Gönderen Konu: Başı açık kadınlar için; Perdesiz ev ya kiralıktır ya da satılıktır sözü üzerine  (Okunma sayısı 18903 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.706
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
İnternet üzerinde gezinen, Recep Tayyip Erdoğan başı açık kadınlar için ; "Perdesiz ev ya kiralıktır ya da satılıktır" dedi.  Sayın Başbakan, bizden size ufak bir hatırlatma: "CAMLARI GÖRÜNMEYEN EV DE YA HAPİSHANEDİR YA DA KERHANE..!" şeklinde bir söylem var.

Bu söylemin kimi yerlerde N. F. Kısakürek'e ait olduğu gibi bir yanılsama üzerinde kavgalar olmakta.

NFK ve başı açık eşi.

Şimdiye kadar okuduğum kaynakların hiç birinde N. F. Kısakürek"e ait olduğuna rastlamadım.
Ondan da öte, Tayyip Efendiye ait olduğunu da hiç duymadım.


Tahminen anonim olarak söylenmiş, aynı tarzda da yayılmış olması gerek.

Tabiî ki siz başörtüsünü bu kadar istismar konusu yaparsanız, sizin için bu tür haberlerin çıkması da doğaldır.

Doğal olması doğru olmayı gerektirir mi?
O konuyu da okuyucunun düşüncesine emanet ederek, bir yazıyı alıntılamak istedim.
Çünkü konu hakkında en uygun dille bahseden bir yazı olduğunu düşünüyorum.

Çamur atarken bile insaf, vicdan, merhamet sınırlarını aşanlara örnek olsun.

A. Dursun

Necip Fazıl Kısakürek Gerçeği.

Necip Fazıl, Amerikan politikasını korumakla mükellefiz

--------

Dilinde Perde Yok,  Zihniyet Ortada

Doğan Özcan

Hangi kadın hakkından bahsediyoruz Allah aşkına? Ülkenin başbakanı başı açık kadını perdesiz eve benzetip, perdesiz evin de satılık ya da kiralık olduğunu söylüyorsa vay halimize! Referandumda "evet" propagandası sırasında kadın haklarıyla ilgili büyük adımlar atılacağı vurgusu yapıyorlarken bu söze bakıp bir samimiyet analizi yapabilir miyiz? Kadınları başı açık - başı kapalı diye ayıran bir iktidar varken, kadın - erkek eşitliğinden bahsetmek için çok erken"¦ Şimdi sorsan, "O söz Necip Fazıl Üstad"a aittir, beni bağlamaz." diyebilir. Ama biraz aklı olan, bu görüşün bizzat kendisinin de desteklediği bir görüş olduğunu anlar.


Benim başı açık eşime, kız kardeşime, anneme, arkadaşlarıma kiralık veya satılık yaftası yapıştıranlara söylenmeyeyim de ne yapayım? Kim ne derse, desin. Gerekirse son yazım olsun bu. Önemi yok. Ama daha söyleyeceklerim var.

Kadının en az üç çocuk doğurması önerilen bir ülkede, kadının adından bahsetmek şaka etkisi yaratmalı. Bizler de bu kadar zamandır, sanki iktidar çok eşitlikçiymiş gibi, toplumsal baskılardan bahsetmekle yetiniyoruz. Ama artık söylemek gerek"¦ Eğer toplumun önemli bir çoğunluğu, kadının çocuk doğurmaktan başka bir şey yapmamasını savunuyorsa, başı açık kadına satılık veya kiralık gözüyle bakıyorsa, diyecek bir şey yok. Derhal kapatalım kepenkleri, işimize bakalım. Öyle değil, diyebiliyorsak o zaman bu saçmalıklardan bahsetmek boynumuzun borcu değil mi?

Eğer gerçek sorunun ne olduğunu ve bu karanlık zihniyetin kaynağını bilmiyorsak, hatta bilip de bilmezden geliyorsak, ne dersek boş. Akıntıya kürek çekmekse amaç, bir yere varamayacağımızı söylemek isterim.

Kadının eve hapsedildiği, çalışma hayatından soyutlandırıldığı bir sistemin geri kalmış bir toplum yaratacağı, malumunuz"¦ Geri kalmış tüm İslam ülkelerinde kadının statüsünü de biliyoruz. Bu statünün aynısının uygulanacağından korkmuyor musunuz Allah aşkına? Mersin"deki bir okulda kız ve erkek öğrencilerinin birbirine yaklaşma mesafesi 45 cm olarak belirleniyorken, tüm medeni ülkelerde kadın ve erkeğin bir arada olabildiği yüzme havuzları ve kafeteryalarda haremlik - selamlık uygulamalar da yaşanmakta"¦ Toplum muhafazakârlaştıkça, tecavüz ve cinsel taciz vakaları da artıyor. Düşündürücü değil mi? Yine başa dönelim en iyisi. Eğer başı açık kadınlarla ilgili siz de Necip Fazıl ve öğrencisi sayın başbakan gibi düşünüyorsanız, eşimi, annemi ve hayatımda yer alan tüm kadınları Allah sizin elinize düşürmesin. Âmin.

Çoğunluk seçti diye, her söylediklerini ve yaptıklarını alkışlayamayacağım; kimse kusura bakmasın.

Makalem hakkında, görüş ve önerilerinizi hayatadokun sayfasından bana iletebilirsiniz. Hayata Dokun ilke kararları gereğince kimlik ve iletişim bilgileriniz 3. Kişi ve kurumlarla paylaşılmayacaktır.

Sevgi ve Saygılarımla
hayatadokun.net
-------------------------
Konu hakkında, sert ancak ahlak kurallarının dışına taşacak kadar ileri giden yorumlar var.
Yorumlardan sadece birinin adresini ilave etmem yeterli olacaktır.
esheenziki.tumblr.com

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.706
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Tüm sağcılar türbanda birleşti
« Yanıtla #1 : Ocak 16, 2011, 01:10:03 ÖS »
Fikrimi defalarca belirttiğim ABD"nin gizli bayrağı konulu yazımda olduğu gibi, ABD Kongre binasınına doğru neden secde ediliyor? Kıble değişti mi? başlığında bunun ispatlarını da sunmuştum.

Hatta daha da ötesinde, yine kendi içlerinden yapılan eleştiriyi de Fethullah"a soru. Başörtüsü şart değilse bizi niye kandırdınınız? başlığında vermiştik.

Uzatmadan yazıya bakalım.
A.Dursun
-----------
Türban kadının özgürlüğü değil esaretidir!

Nur Arslan / turksolu.org

Türkiye"de maalesef aralarındaki çelişkilere rağmen en temel meselelerde birlikte hareket eden bir sağcı gelenek var. Menderes"ten beri "Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz" anlayışı aradan geçen yıllara rağmen tüm sağ partilerin ortak anlayışı. Öyle ki, tüm yaşadıklarımız bizi artık genellemelere ve kesin yargılara götürecek kadar keskinleşti: Bizce Atatürk"ün ölümünden beri iktidarıyla ve muhalefetiyle tüm sağcı partiler hilafet özlemcisidir. Hepsi türbancıdır.



AKP"linin, BBP"linin, Saadet Partilinin ve bu zamana kadar o çok ulusalcı zannedilen MHP"lilerin eşlerinin birbirlerinden ne farkı var? Hepsi türbanlı değil mi?

Eşleri diyoruz çünkü son dönem göstermelik olarak vitrine koydukları kadın adayları saymazsak, bu tip partilerde siyaset yapan esas olarak erkektir. Kadın ise başı paketlenmiş bir şekilde eve hapsedilmiştir. Olabileceği en fazla şey ise siyasi vitrin olmaktır.

Şimdi ise bu yobazlığın, özgürlükler ve insan hakları kavramlarıyla cilalanıp kendisini tüm topluma dayattığı bir süreci yaşıyoruz. Ve maalesef yobaz yobazlığının gereklerini yerine getirirken, aydın ve ilerici kesim sadece tartışmaktadır. İnsan hakları, kadın hakları, demokrasi gibi kavramlar, yobazlar tarafından atılan bir sakız misali solcuların diline dolanmıştır. Tartışılır, tartışılır ama aynı zamanda izlenir. Atı alan ise Üsküdar"ı çoktan geçmiştir.



Sonradan oluşan Şeriatçı sermayedarlarının sonradan görme türbanlı karıları

Evet, gericilik hayli yol almıştır. Meclis"te, Köşk"te görmeye başladığımız görüntüler bunların ne kadar yol aldığını göstermeye yetmektedir. Bunların istediği toplum düzenidir televizyonlarımızdan evimize yansıyan görüntüler.


Batıdan ithal ayakkabıları, uzun dar etekleri ve kafalarında neyi örttüğü bilinmeyen rengârenk bezleriyle rü­küşlüğün son harikası bir iğrençlik...

Halk arasındaki deyimiyle "sonradan görmüşlüğün" mide bulandırıcı görüntüleri...

Sonradan oluşan ve palazlanan Şeriatçı sermayenin, sonradan görme kodamanlarının sonradan görme karıları...

Kentlerimizin zengin semtlerinde açılan tesettürlü giyim mağazaları, tesettürlü hanımlar için açılan güzellik merkezleri ve lüks arabalara binen türbanlı hanımlar...

Bunlar dinci yobazların zengin olanlarının yaşamını yansıtan görüntüler...



Bundan kısa bir süre önce başlatılan "Türbanlı kadınlar jipe biner mi?", "Türban kadını güzelleştirir mi?" tartışmalarının Türkiye"yi getirdiği yer işte burası. Bu tartışmanın sonucunda zekâtını veren, hacca giden yani dini vecibelerini yerine getiren kadınlar elbette ki jipe biner sonucu çıkarılmıştı. Yani parası olan güzellik merkezine de gider, jipe de biner. Ya parası olmayanlar?



Yoksul kadına kara çarşaf
Bunlar yoksul halk için bir tek karanlığı reva görürler. Yeşil sermaye palazlandıkça palazlanır, sömürdükçe sömürür. Halkı ise borçlandırır ve her gün daha da yoksullaştırırlar.

Seçimlerden önce dağıttıkları yardımlarla da yoksullaştırdıkları halkı sadakaya alıştırırlar.

Bu, komşusu açken tok yatmama anlayışı değildir. Hele hele fitre ve zekât hiç değildir.

Önce halkın dini duygularını istismar ederler, sonra halkın varını yoğunu Batıya pazarlarlar.

Kendileri Batıdan ithal giyinir, ama halka kara çarşaf giydirirler. Kentlerimizin varoşlarında, yoksulluğun ve cahilliğin kol gezdiği sokaklarımızda karanlık bir yaşam ve kapkara bir dünyadır yarattıkları.

Zenginlerin sadakasına alıştırılmış, şükretmeyi bilen, kaderine razı olan bir yaşam ve kara çarşaflı kadınlar.

Türban özgürlüğü tartışmaları devam ederken türbanın o çok özgür olduğu Şeriatla yönetilen ülkelere bir gezi yapalım. Malezya"da, Afganistan"da, Arabistan"da türban özgürlüğü tartışılıyor mu acaba? Bir ülkede türban varsa gericilik vardır. Bir ülke gericiyse aynı zamanda geridir. Yoksul uluslara reva görülen rejimin ve ekonomik sistemin aynısı o ulusun kadınlarına da reva görülür.

Finans danışmanlığı yapan bir kadının, erkek meslektaşıyla başkent Riyad"da bir kafede oturduğu sırada din polisi tarafından, "akrabası olmayan bir kişiyle oturduğu için" tutuklandığı Suudi Arabistan ne kadar özgür, ne kadar müreffeh bir ülke olabilir?

Buradaki din polisi, "Fazileti Teşvik ve Haysiyetin Korunması Komisyonu" adı altında bir kuruma bağlıdır.

Fazilet ve haysiyet gibi kavramların yobazların elinde kaç kuruşluk kavramlar haline getirildiğine örnek olan bir başka ülkeye gidelim. Afganistan"da kadınlara yönelik uygulamaları yanlış bulduğu makalesini internetten dağıtan 23 yaşındaki bir öğrencinin idama mahkûm edilmesi mi özgürlüktür?

Yoksa İran"da kocasını aldattığı gerekçesiyle recm cezasına çarptırılan 27 yaşındaki Zühre mi kadın özgürlüğünü temsil etmektedir?

Bir ülkenin kadınına yönelik tavrı o ülkenin gelişmişliğinin bir göstergesidir. Özgürlük ve demokrasi ise gelişmiş ülkelerin özgür kadınlarının ve erkeklerinin birlikte mücadelesiyle yaratacağı kavramlardır.



Türban özgürlük değil esarettir
Bu anlamda türban özgürlük değil esarettir.

Özgürlük mücadelesi kadının türbandan kurtulma mücadelesi, erkeklerle eşit bir şekilde yaşamın her alanında var olma mücadelesidir.

Türban kafaya geçirildiği andan itibaren kadın erkek eşitliği ortadan kalkmaktadır. Kadın erkekler tarafından türbana ya da çarşafa sokulmuş birer siyasi ve cinsel obje haline dönüşmektedir.

Çünkü türban takan kadının tüm yaşamı değişecektir. Türbanı takan kız çocuğu önce erkek arkadaşıyla aynı sırayı paylaşamayacaktır. Sonra kadınlarla erkekler ay­nı ortamlarda yemek yemeyeceklerdir. Kadın, diğer erkekler görmesin diye, eteğinin boyunu uzatacak, kollarını kapayacaktır.

Bu kurallar yavaş yavaş uzayacaktır. En sonunda kadının geldiği nokta diğer üç hemcinsiyle birlikte erkeğin arkasında yürüyen bir nesneye dönüşmektir.

Tüm bunlar yavaş yavaş kadının üzerindeki toplumsal baskıyı arttırarak sağlanacaktır. Bu ilk önce psikolojik bir baskı olarak kendisini gösterecektir. Daha sonra ise Şeriat rejimlerinde görmeye alıştığımız fiziksel baskılar yaşanacaktır.

Önce türbanlı kadın sayısı arttırılacaktır. Sonra türban takmayanların genel ahlak kurallarını ihlal ettiği iddia edilecektir. Bu iddia ilk başta sözlü olarak ifade edilmese bile fiili durum yaratılacaktır. Türban takmayanlar rahatsız edilecektir

İşte böyle bir ortamda bireysel özgürlüklerden ve kadın haklarından bahsetmek mümkün değildir.

Çünkü ne yedi yaşında bir kız çocuğu, ne de yirmi yaşında yeni evlenmiş bir genç kız bireysel tercihleri doğrultusunda türban takmaktadır. Buna karar veren ya babası ya da kocası olacaktır.

28 Şubat kararlarının ardından en azından genç kızlarımıza bireysel bir tercih yapma şansı tanınmıştır. Şimdi o hak ellerinden alınmaya çalışılmaktadır. Artık o yedi yaşındaki gencin ileriki hayatında türbanını çıkarma şansı hiç olmayacaktır.



Türk kadını mücadeleye
Türbanın Türkiye"nin gündemine 12 Eylül 1980"le birlikte girmesi tesadüf değildir. 12 Eylül karanlığının yarattığı tablo ortadadır. Otuz yılda yarattıkları, kafasına çuval geçirilen, türban geçirilen kadınlar ve erkeklerdir.

Albümlerinizi karıştırın ve 1980 öncesinin fotoğraflarını bulun. O siyah beyaz fotoğraflarda, bugünün renkli fotoğraflarında göremeyeceğiniz bir aydınlık vardır.

Bugünün sokaklarında çarşaflı kadınlarından geçilmediği, gericiliğin kaleleri olan kentlerimizin eski aydınlık görüntülerine bir bakın.

Bugünün en yobaz şehirlerinde bile o zamanlar mini etekli kızlar rahatça dolaşabilmekte, erkek arkadaşlarıyla rahatça sinemaya gidebilmektedir.

O fotoğraflarda çarşaf, burka gibi örtüler yoktur. Gösterişli, şatafatlı, rüküş türbanlı eşler de yoktur.

O fotoğraflarda Atatürk"ün çağdaş kadınları vardır. Sade ve kibardırlar. Erkeklerle eşittirler.

Türk kadını bu durumu kabul etmeyecek, kendisini aşağılatmayacaktır. Atatürk"ün mirasına sahip çıkacak, kendi geleceği için türbanı yırtıp atacaktır.

Kafasındaki türbanı yırtıp attığında, ülkesinin başına geçirilen çuval da parçalanacaktır. Bilecektir ki, kendisini aşağılayan yobazlar, aynı zamanda ülkesini Batı kapılarında on paraya onursuzca pazarlayanlardır.

Türk kadınının onuru, Türkiye Cumhuriyeti"nin onurudur.
turksolu.org

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.706
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Hallerinden memnun olduklarında bütün insanlar biraz edebsiz görünürler.

Avangard sufilik

Dücane Cündioğlu
Hallerinden memnun olduklarında bütün insanlar biraz edebsiz görünürler. Sevinçlerini fazlaca belli ettiklerinde... gürültü çıkardıklarında... tebessümle yetinmeyip kahkaha attıklarında meselâ...

Yaşamın yükünden hiç pay almamışcasına...

Yaşamın yükünden, yani hüzünden...

Ne de yıkılmaz görünürler o haldeyken... güçlü ve dayanıklı... muktedir...

VE mütehakkim...

Asâsına dayanan Süleyman gibi...

Yeryüzünün tüm zenginliklerine mâlikmiş gibi...

Şaşmamalı, hem de demokrasi çağında, bir melikmiş gibi...


.../...

Çağdaş dindarlık ya Mekke"yi örnek aldı, ya da Medine"yi... Hira hep ufkunun dışında kaldı.

Hira... keşf u ıttıla"nın yurdu.

İbn Haldun"un deyişiyle, "takva" ve "istikamet" mücahedesiyle yetinildi; müşahede kimsenin kârı olmadı. Duymakla yetinildi yani, görmeyi isteyen pek çıkmadı.


.../...

Himmetten mahrumiyet keşf u ıttılâ"dan mahrumiyettir. Görmekten. Koklamaktan. Yaklaşmaktan, yakınlaşmaktan.

Eldeki mesnevîler nedense on-onbir asırlık... fütuhatlar da, sunuhatlar da öyle.

Herkes duyduğunu aktarıyor, gören yok.

Hani beni rabbim terbiye etti diyecek yaşlı? Nerede o Hızır"ın elini tuttuğunu söyleyecek genç?

Kadınlar ve erkekler... denizin yarıldığını görenler kim? Kim ikinin ikincisi? Kim o yalnız başına sahile terkedilen?


.../...

Bu çağa... çağına...

Tenezzül etmeli ki yanına inmeli, mağarana gelmeli. Lâkin önce seni yalnız bulmalı. Yalnız ve kimsesiz ve çaresiz.

Hira"da kalabalıklara yer yok ey talib, mağaranda tek başına kalmalısın!

Unutma, Cebrail"den önce ferdiyetin hakkını vermelisin! Hürriyetin.


Tamamı...
yenisafak.com.tr

NOT: Yazının aslında resimler yoktur, bazı değerleri yeniden anımsatmak için ben düzenledim.
A.Dursun

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.706
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Avangard sufilik. Dücane Cündioğlu-1
« Yanıtla #3 : Ocak 16, 2011, 02:50:48 ÖS »
Avangard sufilik. Dücane Cündioğlu-1

<a href="http://www.dailymotion.com/video/xglc7m" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Avangard sufilik. Dücane Cündioğlu-1</a>


------
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=Ry7c2HZSm1A&amp;feature=player_embedded" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://www.youtube.com/watch?v=Ry7c2HZSm1A&amp;feature=player_embedded</a>
!

Çevrimdışı *POYRAZ

  • KATILIMCI
  • **
  • İleti: 1.010
  • Puan: +56/-0
  • Cinsiyet: Bayan


Ilkokulda türban, üniversite de türban, evde türban, sokakta haydi haydi türban,
olmadi carsaf.

7-8 yasındaki  cocukların kendi iradeleriyle eylem yaptıklarını  kim iddia edebilir?
Sayet aklim beni yaniltmiyorsa,  bu cocuklar degil eylem yapmak yasli ve killari agirmis köpeklerin koyunlarina sokulurken bile gik"lari cikamiyor.
Bu gariban cocuklar cikacaklarda,  ilk okula türbanli gitme eylemi yapacaklar öylemi(?)
Bu ilk okul cocuklari,  Atatürk"ü sevmeyen, Hümeyni"yi  seven Soros dilberleri degiller,
bunlar co-cuk!!!

Bu cocuklari yargidan baska koruyacak hic bir kurum yok, yargi ise savasta
Diyanet denilen razalet kurum ne yapiyor?
Ne yapmasi gerekli, ben anlamadim gitti.
Bu kurum yalnizca bütceden paralari hamudu ile götürmeye yariyor  o kadar.

Bu kurum, kücük kiz cocuklarini dahi korumayan, basörtüsü konusuna aciklik getirmeyen
en azindan kiz cocuklarinin kac yasindan sonra baslarini kapatmalarini gerektigi hususunda dahi bir fetva yayinlamayan, zararli, gereksiz ve kime hizmet ettigi dahi belli olmayan bir pislik yuvasidir.


Bu Diyanet islerinin ( ne demekse, hangi din"in hangi mezhebini iceriyorsa?)
hic bir din"i konuda kolay kolay  sesi cikmiyor...hatta kücük kiz cocuklarini kart köpeklerin koyunlarina verdikleri zaman bile suskun...
Bu kurum katolik kilisesinin  yillarca erkek cocuklarinin papazlarin seks kölesi yapilmasi olayinin bir benzerini ülkemiz cocuklarina yapiyor.
En azindan yapilan pisliklere suskun durdugu ve müdahale ermedigi icin irza gecenlerin ve gelecek karartanlarin  legal ve din"i  suc ortagi .

"Biktim artik karanliktan, pislikten ! O yüzden zindan dehlizlerine isyan ettim"

Selamlar










Anladik ki,
bir adin boz atli Hizir
Bir adin Mustafa Kemal
Gayri alnimiza,
daga tasa yazilir

Ya Ölum Ya Istiklal.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.706
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Sayın Poyraz,
Dün Aytunç Altındal konuşuyordu. Bilmem izleyebildiniz mi?

İlginç bir tespiti var, diyor ki; "İçimizdeki Pensilvanyalılar, kitaplarımı yaktılar."

Çok ilginç bir iddia olduğunu görmeniz için kısa bir süre sonra konuşmayı bazı bölümler halinde sunacağım.
İlk bölümünü sunayım istedim.

Aytunç Altındal Papa seçimi.
Papa seçiminde üç kağıtlar, büyük entrikalar dönüyor.

<a href="http://www.dailymotion.com/video/xgogsk" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Aytunç Altındal Papa seçimi</a>

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.706
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Ynt: "İçimizdeki Pensilvanyalılar, kitaplarımı yaktılar."
« Yanıtla #6 : Ocak 22, 2011, 02:31:38 ÖS »
Aytunç Altındal, "İçimizdeki Pensilvanyalılar, kitaplarımı yaktılar."

Fethullah Gülen Hacı oldu mu?

Fethullah Gülen üç kez Hacca gitmiş.

<a href="http://www.dailymotion.com/video/xgohwr" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">Aytunç Altındal, İçimizdeki Pensilvanyalılar, kitaplarımı</a>

Çevrimdışı özkan özgür

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 5.766
  • Puan: +119/-1
  • Cinsiyet: Bay



''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''

 

Son İletiler/Konular

BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 02, 2016, 01:59:38 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 01, 2016, 01:17:05 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 28, 2016, 01:16:27 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 26, 2016, 04:56:30 ÖÖ]


BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 25, 2016, 07:02:12 ÖS]


Güç, Cinnet, Erdoğan... Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 23, 2016, 11:08:15 ÖS]


BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 23, 2016, 05:45:33 ÖS]


Ynt: Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Ansiklopedisi Tamamı 7 Cilt. Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 22, 2016, 09:42:48 ÖS]


Ynt: Mustafa KemaL ATATÜRK, Kitap Arşivi. (indir) Gönderen: ahmetdursun
[Kasım 22, 2016, 09:40:49 ÖS]


BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 22, 2016, 08:20:18 ÖS]


BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 20, 2016, 05:20:02 ÖÖ]


BAKIŞ /GÖRÜŞ ve GÖRÜNÜŞ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 19, 2016, 03:04:33 ÖS]


Maneviyat Kütüphanesi-KATALOG Gönderen: agulle
[Kasım 18, 2016, 11:25:07 ÖS]


e-kitap ARAMA MOTORU Gönderen: agulle
[Kasım 18, 2016, 11:10:43 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Kasım 18, 2016, 02:04:42 ÖÖ]


bir-solukta-bogazinizda-yumruyla-okuyacaginiz-ataturk-un-son-100-gunu Gönderen: PLMPLM
[Kasım 17, 2016, 06:24:40 ÖS]


MANIFEST DESTINY Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 16, 2016, 03:09:10 ÖÖ]


YİNE TRUMP Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 14, 2016, 01:31:48 ÖS]


DERİN AMERİKA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 13, 2016, 03:13:11 ÖS]


RAMP RAMP TRAMP Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 12, 2016, 04:28:10 ÖS]


Ynt: Amerikalik mashhur tarixchi olim Hasan Bulent Paksoy Gönderen: PLMPLM
[Kasım 11, 2016, 07:51:53 ÖS]


Ynt: Amerikalik mashhur tarixchi olim Hasan Bulent Paksoy Gönderen: PLMPLM
[Kasım 11, 2016, 07:50:42 ÖS]


Atatürk 20.yy.'ın Dünya Onderi Gönderen: PLMPLM
[Kasım 10, 2016, 08:42:08 ÖS]


NİYE ATATÜRK? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 09, 2016, 07:54:54 ÖS]


TARİH ve ON KASIM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 08, 2016, 10:28:24 ÖS]


BORÇLANMANIN B’Sİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 06, 2016, 01:39:47 ÖÖ]


BAŞKANLIK YA DA SEZARİZM Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 04, 2016, 06:26:55 ÖÖ]


DEVLET, DEVLETÇİLİK ve EKONOMİ POLİTİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Kasım 02, 2016, 06:11:04 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Kasım 01, 2016, 05:21:54 ÖÖ]


YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 31, 2016, 10:35:02 ÖS]


YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 30, 2016, 06:16:39 ÖS]


YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 29, 2016, 06:29:30 ÖS]


YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 25, 2016, 03:53:02 ÖÖ]


YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 24, 2016, 01:36:52 ÖÖ]


AHH AH ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 21, 2016, 07:49:05 ÖÖ]


İRAN MUSUL’UN NERESİNDE? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 20, 2016, 01:08:00 ÖÖ]


MİSAK-I MİLLÎ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 19, 2016, 02:54:13 ÖÖ]


Karlovy Vary sehri 98 yildir reklamini « Mustafa Kemal Ataturk »’le yapiyor. Gönderen: PLMPLM
[Ekim 18, 2016, 08:09:57 ÖS]


BORÇLANMANIN B’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 13, 2016, 07:13:17 ÖS]


FRANKO-RUS KRİZİ ÜZERİNE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 12, 2016, 01:20:41 ÖÖ]


LOZAN’DAN MUSUL’A Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 07, 2016, 03:40:53 ÖÖ]


Ynt: ETNİK VE TOPLUMSAL KİMLİKLER NASIL OLUSUR? (Kara M Yayınevi) Gönderen: PLMPLM
[Ekim 06, 2016, 06:52:19 ÖÖ]


ABDÜLHAMİT'E TEBLİĞ-İ HÂL Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ekim 03, 2016, 01:45:31 ÖÖ]


III. ABDULHAMİT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 30, 2016, 11:05:02 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Eylül 30, 2016, 04:24:15 ÖS]


OSMANLIDA ‘DEVLET’ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 29, 2016, 03:24:22 ÖÖ]


Dualarımızda Geçen AMİN Sözcüğünün Ana Kaynağı. Gönderen: halukgta
[Eylül 28, 2016, 05:41:25 ÖS]


ABDULHAMİT SEVDASI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 26, 2016, 05:29:32 ÖS]


ABDULHAMİT SEVDASI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 25, 2016, 04:34:41 ÖÖ]


ABDULHAMİT SEVDASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 24, 2016, 03:47:19 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (VI): İKİ AYRAÇ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 22, 2016, 12:47:54 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (V) Şizofrenik Araştırmacılar Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 21, 2016, 03:18:18 ÖÖ]


Takiye Konusu Ve Kur'an. Gönderen: halukgta
[Eylül 20, 2016, 05:02:17 ÖS]


BASKIN ORAN ve YETİŞTİRMELERİ DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 19, 2016, 10:38:21 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 17, 2016, 11:21:08 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 17, 2016, 03:34:24 ÖS]


DEVLET-ULUS’LARIN HAK VE ÖDEVLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 15, 2016, 05:58:57 ÖÖ]


LAİKLİK’İN L’Sİ (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 12, 2016, 08:08:19 ÖÖ]


LAİKLİK’İN L’Sİ (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 11, 2016, 07:22:42 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Eylül 10, 2016, 09:21:39 ÖS]


LAİKLİK’İN L’Sİ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 10, 2016, 01:57:30 ÖÖ]


‘LAİKLİK’İN L’Sİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 09, 2016, 12:29:59 ÖÖ]


‘LAİKLİK’İN L’Sİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 07, 2016, 11:35:39 ÖS]


‘LAİKLİK’İN L’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 06, 2016, 06:30:04 ÖÖ]


Kurban Kesme Konusu Ve Kur'an ın Emri. Gönderen: halukgta
[Eylül 05, 2016, 06:31:29 ÖS]


KILIÇ VE KALKAN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 04, 2016, 01:53:30 ÖS]


ÇATIRTI, PATIRTI ve GÜMBÜRTÜ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 03, 2016, 02:50:10 ÖÖ]


Ynt: Detaylı ve Güncel Bir Site Önerisi Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 01, 2016, 11:26:49 ÖS]


AMERİKA ve SAVAŞ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Eylül 01, 2016, 02:23:43 ÖS]


13’üncü Dalai Lama’yı ABD niçin himaye etmektedir? Gönderen: ahmetdursun
[Eylül 01, 2016, 12:02:56 ÖS]


KAÇAK SARAY'DA ZİKİR PARTİLERİ BAŞLADI, ŞERİAT GELDİ. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 31, 2016, 10:55:27 ÖS]


Detaylı ve Güncel Bir Site Önerisi Gönderen: oguzhann1986
[Ağustos 31, 2016, 11:36:20 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 30, 2016, 06:12:18 ÖS]


Ynt: Meraklısına dosyalar... Gönderen: polkone1
[Ağustos 28, 2016, 03:36:47 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 27, 2016, 09:34:41 ÖS]


Ynt: Meraklısına dosyalar... Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 27, 2016, 01:20:55 ÖS]


ÖZDE Mİ SÖZDE Mİ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 26, 2016, 01:59:14 ÖS]


Ynt: Meraklısına dosyalar... Gönderen: polkone1
[Ağustos 25, 2016, 07:56:46 ÖS]


Söz Bakımından, Allah dan daha Doğru Kim Vardır? Gönderen: halukgta
[Ağustos 25, 2016, 03:33:03 ÖS]


GÜÇLÜ ORDU SAĞLAM DEVLET Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 24, 2016, 10:29:35 ÖS]


BÖYYÜK PROJELER (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 20, 2016, 01:08:43 ÖÖ]


BÖYYÜK PROJELER Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 19, 2016, 01:56:47 ÖÖ]


ALDATANLAR VE ALDATILANLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 17, 2016, 01:08:51 ÖS]


Ynt: Turkish Studies Association Bulletin Vol. 17, No. 1 (APRIL 1993), pp. 161-165 Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 17, 2016, 12:30:41 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 16, 2016, 08:26:48 ÖS]


DARBECİ KEMALİST Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 14, 2016, 04:14:16 ÖS]


Ynt: AKAR, VAKAR ve ONUR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 14, 2016, 01:32:35 ÖÖ]


AKAR, VAKAR ve ONUR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 13, 2016, 02:05:06 ÖÖ]


ESKİ VE YENİ FRANSIZ DOSTLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 12, 2016, 12:21:42 ÖÖ]


Ynt: Hayrullah Ismatullaev (1937-2008) -- Sultan Huseyin Baykara Fermani Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 11, 2016, 12:03:48 ÖÖ]


YENİ BİR RAPALLO MU ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 10, 2016, 05:37:42 ÖÖ]


Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle. Gönderen: halukgta
[Ağustos 09, 2016, 12:58:12 ÖS]


TÜRKİYE’NİN ÖNÜ AÇIK MI ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 09, 2016, 12:38:34 ÖS]


Hayrullah Ismatullaev (1937-2008) -- Sultan Huseyin Baykara Fermani Gönderen: PLMPLM
[Ağustos 09, 2016, 01:21:05 ÖÖ]


Eski Kocaeli Valisi Memduh Oğuz'un ismi FETÖ/PDY iddianamesinde yer aldı Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 08, 2016, 03:05:54 ÖS]


OBAMA’NIN KIZI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 08, 2016, 02:11:04 ÖÖ]


Ynt: SESLİ KİTAP > George Orwell - Hayvan Çiftliği Gönderen: unicorn
[Ağustos 05, 2016, 03:30:07 ÖS]


TARİH’TEN ALINACAK DERS Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 04, 2016, 07:43:51 ÖS]


ARKADAŞIM NAZIM EKREN Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 03, 2016, 01:03:14 ÖS]


Araf Suresi 172-173. Ayetler.( Ben Sizin Rabbiniz Değil Miyim) Gönderen: halukgta
[Ağustos 03, 2016, 10:26:14 ÖÖ]


İMAMDAN AL HABERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 02, 2016, 02:22:34 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 31, 2016, 04:36:56 ÖS]


DARBELER ve RENKLERİ (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 31, 2016, 01:52:10 ÖÖ]


BİLİNECEĞİ BİLMEK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 30, 2016, 12:58:29 ÖS]


DARBELER ve RENKLERİ (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 28, 2016, 09:26:50 ÖS]


İnancımızı Kullananların Artık Tuzağına Düşmeyelim. Gönderen: halukgta
[Temmuz 27, 2016, 11:02:04 ÖÖ]


HALKIN YOLU HAKKIN YOLU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 26, 2016, 10:41:24 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 26, 2016, 02:26:28 ÖÖ]


Ynt: Maneviyat Kütüphanesi Gönderen: agulle
[Temmuz 26, 2016, 12:13:38 ÖÖ]


İMAN VE AKIL Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 22, 2016, 04:54:59 ÖS]


ANIMSASAK DA OLUR ANIMSAMASAK DA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 21, 2016, 11:32:26 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 20, 2016, 02:34:30 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 19, 2016, 03:31:20 ÖÖ]


DARBELER ve RENKLERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 18, 2016, 05:35:08 ÖS]


BREXİT’İN X’İ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 15, 2016, 02:37:17 ÖÖ]


‘VATANDAŞLIK’ ve BEŞ-TAŞ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 14, 2016, 02:22:52 ÖÖ]


N’OLACAK ŞU ‘AVRUPA’NIN HALİ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 11, 2016, 03:11:21 ÖS]


CİCİ GİBİ ÇATLAMAK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 10, 2016, 06:09:40 ÖS]