıştırıldığı mecis grubu toplantısında DP
milletvekillerine "Siz isterseniz Hilafeti bile geri getirirsiniz" der.
Bu dönemde Atatürk"e simge olarak yapılan saldırılar artmıştır. DP de
Atatürk"ü koruma yasası çıkararak Atatürkçülüğü şekilci bir yapıya sokularak
ve içeriğinden boşalttılmaya doğru yönlendirilir.
Artık siyasal gücünü yitirmeye başlayan DP güçsüzleştiği oranda Siyasal
İslam" a yakınlaşır.
Sayısal çoğunluğun azınlık üzerine baskı kurma amacını
güden DP artık askerler tarafından devirilecektir.


Alinti


Anladik ki,
bir adin boz atli Hizir
Bir adin Mustafa Kemal
Gayri alnimiza,
daga tasa yazilir

Ya Ölum Ya Istiklal.

Çevrimdışı *POYRAZ

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 1.010
  • Puan: +56/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Türkiye'de kaç okul kaç cami var?
« Yanıtla #3 : Haziran 09, 2009, 09:57:22 ÖS »
Yas kirkbes, kirkyedi, icimden sayiyorum seneleri.
Otuzbir Mart: kursunlar vizir vizir tariyor kafesleri.
Ihtiyatlar silah catmis, iste Hareket Ordusu askerleri.
Bir avazi yerde, bir avazi gökte binlerce hödük:
Basiyor " seriat isterüüüük..."leri.
Millet, sakalli cüppeli.

Derken, atinin arkasinda ben, altimda midilli,
 biz cölde kutluyoruz babamla Hürriyeti.
Hey gidi günler, hey gidi; Hurma agaclari pitrak, güzelim Bingazi.


Bir sabah ne görelim Toplari burnumuza cevrilmis Italyan destroyerleri
 tamaaam: Eli kulaginda Trablusgarp Harbi.


Sürüdü de ayagini sürüdü, Balkan Harbi "kelle" dedi yürüdü.
Bozgun vurdu, manda le$i yenildi, barut ficisi Makedonya, icler acisi
Urumeli.


Hey gidi bacim, oglum hey gidi...
"Göben"le Breslau" bize sIgInmis -
"Canakkale icinde vurdular beni" - Ne o? Birinci Dünya Harbi.
Sarikamis, Sarikamis, diz boyu karda anamiz aglamis -
Tabanlarimiz yarilmis yürümekten Galicya´yi, Süveys´i, Kut-ül-Ammare´yi,
Bu yetmemis de Kizildeniz´de $apa oturmusuz!


Nazende Bosfor da gördü Mütakereyi:
Sultanahmet´te toplanip Yedi Düvele kafa tutmusuz,
Geceleyin alti düsman kordonunun, Köprü´ye gerdigi zinciri kiramayinca,
sopalar, mesalelerle dalga dalga, Unkapani´ndan Beyoglu´na vurmusuz.
Ertesi gün haydi Kroker Oteli, arkasindan Mustafa Pasa Divanin
Harbi.


Sürüdü de ayagini sürüdü,
baskaldirdi Anadolu,
kursacIgI kurudu.
"Mert var ise, iste meydan, gele!" dedi yürüdü geldi catti Istiklal
Harbi:


Dil yetmez söz etmeye bu topragin cani,
günesi Mustafa Kemal´inden;
bizimkisi o dev kavgasinda cercöp kabilinden.
Cogumuz kodesteyiz, biz Istanbul kopilleri kodesten kacip,
top kacirmisiz, tüfek kacirmisiz - Bogaz´in dili olsa da söylese -
Aaah, o Beykoz, Hisar, Kandilli...!


Isgücü düzene konmamis ama, günler, gene de  ümitli geciyor ümitli...
Bir yanda Konya´da Delibas isyani, bir yanda Menemen, Kubilay,
amma, bir yanda fabrikalar, devlet ciftlikleri, hidroelektirik
santralleri,
batakliklar kurutulmada bir yanda,
islemeye baslamis yavastan toprak alti, toprak üstü ürünleri,
- resimler, siirler, heykeller, operalar, kitaplar -
en özlüsünden ve en bereketlisinden sanat dergileri,
- kIzli erkekli pIrIl-pIrIl bir genclik yetisiyor -


.....


Derken efendim derkeeen.... din dersleri, ilahiyat fakülteleri,
"Arapca-Türkce Ezan" demis gecmis deli ozan!
 Cat kapi: "Safa geldin ya sehr-i ramazan"...
Efendim, elde güldeste, T´esir-i sifa, bah$asi mücerrep, birebir,
 her derde deva rüya tabirnameleri, karinca dualari, büyüler,
 fallar, sirinlik muskalari.
Kildan ince, kilictan keskin Sirat köprüsü, alaturka üniversite korosu,
bizi "hey-hey"le ney´le uyutsun radyo kutusu.
"Inna-lillah ve inna-ileyhi raciun...."


Baglandi gönül ol nev-nihale, nasil oldu da kondu, a dostlar,
nasil, nasil, vicdan hürriyeti bu hale?
Künfe yekün?


Leylim leyli, icimden sayiyorum seneleri:
Otuzbir Mart, Hareket Ordusu, "Seriat isterük"!
Bombalar, kahpe dinamitler... - Kursunlar vizir vizir tariyor kafesleri
-


Yas kirkbes, kirkyedi, seneler beni tanimiyor, ben seneleri.
Seriat gene pusuda, gidisat netameli,
carsafi atamadik
millet gene sakalli, cüppeli...



Ercüment Behzat Lav
Anladik ki,
bir adin boz atli Hizir
Bir adin Mustafa Kemal
Gayri alnimiza,
daga tasa yazilir

Ya Ölum Ya Istiklal.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.705
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Dini kullanmayan parti yoktur.
« Yanıtla #4 : Mart 25, 2011, 06:20:58 ÖS »
Bir vatandaş demiş ki; Dini kullanmayan parti yoktur.
Gerçekten öyle ama halkın % 1,9"u dindar olmasına rağmen neden din kullanılabiliyor?

Sorsan herkes dindar, hatta başvekiller çıkıp % 99,9"u Müslüman... Diye söze başlarlar.

Görüldüğü gibi din kullanmayan yok bu doğru, peki neden?

Çünkü %1,9"un dışında kalan herkes dinsiz ama dinsizim demekten herkes korkuyor.

Diyeceksiniz ki toplum diniz mi?
Şu sayfanın başında bir yazı var hiç okudunuz mu?

"Bilgi Sahibi Olunmadan Fikir Sahibi Olunamaz! Olunsa olunsa ancak başkalarının fikirlerini tekrarlayan papağan olunur" diyor.
O zaman derim ki; peki neye inandığını bilmeyen inançlı olur mu?
Peki, papağan dindar olsa neye yarar?

Kaç inanç sahibi inandığı metinleri okumuştur?
Yüzdesi kaçtır?

Okumadan fikir sahibi olmak var mı?

Ama okumadan inanç sahibi olunabiliyor...

Neden dinsiz bir toplum olduğumuz anlaşılmıyor mu?
Eh, arife tarif olmazmış.

Ahmet Dursun

DEMET

  • Ziyaretçi
Ynt: Türkiye'de kaç okul kaç cami var?
« Yanıtla #5 : Eylül 19, 2011, 08:46:16 ÖS »
Bence benim ülkem en iyisini yapıyor.Yaşasın İSLAM ELHAMDÜLİLLAH müslümamınız.Niye zorunuza gidiyor

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.705
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Ynt: Türkiye'de kaç okul kaç cami var?
« Yanıtla #6 : Eylül 19, 2011, 10:00:45 ÖS »
Yine soruyorum...

Okumadan fikir sahibi olmak var mı?

Ama okumadan inanç sahibi olunabiliyor...

Neden dinsiz bir toplum olduğumuz anlaşılmıyor mu?

Hamd Olsun...!

Çevrimdışı nurhan

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 353
  • Puan: +54/-1
  • Cinsiyet: Bayan
  • Ne Mutlu Türk"üm Diyene!
Ynt: Türkiye'de kaç okul kaç cami var?
« Yanıtla #7 : Eylül 20, 2011, 01:12:35 ÖÖ »
Syn Dursun, emin olun ne demek istediğinizi anlamamıştır, anlamak gibi bir derdi varsa o da umut verici bir davranış olur en azından.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.705
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Ynt: Türkiye'de kaç okul kaç cami var?
« Yanıtla #8 : Eylül 20, 2011, 03:18:58 ÖÖ »
Yakında bir Şeyhin bilmem kaçıncı eşi olmak için zorlandıklarında bu hanımlar anlar ama iş işten geçmiş olur.

Atatürk"ü sevmiyorum diyen hanımın, İran"a gidip dönüşünde Seviyorum demesini neye bağlıyorlar ki?

Bunların tamamını İran"a yollamak gerek.

Mutlu, mesut yaşasınlar diye.

Başka bir kötü niyetimden değil, salt arzuladıkları... orada olduğu için.

Saygılar.

Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay
Fadıl'ın serveti birkaç milyar euro
« Yanıtla #9 : Eylül 20, 2011, 07:37:01 ÖS »
Jet Fadıl"ın serveti birkaç milyar euro

Fadıl Akgündüz yeni çalışmalarını anlattı



 Bir dönem dolandırıcıklı gündeme gelen namı diğer Jet Fadıl Habertürk"te Balçiçek İlter"in sorularını yanıtladı.

Fadıl Akgündüz yerli otomobil İmza ile ilgili olarak rakip olmak isteyen firmalar baskı yaptığını kaydetti. Akgündüz o gün bizi engelleyenler de biz de iş yapabiliyor derken açıklamlarına şöyle devam etti.

"Önemli olan hükümetin yatırımcıya nasıl baktığıdır. Geçtiğmiz dönemde hükümetler bazı iş adamların yolunu açarken diğerlerinin yolunu açmıyordu. AKP herkese yol açıyor. Bizim önümüzü açıyor. Bizim şirketimizi devletle iş yapmıyoruz." dedi JETPA holdingde 27 şirket vardı diyen Akgündüz "medyanın da içindeydik inter medya da bizimdi" derken Didim otelininde 250 milyon euro değerinde olduğunu söyeldi.

Akgündüz tapusu verilmeyen konutlar ile ilgili olarak ise "ihtiyati tedbir kalkınca tabularda tedbir kalktı 926 konut var. Herkes tapusunu alacak. İnsanlar harçları yatıracak tapusunu alacak. 6bin devre mülk sattı 244 milyon para yatırıldı." dedi.

Akgündüz birkaç milyar euro serveti olduğunu ve daha yolun başında olduğunu kaydetti. 1 milyon çalışana ulaşmayı hedeflediğini kaydeden Akgündüz 1.500 kişi istihdam ettiğini belirtti.

milliyet
''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay
Diyanet: Camilerde hastalıklar tedavi edilir
« Yanıtla #10 : Ekim 09, 2011, 08:27:42 ÖÖ »
Diyanet: Camilerde hastalıklar tedavi edilir


Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof Dr. Hasan Kamil, "Cami Çocuk Buluşması" projesi kapsamında basına açıklamalarda bulundu. Kamil"e göre, "caminin içerisinde kadın, çocuk, işçi, patron herkesin olduğunu" anlattı, "hastalıkların tedavi edildiği" bir mekan olduğunu kaydetti.

Cihan haber Ajansı"nın haberi şöyle:

Diyanet İşleri Başkanlığının hayata geçirdiği, "Cami Çocuk Buluşması" projesine Başta Diyanet İşleri Başkanlığının, kendi personellerinin, anne ve babaların, cemaatin özellikle yaşlı cemaatin hoşgörülü olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, "Yaşlı cemaatimizin biraz sabır konusunda zengin davranmaları lazım. Hoşgörülü olmaları lazım. Biz emaneti çocuklarımıza onlar kendi çocuklarına ulaştırmazlarsa camiler Allah korusun baykuşların şakıdığı yerler haline gelir. Onun için Caminin ihyası fiziki ihya, ama önce manevi ihyası yani oraya cemaat yetiştirmek." dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, Çocuğun camiye geldiğinde amcalarının onlara şefkat gösterdiklerinde çocuğun her gün camiye gelmek isteyeceğine değinerek, bunun yapılacak bir şey olduğunu ve bu duyarlılığın bir süre ihmal edildiğini düşündüğünü yeni başlattıkları kampanya ile de bunun şaha kalkacağını ifade etti.

"Camilerde çocuklar azaldı"
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, asrı saadette caminin içerisinde kadın, çocuk, işçi, patron herkesin olduğunu anlatarak, günümüzde camilerde çocukların azaldığını belirtti.

Prof. Dr. Yılmaz, Bu sene Camiler ve Din Görevlilere Haftasında, "Cami çocuk buluşması" projesi ile camilerde toplamayı hedefledik. Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Camilerimizde çocuklarımıza oyun imkanı sunacak yerler koymayı düşünüyoruz. Çocuk ezan okunana kadar oyununu oynasın, ezan okununca camiye girsin. Ama mutlaka camiye girsin. Çünkü çocukların hayatında oyunun çok büyük yerinin olduğunu söylüyor pedagoglar. Çocuk oynayarak öğrenir ve tanır diyorlar. Oynamadığı şeyi tanımız ve bilmez. Dolayısıyla camiye geldi oynuyor. Oynayacak tabi tanıyacak. Camide top oynayacak, atlayacak. Özetle Cami ile buluşacak çocuk." diye konuştu.

"Camiler hep hayatımızın merkezinde oldu"
Camilerin fiziki şartlarını anlatan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Mescidin ilmin üretildiği, ibadetin yapıldığı, hastalıkların tedavi edildiği, ticari hayatın konuşulduğu mekanlar olduğunu kaydetti. Peygamber Efendimiz (SAV)"den sonraki süreçte de camiler bizim hayatımızın merkezinde olarak hep şehirlerin ortasında, köylerin merkezinde diyen Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Camilerin yanında mutlaka mektep, medrese, tekke, çarşı bazılarında kışla olmak üzere hayatın merkezinde yer almış ve Özellikle Selçuklu ve Osmanlı döneminde kubbeleri ve minareleri ile bu toprakların tapu senedi gibi adeta dışarından bakanlara burası İslam diyarıdır. Burası Müslüman ülkesidir diyerek, idam etmektedir kendisini. Yukarıdan kuş bakışı uçakla baksanız İstanbul"un üzerinde şöyle bir tur atsanız, İstanbul"a bir baksanız, birde Mekke"ye baksanız hangisi daha çok İslam şehrine benziyor. Kabe"yi göremeseniz, İstanbul çok daha İslam şehri. Niye oradaki camilerin minareleri, kubbeleri semaya el açmış gibi o güzel minareler ben İslam diyarım diyor. Ama maalesef Kabe"nin etrafındaki o binalar gölgelerini Mekke"nin Kabe"sine düşürmüş. Adeta Kabe sıkışmış kalmış gibi. Ecdat Kabe"den yüksek bina yaptırmamış oraya o zamanlar. Kabe"nin boyuyla ölçüşen bir bina asla yaptırmamış. Hedef belli her yerden Kabe görünsün. Onun azameti, onun izzeti insanların gönüllerine düşsün. Bizim Ecdadımız caminin nereye oturması gerektiğini, camiye nasıl önem gösterilmesi gerektiğini gerçekten göstermiş. Kurdukları medeniyeti cami merkezli bir medeniyet olarak kurmuşlardır."

Caminin manevi imarı olduğundan bahseden Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Caminin cemaatle dolması, dopdolu hale gelmesi keyfiyetli insanlarla buluşması esas olduğunu, gezen ve yürüyen kubbeler yetiştirmenin önemli olduğunu sözlerine ekledi. Konferansın ardından Polatlı Kaymakamı Gürsoy Osman Bilgin Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz"a plaket takdim ederken, Belediye Başkanı Yakup Çelik ise çiçek takdim etti.
''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.705
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
"Yaşasın Camiye Gidiyorum" Kampanyası
« Yanıtla #11 : Ekim 09, 2011, 11:48:00 ÖS »
"Yaşasın Camiye Gidiyorum" Kampanyası

Anadolu Ajansı
08.10.2011



Diyanet İşleri Başkanlığının, camilerin çocuklarla buluşturulması hedeflenen "Yaşasın Camiye Gidiyorum" kampanyası kapsamında, Kütahya"nın Tavşanlı ilçesinde tarihi camiyi ziyaret eden çocuklara pamuk şeker ve kitap hediye edildi.

Diyanet İşleri Başkanlığının, camilerin çocuklarla buluşturulması hedeflenen "Yaşasın Camiye Gidiyorum" kampanyası kapsamında, Kütahya"nın Tavşanlı ilçesinde tarihi camiyi ziyaret eden çocuklara pamuk şeker ve kitap hediye edildi.

Tavşanlı Hayırlı Hizmetler Vakfı (HHV), hafta etkinlikleri çerçevesinde camiye çocukları davet ederek, çeşitli hediyeler verileceğini duyurdu.

Babaları ve dedeleriyle öğle namazı öncesi Arif Ağa Camisine gelen çocuklar, burada kendilerine yönelik yapılan konuşmaları dinledi.

Vakıf yetkililerinden Ahmet Yaşar Çakmak, çocukların camiyi sevmeleri, cami kavramını yaşayarak anlamaları amacıyla bu etkinliğin gerçekleştirildiğini söyledi.

Günümüzde cami cemaatinin yaş ortalamasının 50"nin üzerinde olduğuna dikkati çeken Çakmak, şöyle konuştu:

"Genç cemaati, çocuk cemaati ne yazık ki camilerimizde görememekteyiz. Çok eski zamanlarda, cuma vaktinde sokakta kimse olmamasına rağmen bugün sokaklarımız pazar havasındadır. Bugün namaz kılma oranımız toplumsal anlamda çok düşük. Camilerimiz bugün mahzun, garip. Genç cemaatin camilerimize bir şekilde gelmesi lazım. Çocuklarımız camiye, namaza geldiğinde, ahlaki gelişimleri de olumlu etkilenecektir. Bütün anne ve babalara, hem kendileri hem çocuklarının camileri öksüz bırakmamaları çağrısında bulunuyorum."

Daha sonra, öğle namazını kılan çocuklara, pamuk şeker ve kitap verildi.
diyanet.gov.tr

Aile İMAMI açılımı mı geliyor?

Diyanet bütçesi 11 bakanlığı geride bıraktı; savunmada da yüksek artış var. 23 Ekim 2012

Tek başına 8 bakanlığı geçti. 11 Ekim 2013

DİB 2014 Bütçesi tek bir mezhepçilik üzerinden...

Diyanet'e 5,7 milyar TL'lik bütçe yetmedi, yedek ödenek istenecek. 17 Ağustos 2015

2016 yılı bütçeleri açıklandı: MİT'e 1.6, Diyanet'e 6.5 milyar lira ayrıldı! 27 Ocak 2016

İlköğretim Parasızdır İfadesi kaldırıldı Hamd Olsun.

Diyanet’in dini imanı para!

Çevrimdışı redyellow

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 61
  • Puan: +0/-3
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: "Yaşasın Camiye Gidiyorum" Kampanyası
« Yanıtla #12 : Ekim 13, 2011, 03:13:29 ÖS »
"Yaşasın Camiye Gidiyorum" Kampanyası

Anadolu Ajansı
08.10.2011





../..
Daha sonra, öğle namazını kılan çocuklara, pamuk şeker ve kitap verildi.

diyanet.gov.tr


Çok güzel bir kampanya, diyanet işleri başkanlığını ve sayın başkanı canı gönülden kutluyorum.

Teşekkürlerimle.


Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay
Kütüphaneyi de İmam Hatip yaptılar
« Yanıtla #13 : Ağustos 21, 2013, 01:37:50 ÖÖ »
17 Ağustos 1999 depremi sonrasında Dünya Bankası tarafından gönderilen ödenekle yaptırılan Yalova İl Halk Kütüphanesi boşaltılarak Yalova İmam Hatip Ortaokulu’na dönüştürüldü. 14 bin 119 okuru olan yaklaşık 40 bin kitabın bulunduğu Yalova İl Halk Kütüphanesi binasının, yan tarafında bulunan Yalova İmam Hatip Lisesi’nin ortaokul kısmının açılması için tahsis edildiği belirtildi.

Uzman olarak 7 personelin görev yaptığı il halk kütüphanesi, eski Yalova belediye başkanlarından Sefa Tüzünataç’ın 1980 yılında kütüphane yapılması için bağışladığı bir apartman dairesinde faaliyet gösteren ve 2 personelin görev yaptığı Tüzünataç Çocuk Kütüphanesi’ne taşındı. Yalova İl Halk Kütüphanesi, 17 Ağustos 1999 depremi sonrasında Dünya Bankası tarafından gönderilen ödenekle iki kat olarak düzenlenmiş ve özel olarak yapılmıştı. Kütüphanenin yıl sonuna kadar Tüzünataç Çocuk Kütüphanesi’nde faaliyet göstereceğini belirten yetkililer, Yalova İl Halk Kütüphanesi’nin, 2014 yılı başında Yalova kent merkezinde bulunan 5 katlı çevre ve şehircilik il müdürlüğüne taşınacağını açıkladı. Yeni yapılan çevre ve şehircilik il müdürlüğü binasının yıl sonunda faaliyete geçeceğini, boşaltılan binanın da il kültür müdürlüğüne tahsis edildiğini belirten Yalova İl Kültür Müdürlüğü yetkilileri, “İl halk kütüphanesinin kent dışında olmasından dolayı şikâyetler söz konusuydu. 2014 yılından itibaren daha büyük bir binada hizmet verecek” iddiasında bulundu.

(Faruk Kırtay / Cumhuriyet)
''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

 

Son İletiler/Konular

III. ABDULHAMİT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Dün, 11:05:02 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Dün, 04:24:15 ÖS]


OSMANLIDA ‘DEVLET’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 29, 2016, 03:24:22 ÖÖ]


Dualarımızda Geçen AMİN Sözcüğünün Ana Kaynağı. Gönderen: halukgta
[Eylül 28, 2016, 05:41:25 ÖS]


ABDULHAMİT SEVDASI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 26, 2016, 05:29:32 ÖS]


ABDULHAMİT SEVDASI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 25, 2016, 04:34:41 ÖÖ]


ABDULHAMİT SEVDASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 24, 2016, 03:47:19 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (VI): İKİ AYRAÇ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 22, 2016, 12:47:54 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (V) Şizofrenik Araştırmacılar Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 21, 2016, 03:18:18 ÖÖ]


Takiye Konusu Ve Kur'an. Gönderen: halukgta
[Eylül 20, 2016, 05:02:17 ÖS]


BASKIN ORAN ve YETİŞTİRMELERİ DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 19, 2016, 10:38:21 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 17, 2016, 11:21:08 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 17, 2016, 03:34:24 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 15, 2016, 05:58:57 ÖÖ]


LAİKLİK’İN L’Sİ (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 12, 2016, 08:08:19 ÖÖ]


LAİKLİK’İN L’Sİ (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 11, 2016, 07:22:42 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Eylül 10, 2016, 09:21:39 ÖS]


LAİKLİK’İN L’Sİ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 10, 2016, 01:57:30 ÖÖ]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 09, 2016, 12:43:29 ÖS]


‘LAİKLİK’İN L’Sİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 09, 2016, 12:29:59 ÖÖ]


‘LAİKLİK’İN L’Sİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 07, 2016, 11:35:39 ÖS]


‘LAİKLİK’İN L’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 06, 2016, 06:30:04 ÖÖ]


Kurban Kesme Konusu Ve Kur'an ın Emri. Gönderen: halukgta
[Eylül 05, 2016, 06:31:29 ÖS]


KILIÇ VE KALKAN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 04, 2016, 01:53:30 ÖS]


ÇATIRTI, PATIRTI ve GÜMBÜRTÜ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 03, 2016, 02:50:10 ÖÖ]


Ynt: Detaylı ve Güncel Bir Site Önerisi Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 01, 2016, 11:26:49 ÖS]


AMERİKA ve SAVAŞ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 01, 2016, 02:23:43 ÖS]


13’üncü Dalai Lama’yı ABD niçin himaye etmektedir? Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 01, 2016, 12:02:56 ÖS]


KAÇAK SARAY'DA ZİKİR PARTİLERİ BAŞLADI, ŞERİAT GELDİ. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 31, 2016, 10:55:27 ÖS]


Detaylı ve Güncel Bir Site Önerisi Gönderen: oguzhann1986
[Ağustos 31, 2016, 11:36:20 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 30, 2016, 06:12:18 ÖS]


Ynt: Meraklısına dosyalar... Gönderen: polkone1
[Ağustos 28, 2016, 03:36:47 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 27, 2016, 09:34:41 ÖS]


Ynt: Meraklısına dosyalar... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 27, 2016, 01:20:55 ÖS]


ÖZDE Mİ SÖZDE Mİ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 26, 2016, 01:59:14 ÖS]


Ynt: Meraklısına dosyalar... Gönderen: polkone1
[Ağustos 25, 2016, 07:56:46 ÖS]


Söz Bakımından, Allah dan daha Doğru Kim Vardır? Gönderen: halukgta
[Ağustos 25, 2016, 03:33:03 ÖS]


GÜÇLÜ ORDU SAĞLAM DEVLET Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 24, 2016, 10:29:35 ÖS]


BÖYYÜK PROJELER (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 20, 2016, 01:08:43 ÖÖ]


BÖYYÜK PROJELER Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 19, 2016, 01:56:47 ÖÖ]


ALDATANLAR VE ALDATILANLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 17, 2016, 01:08:51 ÖS]


Ynt: Turkish Studies Association Bulletin Vol. 17, No. 1 (APRIL 1993), pp. 161-165 Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 17, 2016, 12:30:41 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 16, 2016, 08:26:48 ÖS]


DARBECİ KEMALİST Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 14, 2016, 04:14:16 ÖS]


Ynt: AKAR, VAKAR ve ONUR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 14, 2016, 01:32:35 ÖÖ]


AKAR, VAKAR ve ONUR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 13, 2016, 02:05:06 ÖÖ]


ESKİ VE YENİ FRANSIZ DOSTLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 12, 2016, 12:21:42 ÖÖ]


Ynt: Hayrullah Ismatullaev (1937-2008) -- Sultan Huseyin Baykara Fermani Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 11, 2016, 12:03:48 ÖÖ]


YENİ BİR RAPALLO MU ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 10, 2016, 05:37:42 ÖÖ]


Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle. Gönderen: halukgta
[Ağustos 09, 2016, 12:58:12 ÖS]


TÜRKİYE’NİN ÖNÜ AÇIK MI ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 09, 2016, 12:38:34 ÖS]


Hayrullah Ismatullaev (1937-2008) -- Sultan Huseyin Baykara Fermani Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 09, 2016, 01:21:05 ÖÖ]


Eski Kocaeli Valisi Memduh Oğuz'un ismi FETÖ/PDY iddianamesinde yer aldı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 08, 2016, 03:05:54 ÖS]


OBAMA’NIN KIZI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 08, 2016, 02:11:04 ÖÖ]


Ynt: SESLİ KİTAP > George Orwell - Hayvan Çiftliği Gönderen: unicorn
[Ağustos 05, 2016, 03:30:07 ÖS]


TARİH’TEN ALINACAK DERS Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 04, 2016, 07:43:51 ÖS]


ARKADAŞIM NAZIM EKREN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 03, 2016, 01:03:14 ÖS]


Araf Suresi 172-173. Ayetler.( Ben Sizin Rabbiniz Değil Miyim) Gönderen: halukgta
[Ağustos 03, 2016, 10:26:14 ÖÖ]


İMAMDAN AL HABERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 02, 2016, 02:22:34 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 31, 2016, 04:36:56 ÖS]


DARBELER ve RENKLERİ (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 31, 2016, 01:52:10 ÖÖ]


BİLİNECEĞİ BİLMEK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 30, 2016, 12:58:29 ÖS]


DARBELER ve RENKLERİ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 28, 2016, 09:26:50 ÖS]


İnancımızı Kullananların Artık Tuzağına Düşmeyelim. Gönderen: halukgta
[Temmuz 27, 2016, 11:02:04 ÖÖ]


HALKIN YOLU HAKKIN YOLU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 26, 2016, 10:41:24 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 26, 2016, 02:26:28 ÖÖ]


Ynt: Maneviyat Kütüphanesi Gönderen: agulle
[Temmuz 26, 2016, 12:13:38 ÖÖ]


İMAN VE AKIL Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 22, 2016, 04:54:59 ÖS]


ANIMSASAK DA OLUR ANIMSAMASAK DA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 21, 2016, 11:32:26 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 20, 2016, 02:34:30 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 19, 2016, 03:31:20 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 18, 2016, 05:35:08 ÖS]


BREXİT’İN X’İ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 15, 2016, 02:37:17 ÖÖ]


‘VATANDAŞLIK’ ve BEŞ-TAŞ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 14, 2016, 02:22:52 ÖÖ]


N’OLACAK ŞU ‘AVRUPA’NIN HALİ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 11, 2016, 03:11:21 ÖS]


CİCİ GİBİ ÇATLAMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 10, 2016, 06:09:40 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 08, 2016, 05:09:33 ÖÖ]


Turkish Studies Association Bulletin Vol. 17, No. 1 (APRIL 1993), pp. 161-165 Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 05, 2016, 05:42:12 ÖS]


Ynt: ALPAMYSH destani (tum metin ilisik) Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 05, 2016, 05:36:23 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 05, 2016, 02:37:17 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 04, 2016, 11:12:06 ÖS]


VATANDAŞLIK VE EŞŞEKLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 03, 2016, 09:14:14 ÖS]


İslam ı Yaşarken Yaptığımız Mantık Hatası. Gönderen: halukgta
[Temmuz 03, 2016, 10:12:02 ÖÖ]


« ERMENİ SOYKIRIMI YOKTUR » Demek YASAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 02, 2016, 09:32:39 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 02, 2016, 12:28:04 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 30, 2016, 12:51:31 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 28, 2016, 10:51:17 ÖS]


Kur'an da Her Şey Yoktur Diyenlere. Gönderen: halukgta
[Haziran 28, 2016, 10:18:00 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 28, 2016, 03:59:09 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 27, 2016, 06:04:51 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 26, 2016, 02:49:54 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 25, 2016, 11:43:31 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2016, 09:47:29 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2016, 04:58:39 ÖÖ]


“Fransız Basınında Genç-Türk Devrimi’’ Üzerine Söyleşi.. Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 23, 2016, 01:32:46 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 23, 2016, 03:53:41 ÖÖ]


BEN BU KADINDAN KORKARIM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 20, 2016, 07:31:16 ÖS]


Yaptığımız Çok Büyük Yanlışların, Artık farkında Olalım. Gönderen: halukgta
[Haziran 20, 2016, 10:47:06 ÖÖ]


FRANSA’DA ‘DEVRİM’ ve ‘DEMOKRASİ’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 19, 2016, 05:19:46 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 18, 2016, 05:50:59 ÖÖ]


Müslüman Bir Aile, Kaç Çocuk Yapmalıdır? Gönderen: halukgta
[Haziran 13, 2016, 01:03:46 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 11, 2016, 05:24:03 ÖÖ]


‘KATİL ESED’ VE EKONOMİK NATO Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 11, 2016, 03:15:55 ÖÖ]


Turk Dili (TDK) Temmuz 1985 "Alpamis ve Bamsi Beyrek: Iki ad, bir destan" Gönderen: PLMPLM
[Haziran 10, 2016, 12:41:16 ÖÖ]


MAŞALLAH EKONOMİSİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 09, 2016, 10:31:32 ÖS]


Ynt: Maneviyat Kütüphanesi Gönderen: agulle
[Haziran 07, 2016, 12:16:02 ÖÖ]


FRANSA’DA POLİTİK DÜŞÜNCENİN EVRİMİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 05, 2016, 04:15:00 ÖÖ]


İslam ı Yaşarken, Yaptığımız Çok Büyük Yanlış. Gönderen: halukgta
[Haziran 03, 2016, 07:37:07 ÖS]


ŞU BİZİM FRANSIZLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 30, 2016, 03:23:35 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 28, 2016, 01:54:51 ÖÖ]


Saç Ekimi Bilgilendirme Gönderen: fbacker
[Mayıs 27, 2016, 12:50:33 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 25, 2016, 01:43:02 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 22, 2016, 08:46:46 ÖS]


Uzun Görüş Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 22, 2016, 12:30:06 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 22, 2016, 02:53:02 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 21, 2016, 04:22:19 ÖÖ]


Düşüncelerin Kökenine İnmek Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 20, 2016, 10:14:16 ÖS]


“Hiçbirşey Bilmemek Yönetimi” Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 20, 2016, 09:53:46 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XIX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 19, 2016, 11:45:10 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XVIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 18, 2016, 08:19:49 ÖS]


Bir Erkek, Eşinin Yaptıklarından Sorumlumudur? Gönderen: halukgta
[Mayıs 18, 2016, 09:58:39 ÖÖ]