Gönderen Konu: Kürt şeyhi Sait Mollanın ipe gidişinin hazin öyküsü.  (Okunma sayısı 6746 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Kürt şeyhi Sait Mollanın ipe gidişinin hazin öyküsü.
« : Haziran 14, 2008, 08:05:52 ÖS »
Kürt şeyhi Sait Mollanın ipe gidişinin hazin öyküsü.

Her halde kırk sene oluyor[1], aslen Paul'lu olan Sait isminde bir molla vardı. Hınıs'ta otururdu, mal ticareti yapardı. Mal dediğim, hayvan alır satardı. Suriye taraflarına gider gelirdi. Buradan oraya mal götürür, oralardan da başka şeyler alırdı. Suriye'de İngilizlerle tanışmış ahbap olmuştu.

Ona demişler ki;
"Sen akıllı bir adamsın Sait, biz sana yardım edelim, kuvvet verelim. Sende git doğu Anadolu bölgesinde hükümetini kur, büyük adam ol. Herkes sana çalışsın. Kervancılık sana göre iş değil. Devlet adamı ol. Herkes senin ayağına gelsin. Yediğin önünde yemediğin arkanda olsun."

Molla bu sözleri önceleri pek ciddiye almadı ama daha sonraları tekrar aynı teklif gelince;

"Nasıl olacak bu iş?" diye sormuş.

"Halkı yanına alacaksın, herkes arkanda olacak, seni destekleyecekler."

"İyi de o nasıl olacak?"

Adamlar cambaz, tuzak hazırladılar ona, anlayamadı.

"Kolay" dediler "bizi iyi dinle, anla bu yeter."

"Dinlerim."

"Bak şimdi, sen bir mollasın, bunu herkes biliyor değil mi?"

"Evet."

"Kerametini göstereceksin. Türkiye'ye döndüğün zaman, camiye git. İnsanlara de ki; ey Müslümanlar bundan böyle ben, ermiş bir adam oldum, kerametlerim var. İstersem gökten yere nur indiririm. İsterseniz yarın akşam gelin size ispat edeyim, de."

"Ne yapmam gerekecek?"


"O tarafını bize bırak. Nereye diyorsan oraya geleceğiz. Bulunduğun yerin biraz uzağına sistemi kuracağız. Konuştuğumuz saatte ışıldakları yakıp gökyüzüne çevireceğiz. Yeter ki hava bulutlu olmasın."

Konuyu defalarca anlattılar ona. Sonra da Türkiye'ye geldiler. Şavşar taraflarında tezgâhı kurdular. O yıllarda elektriği kimse bilmiyor tanımıyordu. Adamlar jeneratörlerini getirdiler ve yakın bir dağa çıktılar. Aylardan Ramazandı, Molla Sait, teravih namazından sonra insanları salmadı.

"Ey Müslümanlar beni iyi dinleyin" dedi. "Yarın akşam teravih namazından sonra size kerametimi göstereceğim. Herkese haber salın. Gökten nur indireceğim, nasibini almak isteyenler gelsinler. Her zaman olan bir iş değil, ahretinizi kurtarın."

İkinci akşam gerçekten de kalabalık bir cemaat geldi. Namazdan sonra ayetler okunarak camiden çıkıldı. Zifiri karanlık bir geceydi. Gökteki yıldızlar belli belirsiz. İnsanlar birbirine tutunarak yokuş yukarı yürümeğe başladılar. Aslında mollanın ardı sıra gidenler bir macera izlemenin heyecanı içindeydi. İmanı bütün olanlar ise sonuçtan emin bir vaziyette yokuşu tırmanmaya çalışıyorlardı.

Uzaktan çoban köpeklerinin havlamaları duyuldu. Bazıları bu havlamaları hayra yormadı. Bir süre sonra, yürüyenlerin çoğu yorulma belirtileri göstermeğe başladı. Mollaya yakın gidenler ise onun dualarına  "âmin" diyerek yürüyorlardı.

Köyün yukarısında bir tepenin üzerinde durdular, herkes oturdu. Dinlendiler, sonra da hafızlar Kuran okumaya başladılar.

Vakit gelmek üzereydi molla yerinden kalktı, hafızları susturdu;

"Şimdi şu tarafa doğru iyice bakın. Bir şey görebiliyor musunuz?" diye sordu.

"Hayır!" dediler hep bir ağızdan.
"Neden?" Cevabı yine kendisi verdi. "Her yer karanlıkta ondan. Şimdi okuyacaklarımı benden sonra Allah rızası için tekrar edin."

O ne dediyse köylülerde tekrar etti. Bu durum yarım saat kadar sürdü. Adamlar sıkılmaya başlamışlardı.

Gökten yere mi, yoksa yerden göğemi, pek anlaşılamadı upuzun bir nur uzandı. Birazdan bir tane daha, bir tane daha. "Allah, Allah!" diye bağırdı adamlar. Sesleri çok uzaklardan duyuldu.

Bu kez hafızlar olanca sesleriyle okumaya başladılar.
Derken"¦ o nurlardan biri bulundukları yere kadar uzandı, herkesi yalayarak geçti gitti. Ortalık gündüz gibi oldu. Sonra tekrar bir nur daha geldi. Herkes birbirinin yüzünü ayan beyan fark etti. Nurların biri gelip diğeri gidiyordu artık.

Köylüler ne yapacaklarını bilemediler. Avazı çıktığı kadar bağıranlar, ağlayanlar, feryat figan, mollanın elini eteğini öpmeğe çalışıyorlardı.

"Büyük adamsın molla."
"Allah seni başımızdan eksik etmesin!"
"Peygamber mucizeleri gösteriyorsun molla."
Adamlar çıldırmış gibiydiler.
"Öl de, ölelim" dediler.

Bu olay, ramazan boyunca bir kaç kez daha tekrarlandı.
Köylüler mollanın keramet sahibi olduğu konusunda ikna oldular. Ancak Peygamber olabileceği gibi söylemlerde ise ikileme düşenler oldu.

En azından keramet sahibi olduğuna, kendisi de inandı.
Halkın bu ilgisi ve sevgisi Sait mollaya biraz fazla geldi.

İngilizler ona akıl vermeye devam ediyorlardı.
Bir kaç köyün adamlarından oluşan bir ordu kurdu.
Devlete karşı isyan etti. Başaracağını sandı ama başaramadı, yakalandı.
Mahkeme kuruldu, idam kararı verdiler ona.

Sait molla ipe giderken güvendiği insanlardan kimse yoktu arkasında.
____________________________
[1],  Bu öyküyü 1970 yılında öğretmenlik yaptığım köyde, Muhtar Emin"den dinledim. Bir kış gecesi konuğu olmuştum. Öyküyü anlattıktan sonra elindeki boş çay bardağını dalgınlıkla bana uzattı. Hanımı durumu fark etti geldi bardağı aldı. Muhtarın gözleri doldu, öykünün etkisinde kaldığı anlaşılıyordu.
Kaynak:
www.karalahana.net

***


SAİD-İ NURSİ: İNGİLİZ İSTİHBATARININ NURCULUĞU KURMASI

Bir CHP'li, Emperyalist uşağı Şeyh Sait, Saidi Nursi hainlerine itibarı iade isteyemez.

Ağrı Ayaklanması

Kemalistler Gülen'e niye sinir oluyor?

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Diyarbakır valisi Mithat bey Şeyh Sait'e sordu.
« Yanıtla #1 : Temmuz 27, 2008, 10:22:25 ÖÖ »
Behiç Kılıç "Şeyh Sait"i Yazdı     

Behiç Kılıç / Tercüman

KİTAP satırları anlatıyor... "Darağacında sallanırken, idamı seyreden bir kadın hayretle yanındakilere soruyor;
-İpi kopmadı!..Hani kerameti!!?"
Öyle inandırılmışlardı ki; Şeyh Sait mübarekti ve asılacağı zaman çok şiddetli zelzele olacaktı!..

Yöre insanı cahil bırakılmıştı, işte bu Şeyh Sait ve öteki egemen bezirganlar, din-aşiret ağaları tarafından ve köleleştirilmişlerdi ki;saltanatlarına payanda olsunlar diye!..

Ne zelzele, ne başka bir keramet olmadı tabii ve ipe çekildi...
Kitap anlatıyor;

Diyarbakır valisi Mithat bey Şeyh Sait"e sordu.
-Türklerin en büyük düşmanı kimdir?
Şeyh Sait cevap verdi.
-İngilizler...
İngilizlerin yobazların ağzındaki terennümleri böyle "tarihi"dir ve Şeyh Sait"de İngiliz kuklalığına razı olmuştu..
Mürsel Paşa sordu;
-Din kalktı diyorsun. Namazını kılmıyor muydun, camilerden ezan okunmuyor muydu.?
Şeyh Sait;
-Fena yaptık. Bundan sonra iyi olur inşallah...
Son sözleriymiş...
Ama kimin, Şeyh Sait"in son sözleriymiş. Aradan geçen seksen yıl sonra, aynı sözler, daha genişletilmiş bir ihanet çemberi içerisinde işitilmeğe başlamadı mı!!?

"Din elden gidiyor-İngiliz olsa daha iyi olur-Cumhuriyet Devrimleri halka travma yarattı" sözleri eşliğinde Şeyh Saitleri diriltme çabaları, aslında hangi amaçları hedef alıyor?

Dikkatinizi çekiyorum,"çağdaş çığırtkanlar"ın ortak özellikleri vardır!..Bunlar zengin toprak ağalarıdır, uluslararası alış verişle ilişkili müteahhit kimlikli varsıllardır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nden "Cumhuriyet Devrimleri arazilerimizi elimizden aldı!" yüzsüzlüğü ile toprak talepleri vardır ve bu talep ettikleri topraklar, GAP, baraj alanları ile zengin yeraltı kaynaklarına sahip bölgelerdedir. Üstelik bu toprakların jeolojik bilgileri çok uluslu yabancı şirketlerin elindedir, bu şirketler de işte bu "uyanık zevatı" ayaklandıran patronlardır...

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti"ne karşı, içerideki Truva atları ile başlatılan saldırıyı iyice irdeleyebilmek için meseleyi, o günlerden ele alıp izini sürmek gerekiyor artık...Neden Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Devrimleri yılları ağır hedef altındadır, neden ruhunu satmış akademisyenlerden, toprak ağalarına, etnik ırkçı tacirlerden din bezirganlarına bu ortak cephe vardır?..

Birkaç gün önce hain din bezirganı Mustafa Sabri"yi yazdık, şimdi de şu Şeyh Sait"e odaklanalım ve ana konuya parantez açalım...
Metin Toker, "Şeyh Sait İsyanı" adlı kitabında şöyle anlatıyor olayı;

"1924 /13 Şubat"ta Ergani"nin Piran köyünde, o civara gelen Şeyh Sait ve adamları, köydeki jandarma müfrezesi ile çatışmaya girmiş, eşkıya, telefon ve telgraf hatlarını tahrip etmişti. Bu eşkıyaların yakalanması için gerekli emirler verilmiş ve olay böyle başlamıştı.
İsmet Paşa, Gazi Paşa tarafından istirahatta olduğu halde Ankara"ya çağrılmış ve Gazi Paşa istasyona karşılamaya gitmişti.
Doğuda, İngilizlerin teşvikiyle bir Kürt hareketinin hazırlanmakta olduğundan hükümetin haberi vardı.

Fakat Şeyh Sait bir Kürt lideri gibi davranmak yerine bir "Karşı ihtilalin" ilk darbecisi gibi hareket ediyor ve açtığı bayrak; hilafet bayrağı, şeriat bayrağı olarak gözüküyordu.

Asiler, 1"inci Süvari Tümenini çökertmişlerdi. İsyanın irticai yönü önemliydi. Şeyh Sait gönderdiği bildiride bağımsız bir kürdistanın kurulacağını, halifenin döneceğini, şeriatın tekrar toplum hayatına hakim olacağını, dinsiz olan hükümetin ortadan kaldırılması gerektiğini bildiriyordu. Bu durumla birlikte Hiyanet-i Vataniye Kanunu"na bazı ekler yapıldı. Dini alet ederek zihinleri karıştırma hareketi yapanlar kanun gereğince cezalandırılacaklardı. Kanuni önlemlerin esası, din sömürüsünün önlenmesiydi.

İngilizler Şeyh Sait için Diyarbakır"a silah ve cephane gönderecekti. Aynı zamanda Seyit Abdulkadir de İstanbul"da İngilizlerle işbirliği içindeydi.

Gazi"nin istediği, bütün memleketi kapsayan sıkı önlemlerin alınması, ihtilalin yumruğunun "Karşı ihtilal"in boğazına bastırılmasıydı. Başbakan Fethi bey, ülke boyutunda önlemlere gerek duymuyordu. Değiştirildi;
İsmet Paşa başbakan seçilmeyi müteakip, Takriri Sükun Kanununun hemen sonuçlanmasını istedi. Böylelikle hükümetin eline geçen yetki parti kapatmaktan gazete kapatmaya kadar gidiyordu. Bu arada biri isyan bölgesinde diğeri Ankara"da iki İstiklal Mahkemesi kuruldu. Önce isyan askeri hareketle bastırılacak, tasfiye edilecek; sonra Gazi ve İsmet Paşa"lar, bugün "Atatürk Devrimleri" adıyla bilinen ıslahat hareketine girişeceklerdi..."
Bunun devamı, Şeyh Sait"in kellesi...
***************
İlgi.....
ANADOLU"DA MANDA İDARESİ KURMAK.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1518.0
-------------
Erdoğan"ın Baş Danışmanı Ahmet Davutoğlu,Kraliyet Silahlı Kuvvetler...
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1511.0
------------
SAİD-İ NURSİ:İNGİLİZ İSTİHBATARININ NURCULUĞU KURMASI-1 ve diğer bölümler.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1507.0   
-----------
Şeyh Said"in torunu.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1505.0
---------------
RAHİP FRU,ROBERT FREW İNGİLİZ AJANI-1/SAİD MOLLA İLİŞKİSİ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1504.0
----------
RAHİP FRU,ROBERT FREW İNGİLİZ AJANI-2/SAİD MOLLA İLİŞKİSİ
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1503.0
-----------
Atatürk ve Kürtler.(ÖZEL DOSYA-1)
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1526.0
--------------
VATAN HAİNLİĞİ SUÇLARI,NEYİ BEKLİYOR?
http://ahmetdursun374.blogcu.com/vatan-hainligi-suclari-neyi-bekliyor/6994976
------
ŞEYH SAİD İSYANI KRONOLOJİSİ
http://ahmetdursun374.blogcu.com/seyh-said-isyani-kronolojisi/578112
------
AZINLIK ŞOVENİZMİ
http://ahmetdursun374.blogcu.com/azinlik-sovenizmi-1/7228192
------
İlk TBMM ve bu güne benzer durumlar.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/ilk-tbmm-ve-bu-gune-benzer-durumlar/6530507
----
Demokrasinin gereği, demokratlığın kuralı budur. 1351 tarihli Treason Act.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/demokrasinin-geregi-demokratligin-kurali-budur/10767487
------
"Kılıç Ali'nin oğlu babasının cinayetlerini itiraf etti
http://www.fikir7.com/haber/433/cellat-kilic-ali-bey.html
-------
Özal'ın kaldırdığı Hıyanet-i Vataniye Kanunu
http://www.guncelmeydan.com/pano/ozal-in-kaldirdigi-hiyanet-i-vataniye-kanunu-t12470.html
----
900 Kuran kursu daha Said-i Nursi hizmetine açılıyor.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=18876.0


Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
İslam'ın bıçağı, vatanın bağrına sokmuştur hançerini.
« Yanıtla #2 : Haziran 27, 2010, 02:38:58 ÖS »
Vatan haini diye asıldı, şimdi anılacak.

İngilizlerin başlattığı, ABD"nin devraldığı işgal son aşamasına geldi.

Haliyle onların temsilcisi tüm hainler anılmayı hak ettiler.
Kolay iş değil, emperyalizmin hizmetkârlığı elbet ki onların tarafından ödüllendirilecek ki, adamlar ne kadar güçlü olduğunu yandaşlarına gösterirken, hem zaferlerinin keyfini çıkartacak, hem de içerde kalan son kalelerin ne kadar yalnız kaldıklarını görmeleri sağlanacak.
Durum işte budur.

Bu millet isterse elbet olacak.
Milletin iradesinin önünde kim durabilmiş ki?

Millet ne istediğini bilip bilmediği önemli değil, önemli olan millet adına konuştuklarını söyleyenlerin kime hizmetçilik ve teslimiyetçilikte ne kadar yol aldığının görülmesidir.

İslam la Türk milleti artık hesaplaşmak zorundadır. Ilımlısı, ılımsızı kalmamıştır.
İslam"ın bıçağı, vatanın bağrına sokmuştur hançerini.

Aksi halde bu gidişin sonu İslam adı altında işgalden başka hiç bir şey değildir.
Timur SELÇUK. DÖNEKLER
<a href="http://www.dailymotion.com/video/xdkyij" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Timur SELÇUK.DÖNEKLER</a>


Ulus devlet, millet kavramları bitirilmiş, yerine cemaat ve ümmet kavramları yerleştirilmiştir.
Bu kavramların İslam"ın kavramları olduğunu göremeyecek kadar körleşen millet, işgalden kendisini kurtaramayacaktır.

İşgal tamamlandığında ise, Hıristiyan bir Türkiye"nin (adı Türkiye olursa tabii ki) sadece izleyicisi olacak, bu saf Müslüman - Hıristiyanlar.

Benim için sorun yok, tüm dinler ihanet temelleri üzerine tesis edildiği için, ha İslam, ha Hıristiyan vs... hiç sorun değil.

Sorun, kendisine Müslüman diyenlerindir.

Hamd olsun, bu günleri gördük.

A.Dursun

***

Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmeyi öğretiler. Gözümüzü açtığımızda, bizim elimizde İncil onların elinde topraklarımız vardı.
Kenya Kurucu Devlet Başkanı Kenu Kenyattu

--------------
Cumhuriyetin ilanından sonra Güneydoğu"daki en büyük isyanı çıkardığı için vatan haini diye idam edilen Şeyh Said için Diyarbakır"da anma törenleri düzenlenecek.

CUMHURİYET"İN kuruluşundan sonra Güneydoğu"daki en büyük isyanı başlatan ve yakalandıktan sonra 47 arkadaşı ile birlikte Diyarbakır"da idam edilen, 4- 5 yıl öncesine kadar adının bile anılmasından korkulan Şeyh Said ve arkadaşları için Diyarbakır"da anma etkinliği düzenleniyor. Yarın başlayacak etkinlik nedeniyle Şeyh Said"in fotoğrafları bulunan dev pankartlar Diyarbakır caddelerine asılıyor, fotoğrafları duvarlara yapıştırılıyor.

 Diyarbakır"ın Dicle İlçesi"nde 1925 yılında başlatılan ve kısa sürede bölgenin birçok yerine sıçrayan isyanın liderliğini yapan ve isyan bastırılıp yakalandıktan sonra 47 arkadaşı ile birlikte Diyarbakır"ın Dağkapı semtinde idam edilen Şeyh Said ve arkadaşları için bir dizi anma etkinliği düzenleniyor. Her yıl sadece kentteki İlami Kürt dernekleri tarafından düzenlenen etkinliklere geçmiş yıllarda pek katılmayan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK), bu yıl destek verme kararı aldı.
Kendilerine Dicle Fırat Diyalog Grubu adını veren bir oluşum tarafından organize edilen anma etkinliklerine BDP ile DTK"nin yanı sıra, Kürtçe yayınlanan Nubihar dergisi, Çıra Kültür Merkezi ile Din Âlimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Diay-Der) de destek veriyor.

OLUMLU KARŞILANDI
 Birkaç yıl öncesine kadar insanların adını bile ağzına almaktan çekindiği Şeyh Said ve arkadaşlarının anma töreni için hazırlanan pankartlar artık rahatlıkla caddelere asılarak insanlar etkinliklere davet ediliyor. Üzerinde Şeyh Said"in fotoğrafı bulunan, "˜Şeyh Said efendi ve 47 arkadaşının idamının 85"inci yıl dönümünde düzenleyeceğimiz panel ve mevlide tüm halkımız davetlidir" yazılı pankartları ilk kez gören vatandaşlar, "Daha önce değil fotoğraflarının asılması, adını bile kimse korkudan telaffuz edemiyordu. Şimdi ise caddelere, sokakları afişleri asılıyor. Bu gelişmeler çok iyi. Yasaklar kalktığı sürece bölgeye barış gelir" dedi.

Şeyh Said"in pankartlarının yanı sıra aynı duyuruların yer aldığı fotoğraflı afişler, elektrik direkleri ile boş bulunan duvarlara yapıştırıldı.

ASILDIKLARI ALANDA ANILACAKLAR
28 Haziran günü tarihi Ulu Cami önünde Şeyh Said ve arkadaşları için basın açıklamasıyla başlayacak etkinlikler, 29 Haziran saat 14.00"te Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Cegerxwin Kültür Merkezi"nde düzenlenecek panelden sonra Şeyh Said ve arkadaşlarının 1925 yılında asıldığı Dağkapı meydanında basın açıklaması yapılarak, mevlit okunmasıyla sona erecek.

Etkinliklere BDP ile DTK"den yetkililerin yanı sıra Şeyh Said"in torunları Abdillulah Fırat, Diyadin Fırat, Bedri Fırat, Samed Bilgin, Felat Özsoy ile Tahsin Sever de katılıyor.

haber.mynet.com

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Şeyh Said adlı eşkıya
« Yanıtla #3 : Haziran 30, 2010, 11:17:29 ÖÖ »
"Kılıç Ali"nin oğlu babasının cinayetlerini itiraf etti".

Konu hakkındaki yorumum yazının sonundadır.

Bir makale :
Tarih 7 Mart 2003. Günlerden Cuma. Yer Kanal 7 stüdyosu. İskele-Sancak programında Türkiye"nin, ABD"nin cinayetine yardım ve yataklık edip etmeyeceği tartışılıyor.

Sıra, programa konuk olarak katılan Abdurrahman Dilipak"ta. Dilipak, bir ara sözü "Kurtuluş Savaşı"ndaki (demek ki kurtulmamışız, halimize baksanıza 80 yıl sonra hâlâ başladığımız yerdeyiz) "Amerikan mandacılığını" gündeme getirdi.

Programın konukları arasında Kılıç Ali"nin oğlu da yer alıyor.
Sanırım onu bir yerlerden hepiniz hatırlarsınız. Hani şu ünlü İstiklâl Mahkemeleri celladı Kılıç Ali canım! İşte onun oğlu, uyuklamadığı sıralarda, Abdurrahman Bey"e iki de bir kılçık atıyor. Bazen mütedeyyin insanlara hakarete yelteniyor.

Devamı...
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=1560.0
*****************

Şeyh Said adlı eşkıya

Behiç Kılıç/30 Haziran 2010

Kitap satırları anlatıyor"¦

"Darağacında sallanırken, idamı seyreden bir kadın hayretle yanındakilere soruyor;

-İpi kopmadı!.. Hani kerameti!!?"

Öyle inandırılmışlardı ki; Şeyh Said mübarekti ve asılacağı zaman çok şiddetli zelzele olacaktı!..

Yöre insanı cahil bırakılmıştı, işte bu Şeyh Said ve öteki egemen bezirganlar, din-aşiret ağaları tarafından köleleştirilmişlerdi ki; saltanatlarına payanda olsunlar diye!..

Ne zelzele, ne başka bir keramet olmadı tabii ve ipe çekildi"¦

Kitap anlatıyor;
Diyarbakır Valisi Mithat Bey Şeyh Said"e sordu.

-Türklerin en büyük düşmanı kimdir?

Şeyh Said cevap verdi.

-İngilizler"¦

İngilizlerin yobazların ağzındaki terennümleri böyle "tarihi"dir ve Şeyh Said de İngiliz kuklalığına razı olmuştu..

Mürsel Paşa sordu;

-Din kalktı diyorsun. Namazını kılmıyor muydun, camilerden ezan okunmuyor muydu?

Şeyh Said;
-Fena yaptık. Bundan sonra iyi olur inşallah"¦

Son sözleriymiş"¦
Ama kimin, Şeyh Said"in son sözleriymiş. Aradan geçen seksen küsur yıl sonra, aynı sözler, daha genişletilmiş bir ihanet çemberi içerisinde işitilmeğe başlanmadı mı!!?
"Din elden gidiyor-İngiliz olsa daha iyi olur-Cumhuriyet Devrimleri halka travma yarattı" sözleri eşliğinde Şeyh Saidleri diriltme çabaları, aslında hangi amaçları hedef alıyor?

Dikkatinizi çekiyorum, "çağdaş çığırtkanlar"ın ortak özellikleri vardır!.. Bunlar zengin toprak ağalarıdır, uluslararası alış verişle ilişkili müteahhit kimlikli varsıllardır, Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nden "Cumhuriyet Devrimleri arazilerimizi elimizden aldı!" yüzsüzlüğü ile toprak talepleri vardır ve bu talep ettikleri topraklar, GAP, baraj alanları ile zengin yeraltı kaynaklarına sahip bölgelerdedir. Üstelik bu toprakların jeolojik bilgileri çok uluslu yabancı şirketlerin elindedir, bu şirketler de işte bu "uyanık zevatı" ayaklandıran patronlardır"¦

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti"ne karşı, içerideki Truva atları ile başlatılan saldırıyı iyice irdeleyebilmek için meseleyi, o günlerden ele alıp izini sürmek gerekiyor artık"¦ Neden Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Devrimleri yılları ağır hedef altındadır, neden ruhunu satmış akademisyenlerden, toprak ağalarına, etnik ırkçı tacirlerden din bezirganlarına bu ortak cephe vardır?..
Şeyh Said"e odaklanalım"¦

Metin Toker, kitabında şöyle anlatıyor olayı;
"1924 /13 Şubat"ta Şeyh Said ve adamları, köydeki jandarma müfrezesi ile çatışmaya girmişti"¦ İsmet Paşa, Gazi Paşa tarafından istirahatta olduğu halde Ankara"ya çağrılmış ve Gazi Paşa istasyona karşılamaya gitmişti.
Doğuda, İngilizlerin teşvikiyle bir Kürt hareketinin hazırlanmakta olduğundan hükümetin haberi vardı.
Fakat Şeyh Said bir Kürt lideri gibi davranmak yerine bir "˜Karşı ihtilalin" ilk darbecisi gibi hareket ediyor ve açtığı bayrak; hilafet bayrağı, şeriat bayrağı olarak gözüküyordu.

Asiler, 1"inci Süvari Tümenini çökertmişlerdi. İsyanın irticai yönü önemliydi. Şeyh Said gönderdiği bildiride bağımsız bir Kürdistanın kurulacağını, halifenin döneceğini, şeriatın tekrar toplum hayatına hakim olacağını, dinsiz olan hükümetin ortadan kaldırılması gerektiğini bildiriyordu. Bu durumla birlikte Hiyanet-i Vataniye Kanunu"na bazı ekler yapıldı. Dini alet ederek zihinleri karıştırma hareketi yapanlar kanun gereğince cezalandırılacaklardı."

Öyle de oldu"¦

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 21.700
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Sait Molla Mavi Işık Projesinin neresinde?
« Yanıtla #4 : Ağustos 30, 2011, 05:08:58 ÖS »
Kâ'be deki Melek yalanı ve Blue Beam  (Mavi Işık) Projesi

<a href="http://www.youtube.com/watch?v=zcdoi0SwsrM" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">KABEDEKİ MELEK YALANI VE BLUE BEAM PROJESİ !</a>


Açamıyorsanız bakınız.

O tarihlerde bu teknolojiye sahiplerimiydi diye sormadan edemiyoruz.
Ancak teknolojik gelişmeler sınır tanımıyor. O tarihlerde de mutlaka bir benzer yolu olmuştur.
A. D

***

"Bak şimdi, sen bir mollasın, bunu herkes biliyor değil mi?"

"Evet."

"Kerametini göstereceksin. Türkiye"ye döndüğün zaman, camiye git. İnsanlara de ki; ey Müslümanlar bundan böyle ben, ermiş bir adam oldum, kerametlerim var. İstersem gökten yere nur indiririm. İsterseniz yarın akşam gelin size ispat edeyim, de."
 
"Ne yapmam gerekecek?"

Yazının tamamı en üsttedir.


<a href="http://www.youtube.com/watch?v=f5c5MoGRhYk" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">SİYONİSTLER BLUE BEAM PROJESİ VE DENEME TEST GÖRÜNTÜLERİ</a>

----------
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=op7u6vnw6Fw" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Mavi Işın Projesi (BB) 1.Bölüm</a>

----------
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=yWQRoZo5v1Q" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Mavi Işın Projesi (BB) 2.Bölüm</a>

----------
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=YTxam52KnEY" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Mavi Işın Projesi (BB) 3.Bölüm</a>


***

Sırada hangi hain var!

Selcan TAŞÇI
30 Haziran 2010

Cumhuriyet"e sövenlere, Atatürk"e hakaret edenlere, Milli Mücadelecileri hançerleyenlere, bu vatanın kahraman evlatlarını darağaçlarına gönderenlere iade-i itibar vakti geldiyse eğer; Şeyh Said yetmez intikam peşindekilere.

Yeniçağ"ın -gazetemiz olur kendileri!- Genel Yayın Yönetmeni Hayri Köklü, 17 Mart 2008 günü yayımlanan  "Cumhuriyet ahlaksız rejim mi?" başlıklı araştırmasında, Metin Toker"in "Şeyh Said ve İsyanı" adlı kitabında aktardığı bir takım bilgileri analiz ettikten sonra şöyle noktalıyordu satırlarını:

"Kendilerini "Yeni Osmanlıcı" ve "2. Cumhuriyetçi" olarak adlandıranlar, Milliyetçi Türkiye"yi kuran Kuvayı-Milliye"den "rövanş" almak için Cumhuriyet"e isyan eden, Atatürk"ü öldürmeye kalkışan ve düşmanla işbirliği yapanlara "iade-i itibar" isterlerse sakın şaşırmayın... 

Çünkü; Hükümete, "Türkiye doğru zeminde ilerliyor" diye gaz verenler var."

Fren patlattılar
Aynen böyle oldu...

 

Son İletiler/Konular

KAPİTALİZM’İN ‘İZM’İ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 09, 2016, 01:27:07 ÖÖ]


Yenilendi-Mustafa KemaL ATATÜRK, Kitap Arşivi. (indir) Gönderen: ahmetdursun
[Şubat 08, 2016, 12:01:42 ÖS]


Ynt: SESLİ KİTAP > George Orwell - 1984 Gönderen: ahmetdursun
[Şubat 06, 2016, 02:38:59 ÖS]


‘ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 04, 2016, 08:17:33 ÖÖ]


Ynt: SESLİ KİTAP > George Orwell - 1984 Gönderen: bariscumtr
[Şubat 03, 2016, 04:57:22 ÖS]


Yıllar önce İzmir Kadınlar Hapishanesindeki mahkûm kadınlara akşam dersleri ver Gönderen: PLMPLM
[Şubat 02, 2016, 06:58:55 ÖS]


Bir Erkek Eşine, Üç Kez Boş Ol Dediğinde, Boşanma Gerçekleşir mi? Gönderen: halukgta
[Ocak 31, 2016, 07:24:03 ÖS]


DEVLET ÜZERİNE (XXV)- OTUZ YIL SAVAŞLARI ve WESTFALYA MODELİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 31, 2016, 07:46:47 ÖÖ]


Maneviyat Kütüphanesi Gönderen: agulle
[Ocak 30, 2016, 12:53:20 ÖÖ]


DEVLET ÜZERİNE (XXIV): KAPİTALİZMİN K’SI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 27, 2016, 09:24:02 ÖÖ]


İLK TÜRK KADIN AVUKAT Süreyya Ağaoğlu LOKANTAYA GİDİNCE... Gönderen: PLMPLM
[Ocak 26, 2016, 04:28:08 ÖS]


DEVLET ÜZERİNE (XXIII) : ŞİDDET ve TOPLUMSAL DÜZEN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 26, 2016, 07:21:18 ÖÖ]


GMO Gönderen: PLMPLM
[Ocak 26, 2016, 01:28:32 ÖÖ]


Diyanetin, Öz Evladına Şehvet Duyan Baba Konusunda, Verdiği Fetva Üzerine.... Gönderen: halukgta
[Ocak 23, 2016, 06:58:16 ÖS]


DEVLET ÜZERİNE (XXII) : İNGİLİZ DEVRİMİ ve GERRARD WİNSTANLEY Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 23, 2016, 04:15:30 ÖÖ]


İsrail Adalet Bakanı, "Kürdistan Kurulmalı" dedi. Gönderen: ahmetdursun
[Ocak 21, 2016, 07:32:47 ÖS]


DEVLET ÜSTÜNE (XXI): LİBERALİZM ve ELEŞTİRİLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 21, 2016, 04:10:44 ÖÖ]


BİR KOLLOKYUMUN ARDINDAN ORTA-DOĞU’DA SİVİL TOPLUM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 16, 2016, 10:48:18 ÖS]


Philosophy in the Turk lands Gönderen: PLMPLM
[Ocak 13, 2016, 12:44:17 ÖÖ]


ALİ NEJAT ÖLÇEN’DE ‘ÖLÇÜ’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 12, 2016, 09:11:34 ÖS]


Ynt: Etnografya Dergisi 1-20 Cilt arası. Gönderen: ahmetdursun
[Ocak 11, 2016, 11:48:09 ÖS]


Ynt: Osmanlı arşiv araştırmaları için destek kaynaklar... Gönderen: ahmetdursun
[Ocak 11, 2016, 11:45:21 ÖS]


SOYKIRIM YALANI ÇAĞI BİTTİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 09, 2016, 02:37:24 ÖÖ]


‘SOYKIRIMI İNKÂR’DA ‘SON’A DOĞRU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 08, 2016, 01:15:50 ÖÖ]


Ynt: IDENTITIES: How Governed, Who Pays? Turkcesi en altta Gönderen: PLMPLM
[Ocak 07, 2016, 10:09:17 ÖS]


Ynt: IDENTITIES: How Governed, Who Pays? Turkcesi en altta Gönderen: PLMPLM
[Ocak 07, 2016, 10:07:57 ÖS]


Kur'an da Kadının Şahitliği Konusu. Gönderen: halukgta
[Ocak 07, 2016, 03:57:40 ÖS]


SAVAŞ ve HIYANET-İ VATANİYE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 06, 2016, 11:25:11 ÖÖ]


Ynt: Yeni otomobil alacaklar dikkat, Sürüş Destek Sistemleri-Şoförsüz sürüşe az kaldı Gönderen: damladamla
[Ocak 05, 2016, 11:29:09 ÖÖ]


KORSİKA’NIN K’SI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 05, 2016, 12:46:09 ÖÖ]


YİNE ‘YENİ’ ANAYASA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 04, 2016, 07:53:29 ÖS]


AB’DE SONA DOĞRU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 03, 2016, 06:12:15 ÖS]


Cin'deki Turk Salar boy'unun okudugu kitap Gönderen: PLMPLM
[Ocak 02, 2016, 06:27:04 ÖS]


“HDP KAPATILMALI MI”? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 30, 2015, 06:09:06 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Aralık 30, 2015, 04:48:06 ÖS]


ZEKERİYA DAVYDOF Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 29, 2015, 08:25:04 ÖS]


HER SAVAŞ AYNI ZAMANDA BİR İÇ SAVAŞTIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 29, 2015, 02:01:52 ÖS]


GELECEK YIL AĞLAMAK İSTEMİYORUM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 28, 2015, 05:56:43 ÖS]


DİPLOMAT PUTİN ve ‘SAVAŞ’IN GİZİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 24, 2015, 05:38:11 ÖS]


Dini Kimden Ve Nereden Öğrenmeliyiz. Gönderen: halukgta
[Aralık 24, 2015, 03:37:07 ÖS]


Ataturk'un el'i kanar mi? Gönderen: PLMPLM
[Aralık 24, 2015, 02:17:05 ÖÖ]


Yılmaz Özdil, Y-CHP+AKP+BDP'nin soyunu, kim olduklarını yazmış. Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 23, 2015, 11:17:40 ÖÖ]


DİL ve EŞEK ARISI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 22, 2015, 04:15:16 ÖS]


Ynt: “Açları doyurdum, çıplakları giydirdim. Yoksul milleti zengin kıldım." Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 22, 2015, 03:23:04 ÖS]


İSPANYA’DA ‘YENİ DÖNEM’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 21, 2015, 10:33:09 ÖS]


“Açları doyurdum, çıplakları giydirdim. Yoksul milleti zengin kıldım." Gönderen: PLMPLM
[Aralık 19, 2015, 04:16:12 ÖS]


A Magnetic Wormhole (Manyetik solucan deliği) Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 19, 2015, 01:35:47 ÖÖ]


Hakan Fidan’ın karanlık geçmişi. Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 19, 2015, 01:21:36 ÖÖ]


Barzani bir devlet değil, bir Aşiret lideridir. Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 19, 2015, 01:15:56 ÖÖ]


OYUN İÇİNDE OYUN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 18, 2015, 10:08:51 ÖS]


BU KIŞ GELECEK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 16, 2015, 09:38:40 ÖS]


Altay Kokenli Toplumlar Gönderen: PLMPLM
[Aralık 15, 2015, 01:44:31 ÖÖ]


Türbanlı Türkiye, Rusya'yla mücadelesinde asla başarılı olamayacak. Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 12, 2015, 10:52:30 ÖS]


ÇİN İŞİ-PUTİN İŞİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 12, 2015, 03:02:48 ÖS]


Ahmet Reyiz Yılmaz: "İsrail Gazını Uygun Fiyata Alıp Avrupa'ya Satalım" Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 12, 2015, 12:22:06 ÖÖ]


LE PEN BİZİ KESECEK ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 10, 2015, 03:39:13 ÖS]


Putin'den nükleer tehdit mi? Gönderen: ahmetdursun
[Aralık 10, 2015, 02:04:12 ÖS]


Bakara Suresi 196. Ayetinin, HAC Konusunda Verdiği Bilgiler. Gönderen: halukgta
[Aralık 07, 2015, 10:10:03 ÖÖ]


OYUNBOZAN PUTİN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 05, 2015, 07:34:07 ÖÖ]


VALERİ’NİN BOYU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 04, 2015, 06:27:42 ÖÖ]


MUHASEBECİ PUTİN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 02, 2015, 07:20:53 ÖÖ]


ZEVZEK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 30, 2015, 03:26:07 ÖÖ]


Ynt: Ateizmi Anlamak Gönderen: venom
[Kasım 28, 2015, 08:03:25 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 27, 2015, 11:15:35 ÖS]


YES MY PRESIDENT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 26, 2015, 11:53:34 ÖS]


Fetva Verme Makamı Zihniyeti, Toplumu Kur'an dan Uzaklaştırmıştır. Gönderen: halukgta
[Kasım 26, 2015, 06:43:42 ÖS]


BALTA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 26, 2015, 02:24:08 ÖÖ]


RUS UÇAĞI ve ‘UTANMA DUYGUSU’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 24, 2015, 10:27:49 ÖS]


Erdoğan, Hayatını zor kazanan biriydi. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 23, 2015, 05:16:43 ÖS]


KAPİTALİZM Mİ DEDİNİZ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 23, 2015, 12:36:47 ÖS]


PAZAR YAZISI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 21, 2015, 06:50:09 ÖS]


MALİ’NİN HALİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 21, 2015, 12:13:52 ÖÖ]


FRANSA’DA DÜZEY ve DÜZLEM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 20, 2015, 07:53:45 ÖÖ]


DEVLET ÜZERİNE (XIX)- DAEŞ (İŞID) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 19, 2015, 04:54:12 ÖÖ]


Ynt: Masonlar Dergisi Sayı 72, Yıl 1989 Gönderen: ferdi
[Kasım 18, 2015, 05:18:01 ÖS]


ZANA’NIN ZIRVASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 18, 2015, 12:39:45 ÖÖ]


ABD adına savaşa giriyoruz, yetmez ama eveeeeeet...!!! Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 17, 2015, 06:37:44 ÖS]


IŞİD Paris saldırısını en az 200 kişi biliyordu. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 17, 2015, 02:49:50 ÖS]


N’OLACAK ŞU FRANSA’NIN HALİ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 16, 2015, 10:41:38 ÖS]


DEVLET ÜZERİNE (XVIII)- ‘HALKÇI EKONOMİ POLİTİK’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 15, 2015, 10:28:29 ÖS]


PARİS BU KEZ KARARLI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 15, 2015, 02:26:12 ÖÖ]


Masonlar Dergisi Sayı 72, Yıl 1989 Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 14, 2015, 01:37:29 ÖS]


Ynt: Ateizmi Anlamak Gönderen: Yasin Altunoglu
[Kasım 14, 2015, 11:46:12 ÖÖ]


ASGARİ ÜCRET Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 13, 2015, 02:05:21 ÖS]


Allah ım, Merhametsizleri Bizlere Musallat Etme. Gönderen: halukgta
[Kasım 12, 2015, 10:25:58 ÖÖ]


DEVLET ÜZERİNE (XVII)- AVRUPAÎ BÖLGECİLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 12, 2015, 12:16:15 ÖÖ]


DEVLET ÜZERİNE (XVI)- ‘DEVLET-ULUS’UN SONU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 09, 2015, 09:40:41 ÖS]


Kara çarşafla yeni ayanaysa çalışmaları, katliam fetvaları geliyor. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 09, 2015, 01:51:16 ÖS]


Paralel evren bulundu mu? Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 08, 2015, 10:58:15 ÖS]


DEVLET ÜZERİNE (XV)- ‘ÖZERKLİK’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 08, 2015, 12:38:56 ÖÖ]


RESTORASYONDA RESTORASYON Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 05, 2015, 01:50:30 ÖÖ]


DEVLET ÜZERİNE (XIV)-ULUSAL EKONOMİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 04, 2015, 05:16:27 ÖÖ]


HALKIN SAĞDUYUSU KAZANDI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 02, 2015, 09:02:31 ÖÖ]


Dünya Sağlık Örgütü, 2015 Karayolu Güvenliği Küresel Durum Raporu. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 31, 2015, 03:06:33 ÖS]


“FRANSA TÜRKİYE’Yİ TARTIŞMIYOR, ANCAK…” Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 30, 2015, 05:49:00 ÖS]


Fuat Avni, seçimde görevlendirilecek olan “Ak hırsızlar” listesi yayınladı. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 30, 2015, 03:53:13 ÖS]


Önce anayasanın sayıştay üyeliği maddesini değiştireceksin... Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 30, 2015, 02:16:41 ÖS]


Ruhban Sınıfı Ve Yaptığımız Yanlışlar. Gönderen: halukgta
[Ekim 30, 2015, 09:56:30 ÖÖ]


CUMHURİYET DEDİKLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 29, 2015, 01:24:09 ÖÖ]


KARABULUT ANAYASASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 28, 2015, 04:34:35 ÖÖ]


İngilizce-Türkçe karışık dosyalar... Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 26, 2015, 06:14:45 ÖS]


Figen Özen yaşamını yitirdi. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 22, 2015, 10:39:22 ÖS]


DEVLET ÜZERİNE (XIII) ‘Minimum Devlet’in Felsefî Temelleri Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 22, 2015, 10:32:09 ÖS]


DEVLET ÜZERİNE (XII) -ÜRETİM EKONOMİSİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 20, 2015, 09:12:41 ÖS]


PKK’NIN YUNAN AYAĞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 19, 2015, 02:30:56 ÖS]


AİHM’İN KESTİĞİ PARMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 17, 2015, 05:03:47 ÖÖ]


‘SOYKIRIM’DA KIRILMA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 16, 2015, 12:04:22 ÖÖ]


Cumhurbaşkanlığı bütçesi hakkındaki soru önergeleri neden milletten gizleniyor? Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2015, 11:19:35 ÖS]


YPG, IŞİD'in devamı gibi. Af örgütü raporunda korkunç PYD gerçekleri. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2015, 01:20:42 ÖÖ]


IŞİD Demirtaş'a suikast hazırlığında, emniyet alarmda. Gönderen: ahmetdursun
[Ekim 15, 2015, 12:14:18 ÖÖ]