Gönderen Konu: Kürt şeyhi Sait Mollanın ipe gidişinin hazin öyküsü.  (Okunma sayısı 7502 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Kürt şeyhi Sait Mollanın ipe gidişinin hazin öyküsü.
« : Haziran 14, 2008, 08:05:52 ÖS »
Kürt şeyhi Sait Mollanın ipe gidişinin hazin öyküsü.

Her halde kırk sene oluyor[1], aslen Paul'lu olan Sait isminde bir molla vardı. Hınıs'ta otururdu, mal ticareti yapardı. Mal dediğim, hayvan alır satardı. Suriye taraflarına gider gelirdi. Buradan oraya mal götürür, oralardan da başka şeyler alırdı. Suriye'de İngilizlerle tanışmış ahbap olmuştu.

Ona demişler ki;
"Sen akıllı bir adamsın Sait, biz sana yardım edelim, kuvvet verelim. Sende git doğu Anadolu bölgesinde hükümetini kur, büyük adam ol. Herkes sana çalışsın. Kervancılık sana göre iş değil. Devlet adamı ol. Herkes senin ayağına gelsin. Yediğin önünde yemediğin arkanda olsun."

Molla bu sözleri önceleri pek ciddiye almadı ama daha sonraları tekrar aynı teklif gelince;

"Nasıl olacak bu iş?" diye sormuş.

"Halkı yanına alacaksın, herkes arkanda olacak, seni destekleyecekler."

"İyi de o nasıl olacak?"

Adamlar cambaz, tuzak hazırladılar ona, anlayamadı.

"Kolay" dediler "bizi iyi dinle, anla bu yeter."

"Dinlerim."

"Bak şimdi, sen bir mollasın, bunu herkes biliyor değil mi?"

"Evet."

"Kerametini göstereceksin. Türkiye'ye döndüğün zaman, camiye git. İnsanlara de ki; ey Müslümanlar bundan böyle ben, ermiş bir adam oldum, kerametlerim var. İstersem gökten yere nur indiririm. İsterseniz yarın akşam gelin size ispat edeyim, de."

"Ne yapmam gerekecek?"


"O tarafını bize bırak. Nereye diyorsan oraya geleceğiz. Bulunduğun yerin biraz uzağına sistemi kuracağız. Konuştuğumuz saatte ışıldakları yakıp gökyüzüne çevireceğiz. Yeter ki hava bulutlu olmasın."

Konuyu defalarca anlattılar ona. Sonra da Türkiye'ye geldiler. Şavşar taraflarında tezgâhı kurdular. O yıllarda elektriği kimse bilmiyor tanımıyordu. Adamlar jeneratörlerini getirdiler ve yakın bir dağa çıktılar. Aylardan Ramazandı, Molla Sait, teravih namazından sonra insanları salmadı.

"Ey Müslümanlar beni iyi dinleyin" dedi. "Yarın akşam teravih namazından sonra size kerametimi göstereceğim. Herkese haber salın. Gökten nur indireceğim, nasibini almak isteyenler gelsinler. Her zaman olan bir iş değil, ahretinizi kurtarın."

İkinci akşam gerçekten de kalabalık bir cemaat geldi. Namazdan sonra ayetler okunarak camiden çıkıldı. Zifiri karanlık bir geceydi. Gökteki yıldızlar belli belirsiz. İnsanlar birbirine tutunarak yokuş yukarı yürümeğe başladılar. Aslında mollanın ardı sıra gidenler bir macera izlemenin heyecanı içindeydi. İmanı bütün olanlar ise sonuçtan emin bir vaziyette yokuşu tırmanmaya çalışıyorlardı.

Uzaktan çoban köpeklerinin havlamaları duyuldu. Bazıları bu havlamaları hayra yormadı. Bir süre sonra, yürüyenlerin çoğu yorulma belirtileri göstermeğe başladı. Mollaya yakın gidenler ise onun dualarına  "âmin" diyerek yürüyorlardı.

Köyün yukarısında bir tepenin üzerinde durdular, herkes oturdu. Dinlendiler, sonra da hafızlar Kuran okumaya başladılar.

Vakit gelmek üzereydi molla yerinden kalktı, hafızları susturdu;

"Şimdi şu tarafa doğru iyice bakın. Bir şey görebiliyor musunuz?" diye sordu.

"Hayır!" dediler hep bir ağızdan.
"Neden?" Cevabı yine kendisi verdi. "Her yer karanlıkta ondan. Şimdi okuyacaklarımı benden sonra Allah rızası için tekrar edin."

O ne dediyse köylülerde tekrar etti. Bu durum yarım saat kadar sürdü. Adamlar sıkılmaya başlamışlardı.

Gökten yere mi, yoksa yerden göğemi, pek anlaşılamadı upuzun bir nur uzandı. Birazdan bir tane daha, bir tane daha. "Allah, Allah!" diye bağırdı adamlar. Sesleri çok uzaklardan duyuldu.

Bu kez hafızlar olanca sesleriyle okumaya başladılar.
Derken"¦ o nurlardan biri bulundukları yere kadar uzandı, herkesi yalayarak geçti gitti. Ortalık gündüz gibi oldu. Sonra tekrar bir nur daha geldi. Herkes birbirinin yüzünü ayan beyan fark etti. Nurların biri gelip diğeri gidiyordu artık.

Köylüler ne yapacaklarını bilemediler. Avazı çıktığı kadar bağıranlar, ağlayanlar, feryat figan, mollanın elini eteğini öpmeğe çalışıyorlardı.

"Büyük adamsın molla."
"Allah seni başımızdan eksik etmesin!"
"Peygamber mucizeleri gösteriyorsun molla."
Adamlar çıldırmış gibiydiler.
"Öl de, ölelim" dediler.

Bu olay, ramazan boyunca bir kaç kez daha tekrarlandı.
Köylüler mollanın keramet sahibi olduğu konusunda ikna oldular. Ancak Peygamber olabileceği gibi söylemlerde ise ikileme düşenler oldu.

En azından keramet sahibi olduğuna, kendisi de inandı.
Halkın bu ilgisi ve sevgisi Sait mollaya biraz fazla geldi.

İngilizler ona akıl vermeye devam ediyorlardı.
Bir kaç köyün adamlarından oluşan bir ordu kurdu.
Devlete karşı isyan etti. Başaracağını sandı ama başaramadı, yakalandı.
Mahkeme kuruldu, idam kararı verdiler ona.

Sait molla ipe giderken güvendiği insanlardan kimse yoktu arkasında.
____________________________
[1],  Bu öyküyü 1970 yılında öğretmenlik yaptığım köyde, Muhtar Emin"den dinledim. Bir kış gecesi konuğu olmuştum. Öyküyü anlattıktan sonra elindeki boş çay bardağını dalgınlıkla bana uzattı. Hanımı durumu fark etti geldi bardağı aldı. Muhtarın gözleri doldu, öykünün etkisinde kaldığı anlaşılıyordu.
Kaynak:
www.karalahana.net

***


SAİD-İ NURSİ: İNGİLİZ İSTİHBATARININ NURCULUĞU KURMASI

Bir CHP'li, Emperyalist uşağı Şeyh Sait, Saidi Nursi hainlerine itibarı iade isteyemez.

Ağrı Ayaklanması

Kemalistler Gülen'e niye sinir oluyor?

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Diyarbakır valisi Mithat bey Şeyh Sait'e sordu.
« Yanıtla #1 : Temmuz 27, 2008, 10:22:25 ÖÖ »
Behiç Kılıç "Şeyh Sait"i Yazdı     

Behiç Kılıç / Tercüman

KİTAP satırları anlatıyor... "Darağacında sallanırken, idamı seyreden bir kadın hayretle yanındakilere soruyor;
-İpi kopmadı!..Hani kerameti!!?"
Öyle inandırılmışlardı ki; Şeyh Sait mübarekti ve asılacağı zaman çok şiddetli zelzele olacaktı!..

Yöre insanı cahil bırakılmıştı, işte bu Şeyh Sait ve öteki egemen bezirganlar, din-aşiret ağaları tarafından ve köleleştirilmişlerdi ki;saltanatlarına payanda olsunlar diye!..

Ne zelzele, ne başka bir keramet olmadı tabii ve ipe çekildi...
Kitap anlatıyor;

Diyarbakır valisi Mithat bey Şeyh Sait"e sordu.
-Türklerin en büyük düşmanı kimdir?
Şeyh Sait cevap verdi.
-İngilizler...
İngilizlerin yobazların ağzındaki terennümleri böyle "tarihi"dir ve Şeyh Sait"de İngiliz kuklalığına razı olmuştu..
Mürsel Paşa sordu;
-Din kalktı diyorsun. Namazını kılmıyor muydun, camilerden ezan okunmuyor muydu.?
Şeyh Sait;
-Fena yaptık. Bundan sonra iyi olur inşallah...
Son sözleriymiş...
Ama kimin, Şeyh Sait"in son sözleriymiş. Aradan geçen seksen yıl sonra, aynı sözler, daha genişletilmiş bir ihanet çemberi içerisinde işitilmeğe başlamadı mı!!?

"Din elden gidiyor-İngiliz olsa daha iyi olur-Cumhuriyet Devrimleri halka travma yarattı" sözleri eşliğinde Şeyh Saitleri diriltme çabaları, aslında hangi amaçları hedef alıyor?

Dikkatinizi çekiyorum,"çağdaş çığırtkanlar"ın ortak özellikleri vardır!..Bunlar zengin toprak ağalarıdır, uluslararası alış verişle ilişkili müteahhit kimlikli varsıllardır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nden "Cumhuriyet Devrimleri arazilerimizi elimizden aldı!" yüzsüzlüğü ile toprak talepleri vardır ve bu talep ettikleri topraklar, GAP, baraj alanları ile zengin yeraltı kaynaklarına sahip bölgelerdedir. Üstelik bu toprakların jeolojik bilgileri çok uluslu yabancı şirketlerin elindedir, bu şirketler de işte bu "uyanık zevatı" ayaklandıran patronlardır...

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti"ne karşı, içerideki Truva atları ile başlatılan saldırıyı iyice irdeleyebilmek için meseleyi, o günlerden ele alıp izini sürmek gerekiyor artık...Neden Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Devrimleri yılları ağır hedef altındadır, neden ruhunu satmış akademisyenlerden, toprak ağalarına, etnik ırkçı tacirlerden din bezirganlarına bu ortak cephe vardır?..

Birkaç gün önce hain din bezirganı Mustafa Sabri"yi yazdık, şimdi de şu Şeyh Sait"e odaklanalım ve ana konuya parantez açalım...
Metin Toker, "Şeyh Sait İsyanı" adlı kitabında şöyle anlatıyor olayı;

"1924 /13 Şubat"ta Ergani"nin Piran köyünde, o civara gelen Şeyh Sait ve adamları, köydeki jandarma müfrezesi ile çatışmaya girmiş, eşkıya, telefon ve telgraf hatlarını tahrip etmişti. Bu eşkıyaların yakalanması için gerekli emirler verilmiş ve olay böyle başlamıştı.
İsmet Paşa, Gazi Paşa tarafından istirahatta olduğu halde Ankara"ya çağrılmış ve Gazi Paşa istasyona karşılamaya gitmişti.
Doğuda, İngilizlerin teşvikiyle bir Kürt hareketinin hazırlanmakta olduğundan hükümetin haberi vardı.

Fakat Şeyh Sait bir Kürt lideri gibi davranmak yerine bir "Karşı ihtilalin" ilk darbecisi gibi hareket ediyor ve açtığı bayrak; hilafet bayrağı, şeriat bayrağı olarak gözüküyordu.

Asiler, 1"inci Süvari Tümenini çökertmişlerdi. İsyanın irticai yönü önemliydi. Şeyh Sait gönderdiği bildiride bağımsız bir kürdistanın kurulacağını, halifenin döneceğini, şeriatın tekrar toplum hayatına hakim olacağını, dinsiz olan hükümetin ortadan kaldırılması gerektiğini bildiriyordu. Bu durumla birlikte Hiyanet-i Vataniye Kanunu"na bazı ekler yapıldı. Dini alet ederek zihinleri karıştırma hareketi yapanlar kanun gereğince cezalandırılacaklardı. Kanuni önlemlerin esası, din sömürüsünün önlenmesiydi.

İngilizler Şeyh Sait için Diyarbakır"a silah ve cephane gönderecekti. Aynı zamanda Seyit Abdulkadir de İstanbul"da İngilizlerle işbirliği içindeydi.

Gazi"nin istediği, bütün memleketi kapsayan sıkı önlemlerin alınması, ihtilalin yumruğunun "Karşı ihtilal"in boğazına bastırılmasıydı. Başbakan Fethi bey, ülke boyutunda önlemlere gerek duymuyordu. Değiştirildi;
İsmet Paşa başbakan seçilmeyi müteakip, Takriri Sükun Kanununun hemen sonuçlanmasını istedi. Böylelikle hükümetin eline geçen yetki parti kapatmaktan gazete kapatmaya kadar gidiyordu. Bu arada biri isyan bölgesinde diğeri Ankara"da iki İstiklal Mahkemesi kuruldu. Önce isyan askeri hareketle bastırılacak, tasfiye edilecek; sonra Gazi ve İsmet Paşa"lar, bugün "Atatürk Devrimleri" adıyla bilinen ıslahat hareketine girişeceklerdi..."
Bunun devamı, Şeyh Sait"in kellesi...
****

İlgi.....

ANADOLU'DA MANDA İDARESİ KURMAK.

Erdoğan'ın Baş Danışmanı Ahmet Davutoğlu, Kraliyet Silahlı Kuvvetler...

SAİD-İ NURSİ:İNGİLİZ İSTİHBATARININ NURCULUĞU KURMASI-1 ve diğer bölümler.   

Şeyh Said'in torunu.

RAHİP FRU, ROBERT FREW İNGİLİZ AJANI-1/SAİD MOLLA İLİŞKİSİ

RAHİP FRU, ROBERT FREW İNGİLİZ AJANI-2/SAİD MOLLA İLİŞKİSİ

Atatürk ve Kürtler.(ÖZEL DOSYA-1)

VATAN HAİNLİĞİ SUÇLARI, NEYİ BEKLİYOR?

ŞEYH SAİD İSYANI KRONOLOJİSİ

AZINLIK ŞOVENİZMİ

İlk TBMM ve bu güne benzer durumlar.

Demokrasinin gereği, demokratlığın kuralı budur. 1351 tarihli Treason Act.

"Kılıç Ali'nin oğlu babasının cinayetlerini itiraf etti

Özal'ın kaldırdığı Hıyanet-i Vataniye Kanunu

900 Kuran kursu daha Said-i Nursi hizmetine açılıyor.

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
İslam'ın bıçağı, vatanın bağrına sokmuştur hançerini.
« Yanıtla #2 : Haziran 27, 2010, 02:38:58 ÖS »
Vatan haini diye asıldı, şimdi anılacak.

İngilizlerin başlattığı, ABD"nin devraldığı işgal son aşamasına geldi.

Haliyle onların temsilcisi tüm hainler anılmayı hak ettiler.
Kolay iş değil, emperyalizmin hizmetkârlığı elbet ki onların tarafından ödüllendirilecek ki, adamlar ne kadar güçlü olduğunu yandaşlarına gösterirken, hem zaferlerinin keyfini çıkartacak, hem de içerde kalan son kalelerin ne kadar yalnız kaldıklarını görmeleri sağlanacak.
Durum işte budur.

Bu millet isterse elbet olacak.
Milletin iradesinin önünde kim durabilmiş ki?

Millet ne istediğini bilip bilmediği önemli değil, önemli olan millet adına konuştuklarını söyleyenlerin kime hizmetçilik ve teslimiyetçilikte ne kadar yol aldığının görülmesidir.

İslam la Türk milleti artık hesaplaşmak zorundadır. Ilımlısı, ılımsızı kalmamıştır.
İslam"ın bıçağı, vatanın bağrına sokmuştur hançerini.

Aksi halde bu gidişin sonu İslam adı altında işgalden başka hiç bir şey değildir.
Timur SELÇUK. DÖNEKLER
<a href="http://www.dailymotion.com/video/xdkyij" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Timur SELÇUK.DÖNEKLER</a>


Ulus devlet, millet kavramları bitirilmiş, yerine cemaat ve ümmet kavramları yerleştirilmiştir.
Bu kavramların İslam"ın kavramları olduğunu göremeyecek kadar körleşen millet, işgalden kendisini kurtaramayacaktır.

İşgal tamamlandığında ise, Hıristiyan bir Türkiye"nin (adı Türkiye olursa tabii ki) sadece izleyicisi olacak, bu saf Müslüman - Hıristiyanlar.

Benim için sorun yok, tüm dinler ihanet temelleri üzerine tesis edildiği için, ha İslam, ha Hıristiyan vs... hiç sorun değil.

Sorun, kendisine Müslüman diyenlerindir.

Hamd olsun, bu günleri gördük.

A.Dursun

***

Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmeyi öğretiler. Gözümüzü açtığımızda, bizim elimizde İncil onların elinde topraklarımız vardı.
Kenya Kurucu Devlet Başkanı Kenu Kenyattu

--------------
Cumhuriyetin ilanından sonra Güneydoğu"daki en büyük isyanı çıkardığı için vatan haini diye idam edilen Şeyh Said için Diyarbakır"da anma törenleri düzenlenecek.

CUMHURİYET"İN kuruluşundan sonra Güneydoğu"daki en büyük isyanı başlatan ve yakalandıktan sonra 47 arkadaşı ile birlikte Diyarbakır"da idam edilen, 4- 5 yıl öncesine kadar adının bile anılmasından korkulan Şeyh Said ve arkadaşları için Diyarbakır"da anma etkinliği düzenleniyor. Yarın başlayacak etkinlik nedeniyle Şeyh Said"in fotoğrafları bulunan dev pankartlar Diyarbakır caddelerine asılıyor, fotoğrafları duvarlara yapıştırılıyor.

 Diyarbakır"ın Dicle İlçesi"nde 1925 yılında başlatılan ve kısa sürede bölgenin birçok yerine sıçrayan isyanın liderliğini yapan ve isyan bastırılıp yakalandıktan sonra 47 arkadaşı ile birlikte Diyarbakır"ın Dağkapı semtinde idam edilen Şeyh Said ve arkadaşları için bir dizi anma etkinliği düzenleniyor. Her yıl sadece kentteki İlami Kürt dernekleri tarafından düzenlenen etkinliklere geçmiş yıllarda pek katılmayan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK), bu yıl destek verme kararı aldı.
Kendilerine Dicle Fırat Diyalog Grubu adını veren bir oluşum tarafından organize edilen anma etkinliklerine BDP ile DTK"nin yanı sıra, Kürtçe yayınlanan Nubihar dergisi, Çıra Kültür Merkezi ile Din Âlimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Diay-Der) de destek veriyor.

OLUMLU KARŞILANDI
 Birkaç yıl öncesine kadar insanların adını bile ağzına almaktan çekindiği Şeyh Said ve arkadaşlarının anma töreni için hazırlanan pankartlar artık rahatlıkla caddelere asılarak insanlar etkinliklere davet ediliyor. Üzerinde Şeyh Said"in fotoğrafı bulunan, "˜Şeyh Said efendi ve 47 arkadaşının idamının 85"inci yıl dönümünde düzenleyeceğimiz panel ve mevlide tüm halkımız davetlidir" yazılı pankartları ilk kez gören vatandaşlar, "Daha önce değil fotoğraflarının asılması, adını bile kimse korkudan telaffuz edemiyordu. Şimdi ise caddelere, sokakları afişleri asılıyor. Bu gelişmeler çok iyi. Yasaklar kalktığı sürece bölgeye barış gelir" dedi.

Şeyh Said"in pankartlarının yanı sıra aynı duyuruların yer aldığı fotoğraflı afişler, elektrik direkleri ile boş bulunan duvarlara yapıştırıldı.

ASILDIKLARI ALANDA ANILACAKLAR
28 Haziran günü tarihi Ulu Cami önünde Şeyh Said ve arkadaşları için basın açıklamasıyla başlayacak etkinlikler, 29 Haziran saat 14.00"te Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Cegerxwin Kültür Merkezi"nde düzenlenecek panelden sonra Şeyh Said ve arkadaşlarının 1925 yılında asıldığı Dağkapı meydanında basın açıklaması yapılarak, mevlit okunmasıyla sona erecek.

Etkinliklere BDP ile DTK"den yetkililerin yanı sıra Şeyh Said"in torunları Abdillulah Fırat, Diyadin Fırat, Bedri Fırat, Samed Bilgin, Felat Özsoy ile Tahsin Sever de katılıyor.

haber.mynet.com

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Şeyh Said adlı eşkıya
« Yanıtla #3 : Haziran 30, 2010, 11:17:29 ÖÖ »
"Kılıç Ali"nin oğlu babasının cinayetlerini itiraf etti".

Konu hakkındaki yorumum yazının sonundadır.

Bir makale :
Tarih 7 Mart 2003. Günlerden Cuma. Yer Kanal 7 stüdyosu. İskele-Sancak programında Türkiye"nin, ABD"nin cinayetine yardım ve yataklık edip etmeyeceği tartışılıyor.

Sıra, programa konuk olarak katılan Abdurrahman Dilipak"ta. Dilipak, bir ara sözü "Kurtuluş Savaşı"ndaki (demek ki kurtulmamışız, halimize baksanıza 80 yıl sonra hâlâ başladığımız yerdeyiz) "Amerikan mandacılığını" gündeme getirdi.

Programın konukları arasında Kılıç Ali"nin oğlu da yer alıyor.
Sanırım onu bir yerlerden hepiniz hatırlarsınız. Hani şu ünlü İstiklâl Mahkemeleri celladı Kılıç Ali canım! İşte onun oğlu, uyuklamadığı sıralarda, Abdurrahman Bey"e iki de bir kılçık atıyor. Bazen mütedeyyin insanlara hakarete yelteniyor.

Devamı...
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1560.0
*****************

Şeyh Said adlı eşkıya

Behiç Kılıç/30 Haziran 2010

Kitap satırları anlatıyor"¦

"Darağacında sallanırken, idamı seyreden bir kadın hayretle yanındakilere soruyor;

-İpi kopmadı!.. Hani kerameti!!?"

Öyle inandırılmışlardı ki; Şeyh Said mübarekti ve asılacağı zaman çok şiddetli zelzele olacaktı!..

Yöre insanı cahil bırakılmıştı, işte bu Şeyh Said ve öteki egemen bezirganlar, din-aşiret ağaları tarafından köleleştirilmişlerdi ki; saltanatlarına payanda olsunlar diye!..

Ne zelzele, ne başka bir keramet olmadı tabii ve ipe çekildi"¦

Kitap anlatıyor;
Diyarbakır Valisi Mithat Bey Şeyh Said"e sordu.

-Türklerin en büyük düşmanı kimdir?

Şeyh Said cevap verdi.

-İngilizler"¦

İngilizlerin yobazların ağzındaki terennümleri böyle "tarihi"dir ve Şeyh Said de İngiliz kuklalığına razı olmuştu..

Mürsel Paşa sordu;

-Din kalktı diyorsun. Namazını kılmıyor muydun, camilerden ezan okunmuyor muydu?

Şeyh Said;
-Fena yaptık. Bundan sonra iyi olur inşallah"¦

Son sözleriymiş"¦
Ama kimin, Şeyh Said"in son sözleriymiş. Aradan geçen seksen küsur yıl sonra, aynı sözler, daha genişletilmiş bir ihanet çemberi içerisinde işitilmeğe başlanmadı mı!!?
"Din elden gidiyor-İngiliz olsa daha iyi olur-Cumhuriyet Devrimleri halka travma yarattı" sözleri eşliğinde Şeyh Saidleri diriltme çabaları, aslında hangi amaçları hedef alıyor?

Dikkatinizi çekiyorum, "çağdaş çığırtkanlar"ın ortak özellikleri vardır!.. Bunlar zengin toprak ağalarıdır, uluslararası alış verişle ilişkili müteahhit kimlikli varsıllardır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nden "Cumhuriyet Devrimleri arazilerimizi elimizden aldı!" yüzsüzlüğü ile toprak talepleri vardır ve bu talep ettikleri topraklar, GAP, baraj alanları ile zengin yeraltı kaynaklarına sahip bölgelerdedir. Üstelik bu toprakların jeolojik bilgileri çok uluslu yabancı şirketlerin elindedir, bu şirketler de işte bu "uyanık zevatı" ayaklandıran patronlardır"¦

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti"ne karşı, içerideki Truva atları ile başlatılan saldırıyı iyice irdeleyebilmek için meseleyi, o günlerden ele alıp izini sürmek gerekiyor artık"¦ Neden Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Devrimleri yılları ağır hedef altındadır, neden ruhunu satmış akademisyenlerden, toprak ağalarına, etnik ırkçı tacirlerden din bezirganlarına bu ortak cephe vardır?..
Şeyh Said"e odaklanalım"¦

Metin Toker, kitabında şöyle anlatıyor olayı;
"1924 /13 Şubat"ta Şeyh Said ve adamları, köydeki jandarma müfrezesi ile çatışmaya girmişti"¦ İsmet Paşa, Gazi Paşa tarafından istirahatta olduğu halde Ankara"ya çağrılmış ve Gazi Paşa istasyona karşılamaya gitmişti.
Doğuda, İngilizlerin teşvikiyle bir Kürt hareketinin hazırlanmakta olduğundan hükümetin haberi vardı.
Fakat Şeyh Said bir Kürt lideri gibi davranmak yerine bir "˜Karşı ihtilalin" ilk darbecisi gibi hareket ediyor ve açtığı bayrak; hilafet bayrağı, şeriat bayrağı olarak gözüküyordu.

Asiler, 1"inci Süvari Tümenini çökertmişlerdi. İsyanın irticai yönü önemliydi. Şeyh Said gönderdiği bildiride bağımsız bir Kürdistanın kurulacağını, halifenin döneceğini, şeriatın tekrar toplum hayatına hakim olacağını, dinsiz olan hükümetin ortadan kaldırılması gerektiğini bildiriyordu. Bu durumla birlikte Hiyanet-i Vataniye Kanunu"na bazı ekler yapıldı. Dini alet ederek zihinleri karıştırma hareketi yapanlar kanun gereğince cezalandırılacaklardı."

Öyle de oldu"¦

Çevrimdışı ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Sait Molla Mavi Işık Projesinin neresinde?
« Yanıtla #4 : Ağustos 30, 2011, 05:08:58 ÖS »
Kâ'be deki Melek yalanı ve Blue Beam  (Mavi Işık) Projesi

<a href="http://www.youtube.com/watch?v=zcdoi0SwsrM" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">KABEDEKİ MELEK YALANI VE BLUE BEAM PROJESİ !</a>


Açamıyorsanız bakınız.

O tarihlerde bu teknolojiye sahiplerimiydi diye sormadan edemiyoruz.
Ancak teknolojik gelişmeler sınır tanımıyor. O tarihlerde de mutlaka bir benzer yolu olmuştur.
A. D

***

"Bak şimdi, sen bir mollasın, bunu herkes biliyor değil mi?"

"Evet."

"Kerametini göstereceksin. Türkiye"ye döndüğün zaman, camiye git. İnsanlara de ki; ey Müslümanlar bundan böyle ben, ermiş bir adam oldum, kerametlerim var. İstersem gökten yere nur indiririm. İsterseniz yarın akşam gelin size ispat edeyim, de."
 
"Ne yapmam gerekecek?"

Yazının tamamı en üsttedir.


<a href="http://www.youtube.com/watch?v=f5c5MoGRhYk" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">SİYONİSTLER BLUE BEAM PROJESİ VE DENEME TEST GÖRÜNTÜLERİ</a>

----------
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=op7u6vnw6Fw" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Mavi Işın Projesi (BB) 1.Bölüm</a>

----------
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=yWQRoZo5v1Q" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Mavi Işın Projesi (BB) 2.Bölüm</a>

----------
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=YTxam52KnEY" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Mavi Işın Projesi (BB) 3.Bölüm</a>


***

Sırada hangi hain var!

Selcan TAŞÇI
30 Haziran 2010

Cumhuriyet"e sövenlere, Atatürk"e hakaret edenlere, Milli Mücadelecileri hançerleyenlere, bu vatanın kahraman evlatlarını darağaçlarına gönderenlere iade-i itibar vakti geldiyse eğer; Şeyh Said yetmez intikam peşindekilere.

Yeniçağ"ın -gazetemiz olur kendileri!- Genel Yayın Yönetmeni Hayri Köklü, 17 Mart 2008 günü yayımlanan  "Cumhuriyet ahlaksız rejim mi?" başlıklı araştırmasında, Metin Toker"in "Şeyh Said ve İsyanı" adlı kitabında aktardığı bir takım bilgileri analiz ettikten sonra şöyle noktalıyordu satırlarını:

"Kendilerini "Yeni Osmanlıcı" ve "2. Cumhuriyetçi" olarak adlandıranlar, Milliyetçi Türkiye"yi kuran Kuvayı-Milliye"den "rövanş" almak için Cumhuriyet"e isyan eden, Atatürk"ü öldürmeye kalkışan ve düşmanla işbirliği yapanlara "iade-i itibar" isterlerse sakın şaşırmayın... 

Çünkü; Hükümete, "Türkiye doğru zeminde ilerliyor" diye gaz verenler var."

Fren patlattılar
Aynen böyle oldu...

 

Son İletiler/Konular

Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: sisdaq
[Dün, 11:16:39 ÖÖ]


İMAN VE AKIL Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 22, 2016, 04:54:59 ÖS]


ANIMSASAK DA OLUR ANIMSAMASAK DA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 21, 2016, 11:32:26 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 20, 2016, 02:34:30 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 19, 2016, 03:31:20 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 18, 2016, 05:35:08 ÖS]


BREXİT’İN X’İ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 15, 2016, 02:37:17 ÖÖ]


‘VATANDAŞLIK’ ve BEŞ-TAŞ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 14, 2016, 02:22:52 ÖÖ]


N’OLACAK ŞU ‘AVRUPA’NIN HALİ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 11, 2016, 03:11:21 ÖS]


CİCİ GİBİ ÇATLAMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 10, 2016, 06:09:40 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 08, 2016, 05:09:33 ÖÖ]


Turkish Studies Association Bulletin Vol. 17, No. 1 (APRIL 1993), pp. 161-165 Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 05, 2016, 05:42:12 ÖS]


Ynt: ALPAMYSH destani (tum metin ilisik) Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 05, 2016, 05:36:23 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 05, 2016, 02:37:17 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 04, 2016, 11:12:06 ÖS]


VATANDAŞLIK VE EŞŞEKLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 03, 2016, 09:14:14 ÖS]


İslam ı Yaşarken Yaptığımız Mantık Hatası. Gönderen: halukgta
[Temmuz 03, 2016, 10:12:02 ÖÖ]


« ERMENİ SOYKIRIMI YOKTUR » Demek YASAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 02, 2016, 09:32:39 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 02, 2016, 12:28:04 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 30, 2016, 12:51:31 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 28, 2016, 10:51:17 ÖS]


Kur'an da Her Şey Yoktur Diyenlere. Gönderen: halukgta
[Haziran 28, 2016, 10:18:00 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 28, 2016, 03:59:09 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 27, 2016, 06:04:51 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 26, 2016, 02:49:54 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 25, 2016, 11:43:31 ÖÖ]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2016, 09:47:29 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2016, 04:58:39 ÖÖ]


“Fransız Basınında Genç-Türk Devrimi’’ Üzerine Söyleşi.. Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 23, 2016, 01:32:46 ÖS]


DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 23, 2016, 03:53:41 ÖÖ]


BEN BU KADINDAN KORKARIM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 20, 2016, 07:31:16 ÖS]


Yaptığımız Çok Büyük Yanlışların, Artık farkında Olalım. Gönderen: halukgta
[Haziran 20, 2016, 10:47:06 ÖÖ]


FRANSA’DA ‘DEVRİM’ ve ‘DEMOKRASİ’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 19, 2016, 05:19:46 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 18, 2016, 05:50:59 ÖÖ]


Müslüman Bir Aile, Kaç Çocuk Yapmalıdır? Gönderen: halukgta
[Haziran 13, 2016, 01:03:46 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 11, 2016, 05:24:03 ÖÖ]


‘KATİL ESED’ VE EKONOMİK NATO Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 11, 2016, 03:15:55 ÖÖ]


Turk Dili (TDK) Temmuz 1985 "Alpamis ve Bamsi Beyrek: Iki ad, bir destan" Gönderen: PLMPLM
[Haziran 10, 2016, 12:41:16 ÖÖ]


MAŞALLAH EKONOMİSİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 09, 2016, 10:31:32 ÖS]


Ynt: Maneviyat Kütüphanesi Gönderen: agulle
[Haziran 07, 2016, 12:16:02 ÖÖ]


FRANSA’DA POLİTİK DÜŞÜNCENİN EVRİMİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 05, 2016, 04:15:00 ÖÖ]


İslam ı Yaşarken, Yaptığımız Çok Büyük Yanlış. Gönderen: halukgta
[Haziran 03, 2016, 07:37:07 ÖS]


ŞU BİZİM FRANSIZLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 30, 2016, 03:23:35 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 28, 2016, 01:54:51 ÖÖ]


Saç Ekimi Bilgilendirme Gönderen: fbacker
[Mayıs 27, 2016, 12:50:33 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 25, 2016, 01:43:02 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 22, 2016, 08:46:46 ÖS]


Uzun Görüş Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 22, 2016, 12:30:06 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XXI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 22, 2016, 02:53:02 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 21, 2016, 04:22:19 ÖÖ]


Düşüncelerin Kökenine İnmek Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 20, 2016, 10:14:16 ÖS]


“Hiçbirşey Bilmemek Yönetimi” Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 20, 2016, 09:53:46 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XIX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 19, 2016, 11:45:10 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XVIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 18, 2016, 08:19:49 ÖS]


Bir Erkek, Eşinin Yaptıklarından Sorumlumudur? Gönderen: halukgta
[Mayıs 18, 2016, 09:58:39 ÖÖ]


Ynt: Mustafa KemaL ATATÜRK, Kitap Arşivi. (indir) Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 17, 2016, 03:01:30 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XVII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 17, 2016, 12:25:08 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XVI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 16, 2016, 11:50:57 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 14, 2016, 04:16:22 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 12, 2016, 04:05:28 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 11, 2016, 03:17:49 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 10, 2016, 01:28:23 ÖÖ]


OLASI BAŞKANLIK SEÇİMLERİ MANİFESTOM. Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 09, 2016, 03:39:31 ÖS]


KIMLIK Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 06, 2016, 01:41:52 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (XI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 05, 2016, 02:05:43 ÖÖ]


23 N​İ​SAN - JAPONYA'da B​İ​R OKULDA ÖĞRENCİLER. Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 04, 2016, 04:32:30 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 02, 2016, 06:58:26 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 01, 2016, 10:13:21 ÖS]


Ynt: Maneviyat Kütüphanesi Gönderen: agulle
[Mayıs 01, 2016, 12:52:30 ÖS]


Mutlaka Takip ediniz >> http://www.isteataturk.com Gönderen: PLMPLM
[Nisan 30, 2016, 07:06:18 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 30, 2016, 04:14:55 ÖS]


Kur'an da Selamlaşma Konusu. Gönderen: halukgta
[Nisan 30, 2016, 10:59:20 ÖÖ]


Dogal Us, Yapma Us Gönderen: PLMPLM
[Nisan 29, 2016, 02:44:50 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 29, 2016, 05:02:14 ÖÖ]


ANADOLU’DA TÜRKLER (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 28, 2016, 01:37:04 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 27, 2016, 04:37:49 ÖS]


AAA KİLİSE TOP MERMİSİ DÜŞMÜŞ ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2016, 08:12:00 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2016, 01:44:23 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 25, 2016, 03:11:34 ÖÖ]


Anılarda Ermeni Soykırımı ve Yaşayan Görgü Tanıklarının Türkçe Şarkıları Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 24, 2016, 04:46:02 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 24, 2016, 04:10:40 ÖS]


ANADOLU’DA TÜRKLER (I) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 23, 2016, 10:09:18 ÖS]


AVRUPA’DA TÜRKLER (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 20, 2016, 01:17:07 ÖÖ]


AVRUPA’DA TÜRKLER (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 19, 2016, 11:59:21 ÖÖ]


AVRUPA’DA TÜRKLER (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 18, 2016, 03:00:05 ÖÖ]


AVRUPA’DA TÜRKLER (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 12, 2016, 03:26:19 ÖS]


Ynt: Maneviyat Kütüphanesi Gönderen: agulle
[Nisan 12, 2016, 12:47:58 ÖÖ]


AVRUPA’DA TÜRKLER (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 08, 2016, 04:24:33 ÖS]


AVRUPA’DA TÜRKLER (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 07, 2016, 06:16:17 ÖS]


AVRUPA’DA TÜRKLER (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 06, 2016, 10:41:27 ÖS]


AVRUPA’DA TÜRKLER (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 05, 2016, 09:48:12 ÖS]


AVRUPA’DA TÜRKLER (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 04, 2016, 06:07:58 ÖÖ]


AVRUPA’DA TÜRKLER Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 02, 2016, 10:09:59 ÖS]


İslam Hem Akıl, Hemde Vahiy Dinidir. Gönderen: halukgta
[Nisan 02, 2016, 06:13:54 ÖS]


FED’İN FESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 01, 2016, 03:02:43 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Mart 30, 2016, 05:01:18 ÖS]


İLBER ORTAYLI ve TARİH Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 29, 2016, 07:00:10 ÖS]


Çok değerli bir kaynak ve Atatürkün sesi çok net. Atatürk & Rıza Sah Pehlevi & I Gönderen: PLMPLM
[Mart 29, 2016, 12:51:04 ÖÖ]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 25, 2016, 05:33:48 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 25, 2016, 05:32:52 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 25, 2016, 05:31:49 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 25, 2016, 05:30:59 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 25, 2016, 05:30:02 ÖS]


Sizce ŞANS Ne Anlama Geliyor? Gönderen: halukgta
[Mart 24, 2016, 01:28:21 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 23, 2016, 07:39:26 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 23, 2016, 07:38:30 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (III) (Devrimin Ülkesi) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 23, 2016, 07:37:28 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 23, 2016, 07:36:35 ÖS]


EKONOMİ POLİTİĞİN EKONOMİSİ VE POLİTİKASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 23, 2016, 07:35:37 ÖS]


Ynt: HAYDAR BAŞ VE "ALLAH RIZASI ANONİM AŞ." Gönderen: ahmetdursun
[Mart 23, 2016, 02:44:36 ÖS]


Adnan Saklı’dan Erdoğan ile ilgili şok açıklamalar! Gönderen: ahmetdursun
[Mart 20, 2016, 12:13:29 ÖÖ]


"Bomba patlayacak "uyari önceden gelmis Gönderen: Gökbayrak
[Mart 16, 2016, 01:21:16 ÖÖ]


SUUDÎ ARABİSTAN’IN HALİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 11, 2016, 11:21:31 ÖÖ]


DİLLERİN DİLİ (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 08, 2016, 02:09:00 ÖS]


Ynt: 'İlk oğul' kurbanı ve Eski Ahit '' Gönderen: MahmutAbdulRauf
[Mart 07, 2016, 04:27:18 ÖS]


DİLLERİN DİLİ (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 07, 2016, 03:37:31 ÖÖ]


ZIRTTO’NUN Z’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 05, 2016, 01:16:05 ÖÖ]


Ynt: DİLLERİN DİLİ (V) Gönderen: Kemal Denizer
[Mart 04, 2016, 01:04:24 ÖÖ]


Nahl 43 ve Nisa 59. Ayetleri Nasıl Anlamalıyız. Gönderen: halukgta
[Mart 03, 2016, 07:50:29 ÖS]


DİLLERİN DİLİ (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 03, 2016, 06:00:48 ÖÖ]


DİLLERİN DİLİ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 01, 2016, 11:27:34 ÖS]


DİLLERİN DİLİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 01, 2016, 03:40:49 ÖÖ]