Gönderen Konu: Hayvan katliamında doğal hayat parkı kılıfı.  (Okunma sayısı 11484 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Hayvan katliamında doğal hayat parkı kılıfı.
« : Eylül 28, 2012, 10:00:20 ÖS »
Hayvan katliamında doğal hayat parkı kılıfı nedir, yasa tasarısında nasıl ifade bulmuştur sizlere anlayabilinecek şekilde izah etmeye çalışacağım.


İlgili yasa teklifinde bu yönde geçen sözcükleri kırmızı ile tespitliyorum.

Daha sonra ilgili dosyalara ekten göz atabilirsiniz.

A. Dursun

***

Sahipsiz hayvanlar doğal hayat parkı: Hayvan bakımevlerinde kısırlaştırılıp aşılandıktan sonra kayıt altına alınan sahipsiz hayvanların, hayvan bakımevlerinde yeterli yer olmadığı takdirde sahiplendirilinceye kadar bakıldığı ve hayatlarını etolojik ihtiyaçlarına uygun olarak sürdürdükleri, mahalli idareler ve sivil toplum kuruluşlarınca yapılan ve/veya işletilen sahipsiz ve sokak hayvanı bakımevlerini,”
----
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa tabi alanların, bu amaçla bedelsiz olarak tahsisine Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili hususlar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Hayvan bakımevi ve doğal hayat parkı izinleri Bakanlık tarafından verilir.”
-----
MADDE 19- Sahipsiz hayvanlar ile ev ve süs hayvanlarının korunması amacıyla hayvan bakımevleri, sahipsiz hayvanlar doğal hayat parkları ve hastanelerin kurulması; buralarda bakım, rehabilitasyon (iyileştirme), aşılama ve kısırlaştırma gibi faaliyetlerin yürütülmesi, büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri tarafından, diğer yerlerde ise mahalli idareler tarafından gerçekleştirilir. Büyükşehir belediyeleri dışındaki mahalli idarelerden Bakanlık tarafından uygun görülenlere mali destek sağlanır.”
----
MADDE 22- Hayvanat bahçeleri Bakanlık, mahalli idareler ve tüzel kişiler tarafından kurulabilir. Hayvanat bahçeleri hayvanların doğal hayat ortamına en uygun şekilde tanzim edilir. Bakanlık tarafından yapılacak hayvanat bahçeleri için 6831 sayılı Kanuna tabi alanlar bedelsiz olarak tahsis edilebilir.
-----
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1-

Ayrıca rehabilite edilip sokağa bırakılan hayvanların her yıl tekrar yakalanıp aşılarının yapılması da uygulamada zorluklara sebep olmaktadır. Bu sebeple, bakımevlerinde kısırlaştırılıp aşılandıktan sonra kayıt altına alınan sahipsiz hayvanların, hayvan bakımevlerinde yeterli yer olmadığı takdirde sahiplendirilinceye kadar, oluşturulacak olan sahipsiz hayvanlar doğal hayat parkında bakılması için düzenleme yapılmıştır.
---
MADDE 3-
Diğer taraftan, belediyelerin açtıkları hayvan bakımevlerinin kapasiteleri yeterli gelmemekte olup bakımevi kapasitesi mevcut hayvan sayısını karşılayamadığından; hayvan bakımevinde rehabilite edilen sahipsiz hayvanların, oluşturulacak sahipsiz hayvanlar doğal hayat parklarında sahiplendirilinceye kadar barındırılmasına dair düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca, 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında sahipsiz hayvanlar doğal hayat parkları için arazi tahsisinin mümkün olabilmesi amacıyla gerekli düzenleme yapılmıştır.
------
MADDE 7- Madde ile, sahipsiz hayvanlar ile ev ve süs hayvanlarının korunması için hayvan bakımevleri, sahipsiz hayvanlar doğal hayat parkları ve hastanelerin kurulması ve buralarda bakım, rehabilitasyon, aşılama ve kısırlaştırma gibi faaliyetlerin yürütülmesi hizmetlerinin büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri tarafından, diğer yerlerde ise mahalli idareler tarafından gerçekleştirilmesi öngörülmüştür.

Sorgulamak isteyenlere adres...

tbmm.gov.tr

İslam'a göre hayvanlar...

İçinde köpek bulunan eve meleklerin girmemelerinin sebebi onların pis kokmaları, pislik yemeleridir. Bundan dolayı gereksiz yere köpek edinen kimse evine melek girmekten mahrum bırakılmak suretiyle cezalandırılmıştır. (Nevevî, Şerhu'l-Müslim, Kahire 1347-49/1929-30, XIV, 84; Aynî, Umdetü'l-Kârî, Kahire 1348, XV, 139).

Yalnız, köpeğin ağız suyu veya salyası ve tersi necistir. Vücudunun diğer yerleri buna kıyas edilmez. Ağzını kaba sokarsa kab yedi defa yıkanır. Resulullah (as) buyurdu ki: Köpek sizden birinin kabından içerse, onu yedi defa yıkasın. Ahmed ve Müslim'de: "Köpeğin ağzını soktuğu sizden birinin kabının temizliği, ilki toprakla olan yedi defa yıkamaktır. (Ahmed, Buhari, Müslim)

Şafii ve Hanbelîlere göre: Köpek domuz ve onlardan türeyenler, bunların artığı, teri necistir. Bunlarla kirlenen eşya biri toprakla olmak üzere yedi defa yıkanır. Önceki hadise binaen ağzının necaseti sabit olursa, geri kalan kısım da öncelikle öyledir. Zira ağzı fazla soluduğu için en temiz yeridir. (Bk. İslam Fıkhı Ansiklopedisi Prof. Dr. Vehbe Zuhayli)

Eski Mısır'da köpek kutsal sayılırdı. Onlar için mezarlıklar yapmışlar ve buraları birer kutsal mekan edinmişlerdi. Putperest Türklerde köpek kutsal sayılan hayvanlar arasında idi. On iki hayvanlı Türk takviminde yıllardan biri köpek yılıdır.

Deyim olarak köpek, çok ağır ve Onur kırıcı bir hakaret olarak kullanılır.

Köpek Beslemek:
Av, ziraat, sürü, ev bekletme vb. sebeblere dayalı olarak köpek beslemenin caiz olduğu konusunda ulema ittifak etmiştir. Ancak hırsız korkusu gibi zaruri bir sebep olmaksızın evde bulundurulmasını hoş karşılamamışlardır (ibnü'l-Hümâm, Fethu'l-Kadîr, Bulak 1319, VI, 246; İbn Âbidin, Reddü'l-Muhtâr, Kahire 1386-89/1966-69, V, 226-227). Hz. Peygamber (s.a.s.) ziraat, koyun, ev bekletme, av gibi bir sebep olmaksızın köpek besleyenin sevabından her gün bir kırat (bir başka rivayette iki kırat) eksileceğini (Buhârî, "Hars", 3, "Bed'ül-halk", 7, 17; "Zebâih", 6; Müslim, "Müsâkât", 51-60; Nesâî, "Sayd", 10- 14, 24......) ayrıca içinde köpek bulunan eve meleklerin girmeyeceğini haber vermiştir (Buhârî, "Bed'ül-halk", 7,17......). Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s) Cebrail ile, belli bir saatte buluşmak üzere sözleşmişler, ancak içeride bulunan köpek sebebiyle Cebrail gelmemiş ve köpeği farkeden Rasûlüllah derhal çıkarılmasını emretmiş ve köpek çıkarıldıktan sonra Cebrail'le görüşebilmiştir (Buhârî, "Bed'ü'l-halk", 7,17, "Meğâzî", 12, "Libâs", 88,94; Müslim, "Libâs", 81-84....; Fahreddin er-Râzî, Mefâtihu'l-Cayb, Kahire 1934-62, XXXI, 210). Şafiiler ihtiyaç yokken köpek edinmenin haram olduğu görüşündedirler (Nevevî, Şerhu'l-Müslim, Kahire 1347-49/1929-30, X, 236).

İçinde köpek bulunan eve meleklerin girmemelerinin sebebi onların pis kokmaları, pislik yemeleridir. Bundan dolayı gereksiz yere köpek edinen kimse evine melek girmekten mahrum bırakılmak suretiyle cezalandırılmıştır (Nevevî, a.g.e., XIV, 84; Aynî, Umdetü'l-Kârî, Kahire 1348, XV, 139). Ayrıca aralarında köpek ve çan bulunan yolcularla meleklerin arkadaşlık etmeyeceği de Hz. Peygamber tarafından ifade edilmiştir (Müslim, Libâs, 103).

Hadiste geçen "kırat", lüzumsuz olarak köpek edinen mü'minin sevabından Allah katında malum bir miktarın eksilmesini ifade eder (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VII, 131). Buradaki kırat konusunda ise farklı görüşler vardır. Bu fark insanlara eziyet konusunda birbirinden farklı iki tür köpeğe nisbetle yapılmış olabileceği gibi, köy-kent ayrımına göre de ifade edilebileceği belirtilmektedir. Zira fazla insanın yaşadığı yerde rahatsız olanların sayısı da artmaktadır. Bunun yanında daha önce bir kırat olan ceza, ağırlaştırmak suretiyle iki kırat'a çıkarılmış olduğu üzerinde de durulmuştur (Nevevî, a.g.e., X, 239; Aynî, a.g.e., XV, 203).İhtiyaç olmaksızın köpek edinmenin yasaklanması konusunda özellikle durulması ve köpek besleme konusunda ağır bir müeyyidenin getirilmesi onun kudurganların % 92,5 kısmını teşkil etmesi ve kuduza yakalanma ve yayma konusunda hayvanlar içinde ilk sırada bulunmasından da kaynaklanabilir. Kuduzu, saldıran köpekler verebileceği gibi, kendisini sevdiren, serbestçe istediği insanı yalayan hatta kendine acındıranlar da aşılayabilirler. Bu durumdaki hastalık, tedbir almakta kusur ettirdiğinden çok daha tehlikeli olduğu düşünülürse bu konudaki titizlik daha kolay anlaşılır. Hiç evden çıkarılmayan veya diğer köpeklerle temas etmeyen köpekler bile evdeki kudurmuş olan bir kediden veya fareden de mikrobu alıp hastalığı yayabileceği gibi Ekinokok= kist idatik hastalığını aşılamak cihetinden de tehlike arz eder. Kuduz, hayvanın yalnız ısırmasıyla değil yalaması veya salyasının bulaşmasıyla da sirayet edebilir (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VII, 133- 143)

Bu açıdan bakıldığında fukahânın köpeğin artığını necis sayması ve yaladığı kabın cumhura göre yedi, Ebû Hanîfe'ye göre üç defa yıkanmasının gerekli olduğu (Azîmâbâdî, Avnu'l Mabûd, Medine 1388/1968, I, 135) konusundaki görüşleri ve saldırgan köpeğin öldürüleceği konusunda ittifak'ın bulunması (Nevevî, a.g.e., X, 235; Avnî, a.g.e., XV, 202; ibn Cüzey, el-Kavânînü'l Fıkhiyye, Beyrut, ty., s 294) çok manidardır.

Köpeğin satışı:
Hasan el-Basrî, Rabîa, Hammad b. Süleyman, Evzaî, Şafiî, Ahmed b. Hanbel, Dâvûd ez-Zâhirî, bir rivayette imam Mâlik, köpek satışından elde edilen paranın haram olduğu görüşündedirler. Atâ b. Ebî Rabah, ibrâhim en-Nehâî, Ebû Hanîfe ve bazı Mâlikîlere göre kendisinden faydalanılan köpeğin satışı caiz ve parası mübahtır. Ebû Hanife ve Ebû Yusuf eğitimi kabul etmeyen saldırgan köpeğin satışını caiz görmemişlerdir (ibn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid, İstanbul 1985, II, 105; İbnü'l-Hümam, a.g.e., Vl, 245; Tecrid-i Sarih Tercümesi, V l, 380).

Köpeğin Cinayetleri.
İmam Ebû Yûsuf'a göre bir kimse köpeği, ısırmak üzere bir başka şahsın üzerine kışkırtır ve bunun neticesinde köpek bunu yaparsa kışkırtan bundan sorumludur ve diyetini öder. Çünkü köpeği bu şekilde kışkırtmak, onu insanın üzerine salıvererek telef olmasına sebebiyet vermek gibidir. Fetva bu görüşe göredir. Ebu Hanife'ye göre ise hareket, kışkırtma neticesinde değil köpeğin ihtiyarıyla meydana geldiğinden tazminat vermek gerekmez. Çünkü hayvanların kendiliğinden yaptığı cinayetler hederdir, tazmini gerektirmez (Kâsânî, Bedâyiu's-Sanayî, Kahire 1327-28/1910, VII, 273). Köpeğin, bulunduğu eve sahibinden izinli veya izinsiz olarak giren şahsı ısırarak telef etmesi halinde sahibine tazmin gerekmez (Kâsânî, a.g.e., VII, 273). Ancak köpeğin sahibi daha önceden uyarılmış ve oda ihmal etmiş ise zarardan sorumludur. (Ali Haydar, Dürerü'l Hukkâm, İstanbul 1330, II, 929; Mecelle, mad. 929).

Hanbelî hukukçuları izinle girilmesi halinde köpeğin yaptığı zarardan sahibinin sorumlu olduğu görüşündedirler (İbn Kudâme, el-Muğnî, Beyrut 1392-93/1972-73, X, 358). Nitekim Kadı Şuraylı da evin köpeği tarafından dağarcığı parçalanan şahsa, izinle girmiş olması halinde zararın tazmin edilmesi gerektiğini söylemiştir (ibn Hazm, el-Muhallâ, Kahire, ty., (Mektebetü Dâri't-Türâs), XI, 10). Isırıcı bir köpeği edinen şahıs gündüz yahut gece bir insanı veya hayvanı ısırması, elbiseyi yırtması vb. durumlardaki zarardan sorumludur (İbn Kudame, a.g.e., X, 358). Şâfiîlere göre ise sahipleri köpeğin tehlikeli ve zararlı olduğunu biliyorlarsa gerekli tedbiri almakla mükelleftirler. İhmal neticesi meydana gelecek zarardan sorumludurlar (Nevevî, a.g.e., XI, 225).

Tamamı için...


KANUN NO:393 : Muzur hayvanların itlafı hakkında kanun
Kabul Tarihi :    29/12/1339
Resmi Gazete Tarihi ve No :    
Kanun Metni    Kanunlar Dergisi Cilt: 2
Kaynak, tbmm.gov.tr

KUR'ÂN'A GÖRE HAYVAN HAKLARI, Kertenkelenin öldürülmesi...!

Köpeği motorun arkasına bağlayıp öldüren kişi aranıyor...

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Hayvanlarla ilgili yeni yasaya karşı çıkanlar sokağa çıkıyor...



28.09.2012

Düzenlemeye karşı çıkanlar bu hafta sonu ülke genelinde sokağa çıkıyor. Hayvanlarla ilgili köklü değişiklikler getirecek yeni yasaya yönelik tepkiler bu hafta sonu sokağa taşıyor.

Sokak hayvanlarının toplanarak "Doğal Hayat Parkları"na götürülmesini bazı durumlarda "uyutma" tedbirini öngören tasarıya karşı çıkan hayvanseverlerler imza kampanyasının ardından bu kez de eylem kararı aldı.

TBMM'ye sunulan "5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Değişiklik Teklifi"ne karşı 30 Eylül 2012 saat 14:00'de Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler düzenlenecek.

"Ölüm Yasasına Hayır” eylemi ile sokakta yaşayan hayvanlara "yaşam hakkı" tanınması istenecek.5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'daki Değişikli Teklifi ile ilgili yapılan kampanyalara sivil toplum kuruluşları ve sanatçılar da destek veriyor.

'Ölüm yasasına hayır'
Eylemler şu noktalarda yapılacak:
30 Eylül Pazar Saat 14:00 Taksim Meydanı (İstanbul)
30 Eylül Pazar Saat 14:00 Konak Ykm Önü (İzmir)
30 Eylül Pazar Saat 14:00 Şarampol Kapalı Yol Halk Bankası Önü (Antalya)
30 Eylül Pazar Saat 14:00 Kent Meydanı(Bursa)
7 Ekim Pazar Saat 14:00 Sakarya Cad. Meydanı(Ankara)
30 Eylül Saat 14:00 Belediye Önü (Bodrum)
30 Eylül Saat 14:00 Adalar Migros Önü(Eskişehir)
30 Eylül Saat 14:00 Atapark Kent Meydanı (Giresun)
30 Eylül Saat 14:00 Tuğlalı Park (Tekirdağ)
30 Eylül Saat 14:00 Zafer Meydanı(Aydın)
30 Eylül Saat 13.00 İstasyon Meydanı (Adana)

http://haber.kanald.com.tr/Haber/Yasam-34/Olum-yasasina-hayir-37118.aspx

***

Hayvanlara işkenceye SON verilsin.

Lafa geldi mi, dini, imanı kimseye bırakmazlar.

Madem İslam ülkesi olduğunu iddia etmekte olan (yalan söyleyen) bir hükümet vardır, medeniyet adına idamı kaldırmıştır (AB dayatmasıyla) öyleyse hayvanlar için de kısas uygulamasını devreye sokmalıdırlar.

İnandığını iddia edenler (yalancılar) demiyor mu, kitabımız kutsaldır, değişmemiştir, evrenseldir, Allah’tandır diye?

O halde buyurun, kısas sizin için AB tarafından yasaklanmış olsa dahi hayvanlar için bir yasaklama yok aksine teşvik vardır.

İşte inandığınızı iddia ettiğiniz ayet.

BAKARA SURESİ:  179 Ey aklı ve gönlü işleyenler, kısasta sizin için hayat vardır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.

Buyurun, hayvanlara işkence yapan, öldüren aynı şekilde cezalandırılsın.

Gücünüz, aklınız buna yetmiyorsa defolup gidin.

Lanet olası parlamento tarikatlar parlamentosu olduğuna göre hiç olmazsa bunda samimi olun.

Ahmet Dursun

http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=19302.0

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Milli Parklar Genel Müdürü, uyutma, ötanazi yok.
« Yanıtla #2 : Eylül 28, 2012, 10:44:57 ÖS »
ANKARA Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık, Hayvanları Koruma Kanunu'nda ve hazırladıkları değişiklik tasarısında sahipsiz hayvanları uyutma, ötanazi veya öldürme gibi hükümlerin bulunmadığını belirterek, "Tam tersine bakanlığımız her canlının hayatta kalma hakkına inanmaktadır" dedi.

Muhabir: Hüseyin Gazi Kaykı
Yayıncı: Selçuk Aval
Anadolu Ajansı

Özyanık, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nda, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün çalışmaları hakkında bilgiler veren ve genel müdürlüğün görevleri arasında Hayvanları Koruma Kanunu ile verilen görevleri yapmanın da bulunduğunu anımsatan Özyanık, "Koru ve Yaşat" anlayışıyla gerçekleştirdikleri çalışmalar kapsamında, 2011'de 24 bin sokak hayvanının rehabilitasyonunun yapıldığını, "Susuyorum ama Konuşamıyorum" sloganıyla da 81 ile dağıtılmak üzere sokak hayvanları için 40 bin su kabı verildiğini anlattı.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile belediyelere ve sivil toplum kuruluşlarına daha çok ilke düzeyinde bir görev tanımı yapan ve daha çok farkındalık geliştirmeye çalışan bir metin olduğunu belirten Özyanık, burada yerel yönetimlere ilke düzeyinde bir görevlendirme yapıldığını kaydetti.

Sistemde ve kanunda bir görev tanımı olmadığını, teşvik bulunduğunu aktaran Özyanık, kanundaki bu ilkeyi esas alan yönetmeliklerle belediyelere görev verildiğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarının talepleri, bakanlıkların yeniden yapılanması ve uygulamadan kaynaklanan ihtiyaçlar dolayısıyla 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda değişiklik yapılması gerektiğini dile getiren Özyanık, hazırladıkları tasarı ile hayvanlara kötü muamelenin önlenmesini, kurumsal sorumlulukların belirginleştirilmesini ve sahiplendirme mekanizmasının güçlendirilmesini hedeflediklerini belirtti.

Türkiye'de 308 bin civarında hayvanın kısırlaştırıldığını, geçici hayvan bakımevi sayısının 190, bunların kapasitesinin yaklaşık 55 bin olduğunu, bunların gerçekleştirilmesi için de belediyelere 4 milyon lira civarında bir kaynak aktardıkları bilgisini veren Özyanık, 534 tehlikeli köpeğin kayıt altına alındığını,150'sine el konulduğunu, bu konuda 1 milyon liranın üzerinde idari para ceza uygulandığını söyledi.

Özyanık, Türkiye'de bin 118 ev ve süs hayvanları satış yeri, 15 ruhsatlı hayvanat bahçesi, 95 hayvan deneyleri yerel etik kurulu bulunduğu bilgisini de verdi.

-Hayvanlara kötü muameleye hapis cezası-

5199 sayılı Kanun'un, hayvanlara yapılan kötü muameleleri kabahatler kapsamında değerlendirdiğini anımsatan Özyanık, hazırladıkları değişiklik tasarısı ile "hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, hayvanlara işkence yaparak öldürmek ve tehlikeli köpek ırklarını sahiplenmek" fiillerinin suç kapsamına alındığını ve 2 yıla kadar hapis cezası teklif edildiğini aktardı.

Özyanık, tasarıda, kurumsal sorumlulukların belirginleştirilmesi kapsamında, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın genel koordinasyon, denetim, teknik ve mali destek görevlerini, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın kısırlaştırma yapma ve yaptırma konusunda sorumluluk alacağını, yerel yönetimlerin ise sahipsiz hayvanlara yönelik her türlü koruma ve sahiplendirme hizmetini üstleneceklerini kaydetti.

Belediyelerin kanunla kendilerine verilen görevleri yaptıklarını kaydeden Özyanık, tasarı ile geçici hayvan bakımevi, hayvan hastanesi ve doğal hayat parkı kurma, işletme, sahipsiz hayvanlara her türlü sağlık hizmeti sunma, aşılama, küpeleme, kayıt altına alma, kısırlaştırma ve sahiplendirme gibi hizmetler konusunda belediyelere açık ve net bir görev tanımlaması yapıldığını belirtti.

-"Bizim temel hedefimiz yaşatmaktır"-

Pek çok Avrupa ülkesinde, toplatılarak bakımevlerine alınan sokak hayvanlarından 15-20 gün içerisinde sahiplenilmeyenlerin ötenazi ve uyutma yöntemiyle öldürüldüğünü aktaran Özyanık, "Avrupa ülkelerinde bu mekanizma varken, bizim hedefimiz yaşatmak. Ne mevcut kanunumuzda, ne de tasarımızda uyutma, ötenazi veya öldürmeye ilişkin hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Tam tersine bakanlığımız her canlının hayatta kalma hakkına inanmaktadır" diye konuştu.

Sokak hayvanlarının sahiplendirilmesini öngördüklerini belirten Özyanık, tasarı ile sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar yaşayacakları daha geniş alanlara sahip doğal hayat parkı mekanizmasının getirildiğini, bu konuda belediyelere ve büyükşehir belediyelerine Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak yer tahsisinde bulunacaklarını söyledi.Özyanık, "Bizler canlıya canlı olarak bakıyoruz ve hayat hakkının olduğuna inanıyoruz. Yaşayabildiği sürece kamunun bunları yaşatmak için her türlü imkanı seferber etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bakanlığımızın, bizlerin temel yaklaşımı budur. Bizim temel hedefimiz yaşatmaktır" ifadesini kullandı.

-Özyanık, hayvanseverlerin sorularını da yanıtladı-

Ahmet Özyanık, açıklamalarının ardından hayvanseverlerin sorularını da yanıtladı.

Ödeneklerin yeterli olup olmayacağı ve belediyelerin kendilerine verilen sorumluluğu yerine getirip getiremeyeceği sorusu üzerine Özyanık, kanun ile belediyeleri bu işin sorumlusu haline getirdiklerini ve görev verdikleri kaydederek, "Dolayısıyla belediyelerin bu işten uzak durmalarını önleyecek bir mekanizma tanımlıyoruz ve sizin istediğiniz bir hususu yapıyoruz" dedi.

Başka bir soru üzerinde ise Özyanık, havyanseverlerin de desteği ile daha fazla hayvanın sahiplendirilmesini amaçladıklarını dile getirerek, tasarı ile belediyelere karşı hayvanseverlerin elini güçlendirdiklerini söyledi.

Hayvanseverlerden bazıları, kaçak hayvanların ülkeye sokulması ve hayvan satış yerlerine ilişkin bir düzenleme yapılmadığı eleştirisinde bulundu. "Tehlikeli hayvan yoktur, tehlikeli hayvan sahibi vardır" ifadesini kullanan bir hayvansever ise tasarının, hayvanları koruma kanunu gibi değil, insanları hayvanlardan koruma kanunu gibi hazırlandığını iddia etti.

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Sessiz Kalma, Suça Ortak Olma.
« Yanıtla #3 : Eylül 28, 2012, 11:30:06 ÖS »
SİYAH KÖPEK SENDROMU

National Geographic’teki ‘Köpeklere Fısıldayan Adam’ Cesar Millan’ın sıkı takipçisiyim.

Cesar, önceki gün internetteki bloğunda ‘siyah köpek sendromu’ diye bir şeyden bahsediyordu. Yaptığı bir barınak ziyaretinde (Malum Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu’da sahipsiz hayvanların barınaktaki süreleri kısıtlı.

Belli bir süre içinde sahiplenilmedikleri takdirde uyutuluyorlar.) siyah köpeklerin ilk öldürülenler olduğunu öğrenmiş.

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1511113&Date=05.03.2012&Kategori=cadde&b=SiYAH%20KOPEK%20SENDROMU
---
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın sahipsiz hayvan kısırlaştırması yapan belediyelere, hayvan başına 60 lira ödenek verdiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

''Antalya, bu ödeneği daha önce kullanmamış. Antalya Gönülleri Derneği Beni de Sev Birimi'nden bir arkadaşımız Ankara'ya gitti, önümüzdeki 4 yılda 16 bin sahipsiz hayvanı kısırlaştırmayı hedeflediğimiz projeyi anlattı.

Bakanlıktan onay çıktı. Kısırlaştırdıktan sonra fotoğraflarıyla birlikte kayıtlarını göndereceğimiz her 500 hayvan başına ödenek salınacak.

Amerika ve Avrupa'da uygulanan deri altına mikroçip sistemi ile sahipli hayvanları da kayıt altına alacağız. Kayıtlı hayvanı terk edenlere büyük para cezaları uygulanacak. Ayrıca hayvan sahipleri ile evcil hayvan satışı yapanlara eğitim verilecek.

27 Şubat. 2010

http://www.ntvmsnbc.com/id/25062986/
---
Yolda yürürken genel itibariyle sokak kedisine veya köpeğine rastlamayacağınız nadir ülkelerden biri olan ABD, 20 Ağustos’u Sahipsiz Hayvanlar Günü ilan etmiş. Zira bizim sokaklarda göremememiz, onların var olmadığı anlamına gelmiyor.

Satın alınan ve heves geçtikten sonra sokağa terk edilen evcil hayvan sorunu dünyanın her yerinde mevcut. Sokağında sokak hayvanı ‘görünmeyen’ ülkelerin hepsi geçmişte sokak kedisi ve köpeği soykırımı yapmış olan ülkeler. ABD’nin pek çok eyaleti gibi, bazı Batı ülkeleri kısa sürede yeniden sahiplendiremediği hayvanları öldürmeyi sürdürüyor.

30 Eylül 2012′de saat 14:00′da İstanbul, İzmir, Antalya ve Ankara’da yapılacak olan eylemlere katılabilir veya Yaşam Hakkına Saygı Platformu’nda bulunan dilekçeyi imzalayabilirsiniz.

http://anneloji.com/archives/6562
---
Sessiz Kalma, Suça Ortak Olma.

5199 sayılı kanunda değişiklik yapan yasaya karşı imza hakkını kullan.

http://www.sessizkalmasucaortakolma.com/dilekce/dilekce_detay.asp?id=1311&DURUM=2

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Kedi-Köpek Maması üreten firmalar AKP ile gizlice anlaştı mı?
« Yanıtla #4 : Ekim 21, 2012, 03:27:25 ÖS »
Kedi-Köpek Maması üreten firmalar AKP ile gizlice anlaştı mı?

Birçok hayvan sever doğal hayat parkı kılıfı söylemiyle çıkan yasaya eleştirel bir yaklaşım sergilemişlerdi.

Biz de yasayı ve bazı eleştirel yaklaşımları Hayvan katliamında doğal hayat parkı kılıfı başlığında sunmuştuk.

Birçok anlı-şanlı mağaza ise kedi-köpek mamalarında indirim kampanyalarına gitmişlerdi.

Benim gördüğüm kadarı ile sanki AKP ile mama firmaları ortaklaşa hareket ederek ellerindeki kalmış mamaları pazarlamanın bir kılıfını bulmuş gibilerdi.

Benzer bir şikâyeti vatandaşın biri de dile getirmiş.

İşte bakın vatandaşın şikâyetine şöyle demiş.

Bir de kedi kumu arıyorum, o ince olan kumdan, silikon ya da çakıl gibi olanlardan değil, kum gibi olanlardan.
 
Ne yazık ki o da yaklaşık 20 gündür yok.
 
Bu nasıl bir hizmet anlayışıdır anlamak mümkün değil.
 
Gittikçe komünistleşiyor musunuz, Müslümanlaşıyor mu?

Böyle yazmış…

Tabi kim kime, dumduma…

Vatandaşın CarrefourSA şikâyetinde değindiği konu

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Kedi Ölen Eşine Kalp Masajı Yapıyor
« Yanıtla #5 : Aralık 21, 2013, 11:22:29 ÖÖ »
TBMM'nin mü'minleri sadece halkı değil sokak kedilerini de katletme yasası çıkartmaya kakışmışlardı.

Yoksa sokak kedilerinden alacaklar derslerden çekinmiş olmasınlar?

<a href="http://www.youtube.com/watch?v=Xj-NbdO39ZQ" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://www.youtube.com/watch?v=Xj-NbdO39ZQ</a>

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliğine Karşı Ortak Deklarasyon

16.04.2014
Aşağıda, 5199'un değiştirilmesi ile ilgili olarak tasarı ve tekliflere ilişkin, yaşanan son gelişmeler hakkında ortak deklarasyon metni yer alıyor. 17 Nisan saat 09.00'a kadar imzacı olacak STK, baro, komisyon, inisiyatif, grup vb. oluşumların kurumsal imzalarını iletmelerini rica ediyoruz.



Kurumsal imzaların barolarkurultay@gmail.com adresine acilen gönderilmesi önemle rica olunur.
TBMM GENEL KURULU GÜNDEMİNE YAKIN ZAMANDA GELECEK OLAN 5199 SAYILI HAYVANLARI KORUMA KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ HAKKINDAKİ GÜNCEL GELİŞMELERE TEPKİ AMACIYLA YAZILAN ORTAK DEKLARASYONDUR.

Basına ve Kamuoyuna,

19 Şubat tarihinde TBMM Çevre Komisyonu'nda yapılan toplantıda, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısı ve teklifi için bir alt komisyon kurulmuştur. Bu komisyon, 17 Nisan Perşembe günü toplanma kararı almıştır.

Hayvan hakları STK’larına kapalı yapılacak olan bu görüşmede alt komisyon “köpek saldırısı mağdurları”nı dinleyeceğini basın yoluyla kamuoyuna duyurmuştur. Ancak son derece açık ve nettir ki adı “Hayvanları Koruma Kanunu” olan bir yasanın hazırlanması ve/veya üzerinde yapılacak değişiklik ve düzenlemeler için hayvan (köpek) saldırısına uğramış kişilerin fikirlerinin bir dayanak olarak dinlenmesi, asla hayvanın yararına olmayacak ve yasa, her şeyden önce kendi adı ve misyonuyla çelişecektir. Sadece bir kişinin TBMM Dilekçe Komisyonu’na sunduğu bir dilekçe üzerine, üç bakanlığın el birliği ile çıkartmış olduğu “pittbull soykırım genelgesi” öncesinde olduğu gibi, şimdi de “mağdur dinleme” adı altında, hayvanlara önyargılı bir şekilde yaklaşan bir grubun alt komisyonca dinlenileceği öğrenilmiştir. Bunun, Bakanlığın tasarısında geçen ve bizlerin “ölüm ve toplama kampları” olarak tanımladığı “doğal yaşam parkları”nın, toplumun gazını alacak gerekçesini oluşturmak için yapıldığı aşikârdır.

Hayvan saldırısına maruz kalmış kişiler, insanın doğal bir tepkisi olarak ciddi panik ve endişe duymakta, korkularından, deneyimlerinden hayvanlara önyargılı yaklaşmakta ve hayvandan korkmaktadırlar. Saldırıların altında yatan somut sebeplerin yanında, tıp literatüründe “tedavi edilmesi gereken bir durum” olarak tanımlanan bu durumdan mustarip şahısların hayvanların geleceği, yaşam hakkı ve/veya koşulları konusunda fikir beyanında bulunmaları, hayvanları önce göz önünden kaldırmak, ardında da açlık, hastalık, soğuk, aşırı sıcaklarda hiçbir yiyecek, ilaç ya da korunma imkânı olmayan sözde “doğal yaşam parkları”na hapsederek öldürmeyi meşrulaştırmak, planlanan cinayetlere, soykırımlara kılıf uydurmaktır.

Kamuoyuna “doğal yaşam parkı” olarak tanıtılan, ancak pratikte “ölüm kampı” olacak olan bu alanlar hayvanlar (köpekler) için asla uygun yaşam alanları değildir. Çıkışı olmayan bu kapalı alanlarda hayvanlar kendi aralarında hem bölge kavgaları yaşayacaklar hem de kısa zaman içinde ortaya çıkacak ve hayvanları yavaş ve acılı şekilde öldürecek olan açlık nedeniyle hayvanlar birbirlerine saldıracaklardır. Bu koşullar tanıtıldığı gibi “doğal” olmadığı gibi, asla yaşanabilir de değildir ve bu bilinç ile hareket etmek, Bakan Veysel Eroğlu ve destekçilerinin de açıkça beyan ettiği üzere, “10 yıl içinde sokak hayvanı kalmayacak, kalmaz” soykırımına hizmet etmektir.

2004 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nun yasalaşmasından itibaren, geride bıraktığımız on yıllık süreç, devletin hayvan aleyhindeki tavır, tutum ve fiillerini daha da arttırdığını gösterir niteliktedir; gördüklerimiz, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve sürekli artış gösteren hayvan hakları ihlâlleri, hayvan aleyhindeki belirgin tutumun bir kanıtıdır. Dolayısıyla bizlerin, devlete ait barınaklarda, koşulların iyi olacağı, hayvanlara iyi bir ortam sağlanarak hayvanların yaşatılacağı yalanına inanmamız da beklenemez. Bakan Eroğlu’nun pilot bölge olarak İstanbul, Trabzon ve Kocaeli’nin seçildiğini duyurduğu ve en somut örneğini İstanbul, Sarıyer, Kısırkaya’da gördüğümüz, “doğal yaşam parkı” adıyla sunulan vefakat bizce tecrit ve soykırımın gerçekleşeceği “doğal parklar”a alternatif olarak yeni yapılan barınaklar, hayvanların “barınması” için tasarlanmamıştır; bu alanlar tam tersine hayvanların yaş, sağlık durumu ve/veya yaşamsal ihtiyaçlarına bakılmaksızın tecrit edilecekleri hapis hücreleridir. Öyle ki, bu hücrelerin üç tarafı betondur; hayvanlar sadece tek bir taraftan tek bir yönü görebileceklerdir ve açık hava ya da güneş ışığı ile temasları olmayacaktır. Sağlıklı hayvanların evcilleştikleri ve yüz yıllardır yaşadıkları sokak ve alanlardan toplanıp bu hücrelere hapsedilmeleri insanlık dışı bir uygulamadır. Bakıma ihtiyacı olan ya da sokakta yaşayamayacak kadar yaşlı ya da annesiz yavruların ise, bu tür barınaklarda hayatta kalma şansı yoktur. Devlet, barınak inşa ederken öldürmeyi değil, “barınma” kelimesinin anlamı gereği yaşatmayı sağlamalıdır.

Hiçbir şekilde kabul etmediğimiz ve hiçbir koşulda etmeyeceğimiz bir diğer husus da meskenlerdeki hayvan sayısına getirilmek istenen kısıtlamadır. Türkiye’de sayısı azımsanamayacak kadar çok kişi ve aile, hayvanlarla birlikte yaşamaktadır. Yine birçok hayvan sever ve hayvan korumacı, sokakta yaşama şansı olmayan hayvanlara evlerini açmıştır. Hayvan severlerin, hayvan korumacıların hayatlarını, evlerini hayvanlarla paylaşmalarındaki en büyük etken, Türkiye’deki hayvanların ev dışı yerlerde (sokaklar, barınaklar) yetersiz yaşam koşullarıdır. Hayvanların, özellikle yaşlı, yavru ve sakatların, sokakta yaşama şansı yok denecek kadar azdır. Hayvanların doğuştan sahip oldukları yaşam hak ve standardını onlara sağlayabilmek için, birçok hayvan korumacı devletin barınaklar aracılığı ile yapması gereken vefakat yerine getirmediği bu eksiği kendi imkânlarıyla sağlamak zorunda kalmış, başka bir deyişle, insani bir açıdan bakıldığında zorunda “bırakılmıştır”. Hayvan korumacılara bu konuda devlet en ufak bir destek göstermemekte, bugünlerde konuşulan “mesken” maddesinde de görüldüğü üzere, tam tersi bir davranışla bu iyi niyeti sonlandırmak istemektedir. Bu kanun tasarısı, başta hayvanlar olmak üzere, hayvanlarla evini, hayatını paylaşan vatandaşları da mağdur edecektir.

Meskendeki hayvan sayısına kısıtlama getirmek her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na ve taraf olunan Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve birçok uluslararası anlaşmaya ve hukuk ilkesine aykırıdır. Anayasal hak ihlalidir. Özel hayatın gizliliğinin, konut dokunulmazlığı ve mülkiyet hakkının ihlalidir. İkinci bir partiyi rahatsız eden ve bilirkişi raporuyla kanıtlanmamış hiçbir koşul ve durumda, hiçbir kurum, kanun/yasa bir kişinin evine, özel hayatına müdahale edemez. Bu, kişisel hak ihlalidir.

Yukarıda saydığımız ve hayata geçirilmek istenen bu önerilerin tamamına KARŞIYIZ.

Son olarak: AB müktesebatı sürecinde çıkartıldığı iddia edilen, 13 Aralık 2011 ve 15 Şubat 2014 tarihlerinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe koyulan, sokak hayvanlarının deneylerde kullanılmasının önünü açan yasal düzenlemeye ve ne sebep ve koşulda olursa olsun, hayvanların deneylerde kullanılmasına,

Hayvanların insanın eğlence aracı olarak kullanılmasına: Avcılık, hayvanlı sirkler, yunus parkları, doğal akvaryumlar, pazarlarda satılan (renkli) civcivler, oynatılan ayılar, dilendirilen/oynatılan maymunlar, turistik amaçlarla fayton çektirilen atlar vb.

Hayvan satılık bir “meta” değildir. Pet-shoplarda canlı hayvan satışına,
Kısırlaştırmanın istisnasız her hayvana uygulanmasına ve ötanazinin, hayvanlara bir hakmış gibi lanse edilmesine, tedavi etmenin önüne geçmesine,

KARŞIYIZ.

Hayvanların yaşam hakkına saygı duyan ve bunu insanın hayvana verdiği bir “lütuf” olarak sunmayan, fiili ve yasal olarak gerçek bir koruma sağlayan ortak bir düzenleme yoluna gidilmelidir. Hayvan sömürüsüne ve katliamına “hayır” diyor, yukarıdaki yasa önerilerinin tamamına karşı duruşumuzu beyan ederken çözüm için hayvanın yaşam hakkına saygı duyduğunu iddia eden değil, bu saygıyı fiilen gösteren ve söylem olarak amacı ile çelişmeyen STK’lar ile birlikte çalışılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

İMZACILAR:

Türkiye Baroları Hayvan Hakları Kurultayı temsilcileri
..................................................
..................................................
..................................................

* Bu deklarasyona ilaveten, söz konusu kanun tasarısı gündeme geldiğinde, 46 STK, siyasî parti, sendika ve oluşumun imzası ile şiddetle karşı çıkıldığını da hatırlatmak isteriz.
stgm.org

***

Kampanyanın muhatabı: Sn.Cemil Çiçek

5199' UMA DOKUNMA
Ankara, Turkey



TALEP ÖZETİ:( Özet altındaki Ana metnin de dikkatle okunması ricamızla)

******* HAYVANLARA KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN TCK'YA GİRMESİ ALDATMACASI İLEKAR AMAÇSIZ STK'LARA DEĞİLTİCARİ İŞLETMELERE DANIŞILARAK HAZIRLANAN5199 SAYILI KANUNDA YAPILMAK İSTENİLEN DEĞİŞİKLİKLERT.C. TARİHİNİN EN BÜYÜK HAYVAN TOPLU KATLİAM TASARISIDIR.

******* SOKAKLARDAKİ EVCİL HAYVANLARINDOĞAL YAŞAM PARKLARINA TOPLANMASI VE BURADAN SAHİPLENDİLECEĞİ ALDATMASIKABUL EDİLEMEZ.

********EVLERDE BESLENEN HAYVANLARA KONULACAK SAYI VE KİLO HADDİ GETİRİLMESİMÜLKÜN TEMELİ OLAN ADALETİNHAYVANLARI KORUMA KANUNU ADI ALTINDA YOK EDİLMESİANAYASA YAKANUNUN ADINA VE AMACINA AYKIRIDIR. KABUL EDİLEMEZ.

******* "TEHLİKELİ IRK / YASAKLI IRK" DİYE BİR TERMİNOLOJİ\ BİLİMSEL LİTERATÜRDE YOKTUR. TESLİM EDİLMESİ VE İMHASININ DAYATIMI HAYVANLARI KORUMA KANUNUNA ve İNSANLIĞA AYKIRIDIR. KABUL EDİLEMEZ.

******* “BİLİMSEL DENEYLERDE VETERİNER HEKİM BULUNMASININ İPTALİ" VE SOKAK HAYVANLARININ DENEYLERDE KULLANILMASINA İZİN VEREN YÖNETMELİĞİN RESMİ GAZETEDE YAYINLANMASI KABUL EDİLEMEZ.

ORTAK İSTEMİMİZ:
TASARININ VE TÜM KANUN TEKLİFLERİNİN -konuya vakıf tüm STK larla masaya oturuluncaya kadar- KÜLLİYEN REDDİ VE GERİ ÇEKİLMESİDİR.
Değişiklik mutlaka gerekli ise;
- SADECE " 3 YILDAN YILDAN BASLAMAK ÜZEREADLİ PARA CEZASI ALTERNATİFSİZ HAPIS CEZASI VE İDARİ PARA CEZALARINN EN AZ 20 MİSLİ ARTIRILMASIi MADDESİNİN EKLENMESİ,
-Ardından 5199 sayılı kanunun uygulamadan kaynaklanan sorunlarının öncelikle tesbiti,
- Akabinde konuya vakıf tüm STK’ lara eşit ve demokratik davranılarakortak görüşlerin yer alacağıakil ve vicdanlı bir konsept ileacele etmedenAB ve ticari sektörün baskısından arınarak,
- Layığı ile bir kanun oluşturulması,
O vakte kadar 5199"a DOKUNULMAMASI yönündedir.


TBMM Yüce Başkanlığı'na,
TBMM Çevre Komisyonu'na,

İlgi: Hayvan Koruma STK' ları, Veteriner Hekim Odaları, Baro Hayvan Hakları Komisyonları ve Hayvan Korumacıları

19.02.2014 tarihinde alt komisyona gönderilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun bazı maddelerinin değiştirilmesini kapsayan, kamuoyunda ÖLÜM YASASI olarak anılan hükümet tasarısı ve yanısıra komisyondaki diğer kanun tekliflerine karşı; mevcut 5199 sayılı kanunun bütün olumlu yanlarını iptal etmesi, hayvanların yaşam haklarını ve hayvanla iştigal eden tüm kesimlerin hukuki haklarını ihlal etmesi nedeniyle toplumda infial büyümektedir.

Meclis Çevre Komisyonunun 19.02.2014 tarihli toplantısında, kabulü mümkün olmayan bu değişime karşı hoşnutsuzluklar dile getirilmiş, sonucunda 06 Mart 2014 tarihine kadar hayvanla iştigal eden tüm özel ve tüzel kişilerin konuyla ilgili görüşlerinin Çevre Komisyonuna iletilmesi istenmiştir.

BU NOKTADA ORTAK GÖRÜŞÜMÜZ:

5199 SAYILI KANUNDA YAPILMAK İSTENİLEN DEĞİŞİKLİKLERİN; T.C. TARİHİNİN EN BÜYÜK HAYVAN TOPLU KATLİAM TASARISI OLMASI NEDENİYLE, HEM TÜM TASARILARIN HEM DE KANUN TEKLİFLERİNİN KÜLLİYEN REDDİ YÖNÜNDEDİR.

Şöyle ki; 1- Gerek tasarı, gerekse kanun teklifleri, Sayın Bakanın “STK “larla birlikte hazırladık” iddiasının tam aksine, Hayvanların tek hakkı olan YAŞAM HAKKI' nı kendisine amaç edinmiş hiç bir tecrübeli STK' nın görüşüne başvurulmadan hazırlanmıştır. Toplantılara konunun uzmanı olan, kamunun yararına çalışan asırlık dernekler dahi davet edilmemiş, hazırlıkların her aşaması gizli saklı, anti demokratik şekilde yürütülmüştür. Bu amacın samimiyetine büyük bir leke ve gölgedir. Şu anda, “Ben bu yasayı hazırlayanlardanım” diyen, kabulü mümkünsüz maddeleri sahiplenen bir tek kişi dahi bulunmamaktadır. Savunulacak tek bir yanı olmayan ÖLÜM YASASI' nı Sayın Orman ve Su İşleri Bakanlığından başka savunan da yoktur.

Bu kanun değişikliği; sadece bir kaç yıl önce faaliyete geçmiş ve iştigali iktisadi işletme olan, ülkemizdeki hayvan koruma mensuplarını temsil etmeyen bir STK' nın eski başkanı olan şahısın, yanısıra kar amacı güden bazı tüzel kişilerin görüş ve istemlerine itibar edilerek hazırlanmıştır. Hayvanları ve samimi koruyucuları değil, sektörün ticari ve iktisadi arzularını koruyan, anti demokratik şekilde hazırlanan, hayvanları toplu katliamla yok etmeye aday böylesi bir dayatımın adı; Hayvanları Koruma Kanunu olamaz.

Demokratik ülke kanununların esas amacı: TOPLUMUN DÜZENİNİ KORUMAK, TOPLUMA VİCDANİ TATMİN İLE, TOPLUMA HUZUR VE MUTLULUK VERMEKTİR. ANAYASA`YA AYKIRI HİÇBİR DAYATIM KANUNLARDA YER ALAMAZ.

Oysa bu kanun değişikliği; toplumun vicdani, ahlaki, dini değerlerinin, “Ben” merkezli taleplerle alt üst edilerek, milyonlarıca insanı isyana sürüklemeye, vicdani yük altına sokmaya, huzuru bozmaya , toplumsal huzur ve mutluluğu yerle bir etmeye adaydır. Hele ki, hiç bir bilimsel ve istatistik veri tabanı oluşturmadan, ülke insanının halen balkondan kaldırıma çöp poşeti atma alışkanlığını göz ardı ederek, doğadaki bazı canlı türlerinin popülasyonuna yapılacak toplu müdahalelerin; halkı yıllardır görülmeyen kuduz hastalığından ziyade, epidemik hastalıklara, metropolleri haşere istilasına mahkum edeceği tartışılmaz gerçektir. Çöp sorununu çözmek yerine kedi ve köpeği yok etmeyi planlayan zihniyet halkı veba ve koleraya teslim edecektir.

Dahası; değiştirilmek istenilen maddeler; Anayasa'ya aykırıdır. İnsanların en kutsal sığınağı olan hanelerine tecavüzü planlayan bir kanun; hukuk devleti olan medeni ülkelerde, monarşi ile yönetilen ülkelerde ve hatta 3. dünya ülkelerinde dahi siyasi skandala, toplumsal infiale neden olur. Bir cocuğun; bağlandığı, sorumluğunu üstlendiği , sevdiği , suçu günahı olmayan bir hayvanı devlet elinden alıp ölüme mahkum ettiği anda, yarın adalete, hukuğa, devlete karşı kin ve nefret içerisinde büyüyecek bir neslin oluşumuna ve sonuçlarını da tüm toplumun sırtına yüklemiş olur. Hiçbir devlet, sonuçları böylesine ağır bir müeyyideyi milletine yaşatma hakkına sahip değildir.

2- Kanun değişikliği tasarısı (ve tekliflerin), tek şekere bulanmış kısmı: “Hayvana kötü muamele edene, cinsel istismarda kullanana, işkence edene, öldürene çok büyük ceza geliyor. 2 yıla kadar hapisle cezalandırılacak” kısmıdır ki; Bu: TAMAMEN ALDATMACADIR!

Çünkü her hukukçu bilir ki; 2 yıla kadar olan hapis cezaları (veya adli para cezaları) Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması zırhına sarılıdır. Bu da suçu sabit bulunmuş olan sanığa hüküm dahi verilmeyeceği, adli siciline işlenmeyeceği anlamına gelir. (Sanığın suçunun her türlü şüphenin ötesinde ispatı zorluğunun aşıldığı, akli dengesinin yerinde olduğu, suçun tekrarını işlemesi söz konusu olan hallerde ise: Adli para cezası, erteleme vesair haklarla, sanık yine hiç ceza almayacaktır.)

Eğer ki bu zehir zemberek ÖLÜM KANUNU' nun cezalarla ilgili kısmı, “3 yıl ila .... yıl arası hapis cezası” olsa idi ve “ veya adli para cezası” ibaresi yer almasa idi, idari para cezaları da en az 20 misli artırılmış olsa idi, belki o zaman bir derecede şekere bulanmış olurdu. Bu durumda da TCK 'da nasıl değişiklik yapılacak? Ne zaman yapılacak? Kim yapacak?” paradoksu karşımıza çıkacaktı.

3- Tasarının amacının AB dayatışı ile uyum olduğu aşikârdır. Sokaklardaki her türlü hayvanın toplanacağı, bu hayvanların “Doğal Yaşam Parkı” denilen, gözden ırak, insanların ulaşamayacakları “Hayal Cennet Bahçelerinde” SAHİPLENDİRİLİNCEYE KADAR muhafaza edileceği yazılmaktadır.

Sayıları milyonları bulan, CANLI olmalarından başka hiç bir cazibesi olmayan hayvanların sahiplenilmesi, ülke coğrafyası, halkın sosyo-ekonomik durumu, kültür ve eğitimi göz önüne alındığında, böyle bir vaadin olabilirliği eşyanın tabiatına aykırıdır. Yasal/ gayri yasal bir şekilde, fahiş fiyatlara satın alınan hayvanlar dahi terk edilirken, hiç kimsenin kilometrelerce uzaktaki doğal alana gitmeyeceği/ gidemeyeceği, buradaki hayvanların gözden uzak, yerel yönetimlerin hayvandan anlamayan personelince eziyetin en büyüğüne maruz kalıp, kısa sürede de imha edileceği gerçeğini hiç kimse şekere bulayamaz.

Hali hazırdaki belediye barınaklarındaki; insanlık ayıbı olan eziyetler malum iken, belediye çalışanlarının %90'ının hayvandan haz etmediği ortada iken, bu işkencehanelerden hayvanlar sahiplenilmez iken, hangi mantık sahibi “Doğal Parklar Hayal Cenneti” masalına inanabilir? Mantıksız vaat ve dayatım kanunlarda yer alamaz.

Velev ki, buradaki hayvanların haline insaf eden birkaç kişi, insani duygularını devreye sokup hayvan sahiplendiler diyelim. Bu defa Kat Mülkiyeti Kanunu devreye girecektir. Apartmanlarda, sitelerde, lojmanlarda hayvan beslemenin önü kapalıyken, “Doğal Yaşam Parkı” denilen toplama kamplarında bu hayvanların öldürüleceği ve ölüsünün dirisinden çok daha fazla ekonomiye kar getireceği gizlenen gerçektir. (Öldürülen hayvanların hayvan yemi, gübre olarak değerlendirilmesi, bio enerji elde edilmesi gibi. Öldürülmeden önce de, kanunda yer almayan;yurt dışı ithalat, kayıt-dışı üretim sektörlerinin ve aşı, kısırlaştırma, çip, gps uygulaması ile de özel sektörün halkın vergileri ile ihya edilmesi gibi)

4- Yukarıdaki ketlerin tamamını azimle aşabilen, maddi manevi imkanlarını zorlayarak bir kaç hayvanı himayesine alan hayvan korumacı ise; değiştirilmek istenilen 5199'a takılacak, Anayasal hakkına tecavüz edilerek evine kadar girilip, himayesindeki hayvana el konularak, -inkar edilse de- ölüme gönderilecek, husumete dayalı “Gammazlık müessesi” geliştirilecektir. Komşu komşuya düşman edilecek, toplumsal huzur, devlet eliyle bozulacaktır. Bunun kabulü ise mümkün değildir.

MÜLKÜN TEMELİ OLAN ADALETİN, HAYVANLARI KORUMA KANUNU ADI ALTINDA YOK EDİLMESİ; ANAYASA YA, KANUNUN ADINA VE AMACINA AYKIRIDIR.

5- “Tehlikeli Irk” diye bir terminoloji dünya bilimsel dilinde yoktur. Hangi ölçütlere göre saptandığı belirsiz, bilimsel verisiz, suç vukuatı, istatistiği olmayan, kendi seçimi ile bu ırka mensup olmayan bir canlının idam fermanı; zorla bu canlı türünü dövüştürenin aklanması dünyada örneği olmayan büyük hatadır, altından kalkılamayacak vebaldir.

Hele ki, sırf ırkından ötürü hayvanların sahiplerince TESLİM EDİLMESİ VE İMHASININ DAYATIMI; HAYVANLARI KORUMA KANUNUNA ve İNSANİ VİCDANA AYKIRIDIR.

* A.B.D Atlanta Yüksek Mahkemesinin; Dövüştürülürken el konulan, sonrasında rehabilite edilmiş Pitbullar ve onlardan elde edilen yavrularda, 9 ay sonunda hiç bir saldırganlık özelliği kalmadığının tespit kararı mevcuttur.

6- Değiştirilmek istenilen yasa tasarısında hayvanın lehine hiçbir madde yoktur. Mevcut 5199 sayılı kanundaki iyi olan her madde yok edilmek istenmektedir. Bunlardan bir tanesi de; “Bilimsel deneylerde veteriner hekim bulunması zorunluluğunun kaldırılması” dır. Bu demektir ki, bir elektrik mühendisi, bir kimyager, bir fizik öğrencisi, bir biyoloji öğretmeni, hayvanın anatomik yapısını, acı eşiğini, duygusal, sosyal hiçbir halini bilmeden, bilim adına her türlü eziyet ve işkenceyi yapabilecektir. (Hali hazırda çoluk çoğun gözünün önünde yapışkan bant üzerinde kendi bacağını yiyerek kurtulmaya çalışan farelerin “haşere” kategorisinde olması ve bırakınız üzerinde deney yapılmasını, halk eliyle işkencenin normal kabul edilmesi gibi) 19.02.2014 tarihli toplantıda, dört gün önce Bakanlığın; sokak hayvanları üzerinde deney yapılmasını mümkün kılan yönetmeliğin yürürlüğe girdiğinden katılımcılara bahsetmemesi, amacın samimiyetsizliğinin, kapalı kapılar ardına yapılan anlaşmalarla, ülke hayvanlarımızın AB'ği fonlarıyla nemalanan taşoranlara yem edileceği şüphesi beyinlerimize çakılmıştır.

     SONUÇ: Mevcut 5199 sayılı kanun iskeleti manasında iyi bir kanundur. Ancak; uygulama, yaptırım ve denetimlerdeki savsaklıklar nedeni ile aksaklık zuhur etmektedir. Bakanlık yerel yönetimlerin kanuna uymasını sağlarsa; hayvan dövüşlerine, merdiven altı üreticilerine mevzuatı uygular, denetimini toleranssız yaparsa ve sadece cezaları CAYDIRICI şekilde artırır ise, geriye kalan her türlü mevcut sorun, hızla bilinçlenen ve çoğalan hayvan korumacılarca çözülür.

Kati ve kesin olarak bilinmelidir ki;

Değiştirilmek ve eklenilmek istenilen maddeler; binlerce üyesini ve sayıları beş milyonu aşan bağımsiz aktif hayvan korumacının amacını temsil eden, misyonunda samimiyetini ispatlamış, ticari amaç gütmeyen STK'lar tarafından kabul edilmemektedir. Hazırlık safhasındaki talep sahibi haricinde, bu değişimi ima edilen STK dahi benimsememektedir.

HAYVANLARIN VE 5199 SAYILI MEVCUT KANUNUN KALMASINI İSTEYEN, ÇOĞUNLUĞUN ORTAK KARARI:

a) 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunundaki değişiklikleri kapsayan maddelerin külliyen REDDİ , hem tasarının hem de tüm kanun tekliflerinin GERİ ÇEKİLMESİ,

b) Değişiklik mutlaka gerekli ise; 5199 sayılı kanunun uygulamadan kaynaklanan sorunlarının öncelikle tesbiti, akabinde konuya vakıf tüm STK’ lara eşit ve demokratik davranılarak, ortak görüşlerin yer alacağı, akil ve vicdanlı bir konsept ile, acele etmeden, AB ve ticari sektörün baskısından arınarak, layığı ile bir kanun oluşturulması yönündedir.

Talebimizin kabulünü, halkın kayıtsız şartsız egemenliğinin savunma organı yüce T.B.M.M' ne saygıyla arz ederiz.

Deklarasyon Koordinatörü

Gamze Erkök Neer
Mimar/Para Legal- Attn. at Law
İmzalamak için


HAYTAP `IN YERE GÖĞE KOYAMADIGI ROBERT `İN DENEYLERE KÖPEK SATIŞ SKANDALI DÜNYA BASININDA PATLADI SONUNDA!



http://www.yousign.org/en/romania-dog-exports

Robert Smith uk !
TURKEY & ROMANIA!
INTERNATIONAL DOG smuggler !

http://www.animalpeoplenews.org/03/9/smithIstanbul903.html

http://birgo.mynet.com/aymoly/yazi/sokak-kopekleri-ab-yolunda

http://www.haytap.org/index.php/201309184675/ahmet-kemal-senpolat-yazilari/romanya-da-neler-oluyor-suclu-kim

http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-7679-34-post-kavgasi.html

http://www.petarkadas.com/grup/husky/forum/konu/69426



Acaba her bir dernek bu yasanın geçmemesini istiyor mu? CENK EREN, NİSAN 2013
https://www.youtube.com/watch?v=AFb-j7Tk2lI

Bu tasarılar nereden çıktı?
https://www.youtube.com/watch?v=1MpAd7mIXDE

AB uyumu? Neyin uyumu? Deneyler... Cenk Eren, Nisan 2013
https://www.youtube.com/watch?v=jebop26B0us

ORMAN BARINAKLARI - GÜNÜMÜZ HAYIRSIZADASI
https://www.youtube.com/watch?v=bytpqjxn-e0

14 Ekim 2011, Orman Barınaklarına Hayır!
<a href="http://www.dailymotion.com/video/xtlx9q_14-ekim-2011-orman-barinaklarina-hayir_animals?start=5" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://www.dailymotion.com/video/xtlx9q_14-ekim-2011-orman-barinaklarina-hayir_animals?start=5</a>

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
Suriyeli alimlerden kedi ve köpek eti yenilebilir fetvası.
« Yanıtla #7 : Nisan 26, 2014, 01:59:24 ÖS »
Şam'da fetva: Açlığa karşı kedi, köpek, eşek yenebilir

Sebastian Usher/BBC Arap dünyası editörü
15 EKİM 2013



Bayramın yaklaştığı son günlerde Şam'ın güney mahallelerindeki camilerde yeni bir mesaj yankılanıyor:

Normal koşullarda yenilmesi haram sayılan hayvanların Şam'ın açlık tehdidi karşısındaki halkı tarafından yenebileceğini bildiren bir fetva bu.

Çoğunlukla isyancıların kontrolündeki bu mahalleler gün be gün stratejik önemi büyük bu bölgeleri geri almak isteyen hükümet güçlerinin bombardımanı altında.

Halk, gıda ve diğer ihtiyaç maddelerine erişemiyor.

Bayram öncesinde bir grup din adamı bu bölgelerdeki insanların İslam'da normal olarak yenilmesine izin verilmeyen hayvanların etinin tüketilebileceğine dair bir fetva yayınladı.
'Akla aykırı'

Bölgede yaşam koşullarının daha da kötüleşmesi halinde insanların ölülerini yemek zorunda kalacağını söyleyen din adamları bunun aynı zamanda bütün dünyanın duyması gereken bir yardım çığlığı olduğunu söylediler.

Suriye'de iç savaş başladığından bu yana benzer fetvalar en yoğun çatışmaların yaşandığı sıralarda Humus ve Halep'te de yayınlanmıştı.

Yardım kuruluşları, ateş altındaki bölgelere gıda ve diğer ihtiyaç maddelerini ulaştırmaya, Suriye'nin kimyasal silah stoğunun yok edilmesi kadar öncelik verilmesini istiyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü Medecins Sans Frontieres'in başkanı Christopher Stokes, kimyasal silah denetçilerinin, gıda konvoylarının gitmesine izin verilmeyen acil ihtiyaç içindeki bölgelere serbestçe girip çıkmasını "akla aykırı bir durum" diye niteledi.

bbc.co.uk

Ölen eşle ilişki yasasından sonra eşe tecavüzü seyretme fetvası.
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=22260.0

Çocuk Gelinler Projesi
Erkek durmaz ise tecavüzcü sayılacak.
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3958.0

Şehitleri KELLE, Domuzu kasaplık et yapana "Evet." Diyecek misiniz?
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=11766.0

Aydın Türk kadını, nereye koşuyor?
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=22158.0

Çevrimiçi ahmetdursun

  • KURUCU
  • KATILIMCI
  • *****
  • İleti: 21.710
  • Puan: +98/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasakta.
5199 SAYILI KANUN DEĞİŞİKLİĞİ TASARISI İLE YAŞAMLARI ÇALINIYOR
« Yanıtla #8 : Nisan 10, 2015, 02:10:35 ÖS »
Aylardır, yıllardır yazdık, söyledik ne değişti, değişen bir şey oldu mu?

İnsanlar neden isyanda devam ediyor, neden hayvanlar işkence görüyor?

Geçmişten bu güne ne değişti biraz daha farklı yönleriyle anımsayalım.

İşte bir isyan sesi şöyle diyor.

Resim kaynağı

Gerçekten böyle mi, ne kadar doğru aşağıda yasalarla ve TBMM teklifleriyle ekte bulacaksınız.



5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin ORTAK DEKLARASYON

Meclis önünde hayvan hakları eylemi
Hayvanları Koruma Kanunu Tasarısının iptal edilmesi için bir grup hayvansever, TBMM önünde eylem yaptı.

YAŞAMLARI SİZİN ELİNİZDE

19 Haziran 2014
Hayvanları Koruma Kanunu Tasarısının iptal edilmesi için TBMM Dikmen kapısında eylem yapan hayvanseverlerden Müge Akpınar, “Bizim amacımız, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Yasa Tasarısı değişikliğinin iptal edilmesi. Çünkü bu yasa tasarısı Çevre Komisyonundan geri çekilmediği takdirde çok büyük bir katliama sebep olacak. Geri dönüşü çok zor hatta imkansız bir yasa haline gelmiş olacak eğer bu tasarının hak ihlal eden maddeleri iptal edilmezse” diye konuştu.

“PET SHOPLARDA HAYVAN SATIŞININ YASAKLANMASINI İSTİYORUZ”
Hak ihlal eden maddelere değinen Akpınar, “Bu kanun tasarısı onaylanırsa sertifika alan herkes hayvan deneyi yapabilecek. Bu deneylerde canlı canlı kesmek, biçmek üzere sokak kedilerini köpeklerini kullanabilecek. 11 Haziran tarihinde toplanmıştı son komisyon. “Yunus parkları, hayvanat bahçeleri ve hayvan sirkleri kapatılıyor” denmişti. Son anda bunlarında insan gelişimine hizmet ettiği, terapide kullanıldığı gibi bu parkların, hayvanat bahçelerin, kapatılması iptal edildi. Biz diyoruz ki; deneylerde sokak hayvanları kullanılması yasaklansın. Biz diyoruz ki sokakta yaşayan kedilere köpekler toplama kamplarına tıkılmasın. Bu hayvanların yeri şehirdir. Bunlar yüzyıllardır bizimle yaşıyor. Şehirlerde onlara uygun yaşam alanları yapılabilir. Aynı zamanda evimizde, bahçemizde beslediğimiz hayvanlara devlet el koymasın. Tasarının bu haliyle hak ihlal eden haliyle geri çekilmesini istiyoruz. Hiçbir şekilde iyileştirme istemiyoruz. Çünkü bu iyileştirme yapılabilecek bir tasarı değil. İptalini istiyoruz. Pet shoplarda hayvan satışının yasaklanmasını istiyoruz. Çoğu ülke hayvan sirklerini yasaklıyor. Çoğu insan bunun kölelik olduğunu kavramış durumda. Türkiye’nin de bunu yapması gerekiyor. Bunu yapmadığı takdirde Hayvan Uluslararası Beyannamesini de ihlal ediyor. Katliam yasasına evirilecek bu tasarı” dedi. İHA
http://www.milliyet.com.tr/tbmm-onunde-hayvan-haklari-eylemi-ankara-yerelhaber-254764/




Resim ve haber

Hayvanları Koruma Kanunu’nun son hali-04 Ekim 2014
http://t24.com.tr/haber/hayvanlari-koruma-kanununun-son-hali,272824


Çinde Hayvan katliamı.(+16)
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=4231.0

Meclis'te 'hayvan' sesleri: 'Ya kadınlar köpeklerle evlenirse'
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=19611.0

KUR'ÂN'A GÖRE HAYVAN HAKLARI
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=15379.0

SESLİ KİTAP > George Orwell - Hayvan Çiftliği
http://toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=17473.0

Tecavüz edilen köpek ağladı, yürek dayanmaz, kısasa kısas istiyoruz... İslam'a göre hayvanlar.

http://ahmetdursunarsivi.blogspot.com.tr/2015/01/tecavuz-edilen-kopek-aglad-yurek.html

Köpeği motorun arkasına bağlayıp öldüren kişi aranıyor...
http://ahmetdursunarsivi.blogspot.com.tr/2014/11/kopegi-motorun-arkasna-baglayp-olduren.html

 

Son İletiler/Konular

HÖKÜMET Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 21, 2017, 02:07:12 ÖS]


15 TEMMUZ’UN SİYASÎ AYAĞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 17, 2017, 03:55:43 ÖS]


III.ABDÜLHAMİT’İN AJANDASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 08, 2017, 06:53:43 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 06, 2017, 07:48:37 ÖS]


HZ ÖMER’İN DEVESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 04, 2017, 12:53:44 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 03, 2017, 05:41:02 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 29, 2017, 07:05:44 ÖÖ]


AB'DE SONA DOGRU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 28, 2017, 09:42:54 ÖÖ]


DİYALEKTİĞİN D’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2017, 04:51:55 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 23, 2017, 07:03:20 ÖÖ]


DOĞU PERİNÇEK’E Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 19, 2017, 12:53:46 ÖS]


NATO MERMER Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 17, 2017, 02:16:07 ÖÖ]


ERDEMİR Vakfı yöneticilerine dava açıldı. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 16, 2017, 12:46:14 ÖÖ]


MEŞRUİYET’İN M’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 14, 2017, 02:11:14 ÖÖ]


Yargıtay, Erdemir Vakfı’nın üye ve emeklilerinden yapılan kesintilerin hırsızlık Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2017, 01:31:47 ÖS]


Sanki Katar, Türkiye’yi topun ağzına koymak için seçilmiş, elinden geleni... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 07, 2017, 02:09:43 ÖS]


KATAR-MATAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 07, 2017, 12:55:03 ÖS]


III.ABDULHAMİT’İN 18 BRUMERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 29, 2017, 04:40:02 ÖÖ]


Şehit polisin arkadaşının kolunda dikkat çeken ayet. Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:22:49 ÖÖ]


Michael Flynn'ın, lobicilik karşılığında aldığı Yarım Milyon Dolar ... Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:14:25 ÖÖ]


Erdoğangiller’e hediye edilen, 25 milyon dolarlık petrol tankeri, Malta Dosyalar Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:09:04 ÖÖ]


Pazarlama Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 18, 2017, 03:15:10 ÖS]


İT BAYTARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 12, 2017, 06:02:53 ÖÖ]


Paylaşımcılık Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 08, 2017, 02:16:36 ÖS]


AKP’nin yediği haltların sorulularına kim bunların hesabını soracak? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 29, 2017, 02:08:50 ÖS]


MAL MEYDANDA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2017, 04:11:12 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2017, 05:16:11 ÖÖ]


ERDOĞAN’I VURACAKLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 24, 2017, 11:38:11 ÖS]


Ynt: Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: PLMPLM
[Nisan 24, 2017, 06:29:04 ÖÖ]


Ynt: Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 24, 2017, 12:09:35 ÖÖ]


Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: PLMPLM
[Nisan 23, 2017, 04:58:35 ÖS]


DUR BAKALIM N’OLCEK ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 20, 2017, 02:12:21 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 18, 2017, 07:13:24 ÖÖ]


HAYIRLI OLSUN ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 17, 2017, 05:36:37 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 14, 2017, 05:04:59 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 12, 2017, 07:25:38 ÖS]


AÇIK MEKTUP Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 10, 2017, 05:16:36 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Nisan 08, 2017, 07:54:54 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 08, 2017, 03:37:34 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 04, 2017, 02:41:12 ÖÖ]


PARLAMENTARİZMİN P’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 01, 2017, 05:23:41 ÖS]


DEVLET ULUSA KARŞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 30, 2017, 11:15:00 ÖÖ]


URKUN Kirgizistandan bir ses Gönderen: PLMPLM
[Mart 27, 2017, 05:45:34 ÖÖ]


PISIRIKLIK FELSEFESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 21, 2017, 03:31:55 ÖÖ]


TRUMP ÖĞRETİSİ ve YENİ DÜNYA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 19, 2017, 08:44:03 ÖS]


DESTİCİ’NİN TESTİSİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 16, 2017, 05:07:50 ÖÖ]


Başkaldırma ve Yarışma Gönderen: PLMPLM
[Mart 14, 2017, 11:43:46 ÖS]


SON ABDÜLHAMİT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 13, 2017, 12:59:22 ÖS]


HOLLANDA-MOLLANDA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 12, 2017, 05:33:20 ÖÖ]


KATİL KUMA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 08, 2017, 07:33:26 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 05, 2017, 07:07:15 ÖS]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 04, 2017, 07:40:35 ÖS]


N’OLACAK ŞU IRAK’IN HALİ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 04, 2017, 02:17:40 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 02, 2017, 05:20:46 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 28, 2017, 11:56:51 ÖS]


MODA MİLLİYETÇİLİK (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 27, 2017, 11:54:46 ÖS]


MODA MİLLİYETÇİLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 24, 2017, 01:01:36 ÖÖ]


NEDEN DEĞİL, ‘NASIL’ BİR HAYIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 22, 2017, 01:07:56 ÖÖ]


KRİZİN K’SI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 20, 2017, 12:39:51 ÖÖ]


KRİZİN K’SI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 18, 2017, 03:13:46 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 11:50:31 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 02:43:04 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 01:14:00 ÖÖ]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 16, 2017, 04:59:09 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 16, 2017, 12:42:46 ÖÖ]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 15, 2017, 01:41:35 ÖS]


Ynt: Söz Bakımından, Allah dan daha Doğru Kim Vardır? Gönderen: tolonbey
[Şubat 14, 2017, 08:27:26 ÖS]


Ynt: ABDULHAMİT SEVDASI (III) Gönderen: tolonbey
[Şubat 14, 2017, 08:09:46 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 06:59:25 ÖS]


Ynt: FRANSA’DA BAŞKANLIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 02:37:37 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 06:49:12 ÖÖ]


BÜYÜTME POLİTİKALARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 09, 2017, 01:51:07 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Şubat 08, 2017, 11:03:36 ÖS]


BOYKOT MU DEDİNİZ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 08, 2017, 04:36:37 ÖS]


ROMANYA’DA NELER OLUYOR ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 07, 2017, 03:07:57 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 06, 2017, 02:43:22 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 04, 2017, 03:37:54 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 02, 2017, 09:11:32 ÖS]


SIC SEMPER TYRANNIS Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 02, 2017, 02:16:28 ÖÖ]


TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 01, 2017, 01:40:59 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 30, 2017, 10:00:19 ÖS]


TÜRKİYE’YE BABALIK MI ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 30, 2017, 12:57:01 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 26, 2017, 04:12:44 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ocak 26, 2017, 03:20:16 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 25, 2017, 05:53:17 ÖS]


Ynt: Amerikalik mashhur tarixchi olim Hasan Bulent Paksoy Gönderen: PLMPLM
[Ocak 25, 2017, 02:27:35 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 24, 2017, 07:39:39 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 24, 2017, 01:22:30 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 23, 2017, 03:40:40 ÖS]


Ynt: Karlovy Vary sehri 98 yildir reklamini « Mustafa Kemal Ataturk »’le yapiyor. Gönderen: PLMPLM
[Ocak 22, 2017, 08:53:36 ÖS]


FELSEFENİN F’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 22, 2017, 06:42:12 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 21, 2017, 12:12:10 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (XI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 20, 2017, 05:36:33 ÖÖ]


Ynt: Mustafa KemaL ATATÜRK, Kitap Arşivi. (indir) Gönderen: levo57
[Ocak 19, 2017, 05:44:08 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 18, 2017, 10:15:36 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 17, 2017, 11:45:56 ÖS]


18 MADDELİK YENİ ANAYASA TASLAĞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 17, 2017, 04:06:59 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VIII) Kültürel Antroploji ‘Evrimcilik’ düşüncesine karşı çık Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 14, 2017, 12:45:12 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 12, 2017, 11:29:35 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 12, 2017, 01:51:44 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 11, 2017, 12:14:25 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ocak 10, 2017, 06:05:33 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 09, 2017, 11:17:27 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 08, 2017, 10:49:34 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 07, 2017, 12:19:03 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 06, 2017, 02:40:39 ÖÖ]


MİLLİYETÇİLİK VE MİLLETÇİLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 05, 2017, 12:28:53 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXVII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 03, 2017, 01:58:11 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXVI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 02, 2017, 01:49:38 ÖS]


"Sokma akıl, dokuz adım gider" Gönderen: PLMPLM
[Ocak 02, 2017, 04:48:06 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 01, 2017, 04:27:12 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 31, 2016, 02:41:29 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 30, 2016, 01:24:31 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XXII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 28, 2016, 09:33:32 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XXI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 28, 2016, 03:00:50 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 27, 2016, 01:35:17 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XIX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 26, 2016, 02:20:36 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 25, 2016, 02:47:09 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 24, 2016, 12:33:18 ÖÖ]


BBBBO (2009) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 21, 2016, 03:26:27 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 20, 2016, 06:55:10 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 19, 2016, 02:01:35 ÖÖ]


Ynt: Humans on Mars (full text attached) Gönderen: PLMPLM
[Aralık 16, 2016, 12:38:33 ÖÖ]


BAKIŞ /GÖRÜŞ GÖRÜNÜŞ (XIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 15, 2016, 04:18:01 ÖÖ]


BAKIŞ /GÖRÜŞ GÖRÜNÜŞ (XIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 13, 2016, 03:03:00 ÖS]