Gönderen Konu: TÜRK KÖYLÜSÜ  (Okunma sayısı 50 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Habip Hamza Erdem

  • GÖZLEMCİ
  • KATILIMCI
  • *
  • İleti: 988
  • Puan: +35/-0
TÜRK KÖYLÜSÜ
« : Ağustos 11, 2017, 12:31:53 ÖÖ »
TÜRK KÖYLÜSÜ
   ‘AdElet’ mi dediniz ?
   Türkiye’de çokca ‘hukuk’ üzerine konuşulur ama, eğer nüfus seksen milyon ise seksen milyon adet ‘hukuk’ tanımı yapılabilir.
   ‘Adalet’ de öyle.
   Hele CHP’nin ‘önde gidenleri’, ‘hukuçu’ları dahil, ‘adalet’ terimini doğru dürüst telaffuz bile edememektedirler.
   Burada isim vermeyeyim, ama siz konuşmalarına dikkat edin yeter.
   Aslında Türkiye üzerine yazmamayı düşünüyordum.
   Çünkü ‘ne söylesem boş’!
   Zavallı ‘kanaat önderleri’ ve dolaysıyla, yani bu nedenle, zavallı bir toplum.
   Türkiye’ye doktor “artık canı ne isterse yiyebilir” raporunu vermiş gibi “ne verilirse yiyor”.
   Türkiye’ye ilişkin son bir örnek vererek bu bölümü kapatabilirim: Kayseri eski Belediye Başkanı, “Ben ondan fazla KAÇAK İmam Hatip Lisesi yaptıdım” dedi mi demedi mi?
   O, ‘ondan fazla’ derken, on adetten fazla demiş olabilir.
   Ancak bir yarışma açılsa, “kim ondan fazla kaçak yapı yaptırdı?” ya da kim ondan daha fazla ‘haksız kazanç yedi?’ ve çok daha önemlisi ‘kim en fazla bu Devlet’in dibini oydu?’ yarışması yapılsa; ortalıkta ‘temiz süt emmiş’ bir tek adet ‘Devletlû’ kalmayabilir.
   Şimdilerde bu ‘herif’in ‘Bakan’ olduğu söyleniyor örneğin.
   Benim bildiğim Türkiye’de, o ‘herif’ eğer ‘Bakan’ idiyse, aynı gün görevden azledilirdi.
   Belediye Başkanı idiyse, görevden alınır ve Cumhuriyet Savcıları da haberi duydukları anda, gece yarısı bile olsa, ‘soruşturma’ açarlar İDİ.
   Ben ‘zavallı Türkiye’ dediğim zaman burnundan soluyan yukarıda sözünü ettiğim ‘zavallı’lar, ne deyip ne yazdılar acaba?
   Kaldı ki bu ‘çok sıradan’ bir örnektir.
   Benzeri ve çok daha vahimlerini bilen biliyor.
   Ayhan Oğan’a kızılıyor örneğin; ‘herif’ doğruyu söylüyor aslında.
   Ben onyıldır söylüyordum.
   Ayhan Oğan’a kızan, özünde ‘kara cahil’in ta kendisidir.
   ‘Bilinç’ten vazgeçtik, Yürek ve Vicdan yoksunudur.
Hukuk Üzerine
   Gelelim ‘Hukuk’ ne imiş neye yararmış, ne olmalıymış ve ne olmuşuna.
   Olivier Lacoste, Ekonomi Politik dergisinin 74ncü sayısında, Avrupa Birliği’nin kuruluşunda hem ‘araç’ ve hem de ‘çimento’ olan ‘hukuk’un, sonunda ‘piyasanın aracı’ olduğunu söylüyor (*)
   Demek ki, öyle ‘hukuk’ –mukuk demeden önce, bir ‘Hukuk’ var, büyük harfle yazılabilir; bir de ‘kapitalist hukuk’ var, küçük harfle yazılabilir; ayırdetmek gerekiyor.
   ‘Türk Hukuk’u da olabilir; günümüz ‘Türkiye hukuk’u da..
   ‘III.Abdülhamit hukuku’ demek çok daha yerinde bir saptamadır, ki Türkiye’nin yukarıda ‘ünvan’larını saydığım kesimleri bunu kavrayamazlar.
   Kavrayamamaktadırlar.
   Kavrayabilselerdi, yirmibirinci yüzyılda Türkiye’de bir ‘Üçüncü Abdülhamit Rejimi’ olmayacaktı.
   Avrupa Normu
   Şimdilerde bir ‘moda’ var: ‘Emperyalizm’, ‘Avrupa Emperyalizmi’, ‘Atlantik Sistemi’ vb denilerek ve sözde onlara karşı olunduğu için ‘millî’ olunduğu ‘moda’sı.
   Oysa ‘Avrupa Birliği’nin birliği oluşturmak üzere, elli yıldan fazla bir süre boyunca ortaya koyduğu, ‘antlaşma’, ‘düzenleme’ ve ‘karar’ları bir ‘Avrupa Normu’ oluşturmuştur.
   Ancak bunlar Avrupa Parlamento’sunun ‘antlaşma’, ‘düzenleme’ ve ‘karar’ları değil, ‘Adalet Divanı’nın yayımladığı ‘hukuksal belgeler’dirler (jurisprudence).
   Öyle ki, herhangi bir Avrupa parlamenteri bile, işbu ‘Avrupa normu’ndan bihaber, hatta ona karşıt bir açıklama, yorum veya ‘lakırdı’ edebilir.
   Onun bu açıklaması ile Kayseri eski Belediye Başkanı’nın ‘itirafı’ arasında herhangi bir ayırım yoktur.
   Eğer ‘millî’ olunacaksa, Avrupalı’dan önce o ‘eskimiş’ Belediye Başkanı’nın ağzının payı verilmelidir.
Bu sonuncu oturduğu yerde otururken, Avrupalı’ya laf yetiştirmeye ‘Hukuksal açı’dan ‘eşşeklik’ denilmektedir.
Ki Türkiye’de en çok yapılan da bu olmaktadır.
Avrupa Hukuku ve Ulusal Hukuk
Kuşku yok ki, ortaya çıkışından buyana, Avrupa Hukuku’nun ‘Ulusal Hukuk’ ve hatta ‘Ulusal Anayasa’lara ‘önceliği’ öngörülmekteydi.
Dahası, salt ‘hukukçu’ların değil ama ‘yurttaşlar’ın da, bu ‘Avrupa Hukuku’nun oluşumunda ‘görüş’ü alınacaktı (Van Gend en Loos kararı, 1963).
Ne yazık ki, yurttaşların ‘görüş’üne ‘doğrudan’ başvurulması, o gün bugündür uygulanamadı.
Ancak bu ‘uygulanmayacak’ anlamında değildir.
Şimdi Avrupalı harıl harıl bu konu üzerine çalışıyor.
Sadece bu değil, Avrupa Hukuku’nun ‘Ulusal Hukuk’ üzerindeki ‘doğrudan etkisi’ de, sanıldığının aksine, örneğin Fransa’da % 10’u  geçemedi.
Demek ki, Avrupa Birliği’ne girmek demek, eğer gerçekten ulusal bir  ‘Hukuk’unuz varsa, ‘Brüksel’in ‘boyunduruğu’na girmek demek olmayabilmektedir.
Yeter ki, ‘Ulusal Hukuk’unuz ‘Evrensel Hukuk’a aykırı olmaya.
Öte yandan, ‘Avrupa Hukuku’nun bir başka ‘amaç’ı da ‘globalleşme’ye karşı ‘hukusal bir önlem’ almak ve olabilirse Avrupa’ya özgü bir ‘ekonomik model’in kuruluşuna yardımcı olmak (idi).
Ne var ki, terörizmden gıda sağlığına, finansal işlemlerden vergilemeye, çevre sorunlarından göç sorunlarına, sığınmacılardan  yolsuzluklara, sınırötesi suçlardan telif haklarına değin bir dizi alanda hukukun globalleştiğini görüyoruz.
Hukukun globalleşmesinde ‘ABD normu’ Avrupa’ya oranla daha baskın gelmektedir.
Bununla birlikte, örneğin Zarraf ya da Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı olayında olduğu gibi, Dr Recep’in korumaları konusu da, ABD ‘emperyalizm’i değil, ‘globalleşen hukuk’ bağlamında ele alınmalıdır ve öyle a-lı-na-cak-tır.
Yani, buralardan ‘millîlik’ türetmeye kalkışmak, ‘hukuksuz bir millîlik’ türetmek demek olacaktır. Ki isterse ‘norm’unu koyan ABD olsun.
Benim için Dr Recep’in ‘uluslararası’ mı dersiniz, ‘globalleşen’ mi farketmez, ‘hukuksal’ olarak yargılanacağı gün, ‘15 Temmuz’daki gibi sokaklara çıkmak sözkonusu olmaz.
Velev ki sokaklara dökülenlerin elinde ‘Türk Bayrağı’ olsun..
Burada, kimi aklı evveller, onu ‘emperyalizm’e bırakmayız biz yargılayacağız diyebilirler.
İşte böyle söyleyenler ancak ve sadece kendi kendilerini aldatmaktadırlar.
Kaldı ki, adamın yargılanacak ne ‘suç’u var diyenler de çoğunlukta.
Bunlara da ‘Emperyalizm’in sırtına bindikleri denilebilir.
Senin ‘Devlet’in, özünde, ‘Devletin cari açığını kapatıyor’ dediğin ‘herifin Devleti’dir,  ama sen ayırdında değilsin.
Buna ‘Halk Bankası’ da dahildir, Ziraat Bankası da..
Benim ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’m ise, Katar Emirliği konumuna düşürülmüştür.
Ve sen benim yazdıklarımı anlamaya çalışmak yerine, bana ‘bilinti’ ve ‘kuruntu’ satmaya kalkmaktasın.
Elinde de Atatürk posteri.
Atatürk kadar başına taş düşsün, ne diyeyim..
Hulusi’ye ‘Genelkurmay başkanımız’ diyen emekli-muvazzaf subaydan ‘Türk subayı’ olmaz diyorum, bana kızılıyor.
Sen havanda su dövmeye devam et o halde.
Eğer zerre kadar onurun varsa ‘gözün açık gidersin’.
Değilse, zaten sorun yok..
Vatan yahut Hallüsinasyon
‘Vatansever’miş.
Burada, Vatan ya da Türkçesiyle ‘Yurt’, ‘Devlet’, ‘Ülke’, ‘Millet’ ve ‘Ulus’ kavramlarını deşmenin bir yararı yok.
Malby’nin sözünü bir kaç kez yazdım: “Fransa sana ait değildir asıl sen ona aitsin”!
Geçenlerde bir arkadaşımdan duydum; Türk köylüsü de, binlerce yıldır “Bu toprak sana ait değil, asıl sen ona aitsin” diyerek gelmiş.
Ben Türk köylüsünün Aydınlanma filozoflarından ve ‘Büyük Devrimci’ Malby kadar bilinçli olduğuna şaşırıp kalmadım değil.
Şimdi bana bu ‘Türk köylüsü’nden, ilaç için bir adet bulup gösterebilir misiniz?
İşte yeniden-yaratılması gereken bu ‘Türk köylüsü’dür diyeceğim.
Aydın ve bir kadar önemli ‘Türk subayı’ndan önce..
Çünkü bunların babayiğidi ‘Devletimizi yıktırmayız’ diyor.
Kendisi ‘yıkıntı’nın içinde, ‘harabe’den bağırıyor; ‘Şu cennet vatanın uğruna’ falan..
Senin ‘Vatan’ ya da Türkçesiyle ‘Yurt’, ‘Devlet’, ‘Ülke’, ‘Millet’ ve ‘Ulus’ dediğin Dr Recep’in çiftliği, sen ‘oraya aitsin’ anladın mı cancağızım?
Başına Osman Gazi Köprüsü kadar çimento ve demir dökülsün e mi?
Kayseri Belediye Başkanından ‘Bakan’ın olsun, Zarraf’tan ‘Maliye Bakanı’n, Halk Bankası Genel Müdürü’nden ‘bürokrat’ın olsun.
Merve Kavakçı’dan Büyükelçin olur inşa’allah.
Ee vallahi Fetullah Gülen’den de Diyanet İşleri Başkanı yakışır sana.
Sözde ‘karşıymışsın’.
Tahmin değil kesinlikle söylüyorum; 81 ilin ‘Vali’sinin Fetullah Gülen’den ‘zerre kadar’ farkı yoktur.
Sen önünde ‘Bizim Yaşar’ gibi amuda mı kalkarsın, yoksa ‘Sizin Yaşar’ gibi ‘Darbe’sini mi önlersin, bilemem.
Bu bölümü toparlayacak olursam; diyeceğim o ki; madem ki, bir ‘’Vatan’ ya da Türkçesiyle ‘Yurt’, ‘Devlet’, ‘Ülke’, ‘Millet’ ve ‘Ulus’a ‘sahip olunamıyor’ ancak oraya ‘ait olunabiliyor’; ben senin ‘Vatan’ ya da Türkçesiyle ‘Yurt’, ‘Devlet’, ‘Ülke’, ‘Millet’ ve ‘Ulus’una ‘ait değilim’, tamam mı?
Benim ait olduğum ’Vatan’ ya da Türkçesiyle ‘Yurt’, ‘Devlet’, ‘Ülke’, ‘Millet’ ve ‘Ulus’, Mustafa Kemal’in kurduğu ‘Devlet’, kurtardığı ‘Yurt’ ve onu ‘Ata’sı olarak kabul eden ‘Ulus’tur. Anlıyor musun?
Çünkü bende ‘aidiyet’ime karar verecek olan bir benlik var.
Kurt kapacak olsa da ‘sürü’den ayrılmayı göze alabiliyorum demektir.
Bizim oralarda Kayseri Belediye Başkanından ‘Bakan’, Dr Recep’ten bilmem ne, Hulusi’den genelkurmay başkanı olmaz.
Sense biraz daha Rubin-Mubin hatmet istersen.
Ben senin bulunduğun ‘yer’i görüyorum ve istesen de ‘birlik’te olamayız.
‘Batak’tasın, ‘harabe’de, ‘enkaz altında’sın çünkü.
Ekonomi Politik’teki yarar/maliyet hesabına göre, senden bana ‘yarar’ gelmesi şöyle dursun, sen benim yapacaklarımın ‘maliyet’ini artırmaktasın.
Sen ‘karşı safta’sın.
Tam da ‘emperyalizm’in istediği yerde.
Gece gündüz ‘emperyalizm emperyalizm’ diye sayıklıyorsun; emperyalizmin en sağlam ‘güvence’si sensin aslında.
Dr Recep’le birlikte ‘emperyalizm’e karşı mücadelene devam et öyleyse..
Don Kişot’u geçeceksin bu gidişle.
Kapitalizmin Hukuku
Yukarıda ‘Kapitalist Hukuk’ demiştik, açalım biraz.
Karl Polanyi’nin Büyük Dönüşüm (La Grande Transformation) kitabı Türkçe’ye de çevrildi sanıyorum.
Polanyi diyordu ki; “Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” esprisi, felsefesi de diyebilirsiniz, doğal-moğal değildir.
Oysa, bugün bile, ekonomi okuduğunu ileri süren herkes bu esprinin doğal olduğunu sanır.
Öyle öğrenmiştir, üzerinde düşünmeye zamanı olmamıştır da ondan.
Peki bunun ‘hukuk’la ne ilgisi var diye sorulabilir.
Şu ilgisi var; eğer gerçekten ‘şeyler oluruna bırakılacak olsa’ idi, yani ‘bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler’ esprisi uygunacak olsa idi, ‘serbest piyasa’ diye birşey kesinlikle olmayacaktı.
‘Serbest piyasa’yı kuran da yaşatan da ‘Devlet’ olmuştur.
Devlet demek, küçük harfle hukuk demektir; yasa koyan ve kaldıran.
19.yüzyılda ‘gümrük tarife’leri, ‘dışsatım primleri’, ‘ücret’lerin belirlenmesi yoluyla Devlet, yani hukuk, ekonomi bilen bilmeyen herkesin taptığı ‘serbest piyasa’yı doğurdu.
Kapitalizmi doğurdu da denilebilir.
Ve, bu süreç, aynı zamanda toplumların parçalanmasına yol açtı.
Devlet-Ulus’lar da böylece doğmuş oldu.
‘Benim çiftçim, benim sanayicim, benim tüccarım, benim işçim’ giderek ‘benim milletim’ oldu.
Böylece diyor Polanyi, toprak da emek de ‘mal’a dönüştü.
Sermaye doğuştan ‘mal’ idi, döndü ‘toprak’ ve ‘emeği’ de hem ‘mal’ yaptı ve hem de ‘kendi malı’ yaptı.
İşte size ‘Büyük Dönüşüm’.
Ancak ve ne var ki, bu öylesine ‘diyalektik’ bir süreçtir ki, bir yandan ‘kapitalizmi’ doğururken bir yandan da ‘kendi zıddını’ doğurdu.
Zıddına da ‘Sosyalizm’ diyelim.
Şimdi, konudan uzaklaşmadan, söyleneceği söyleyecek olursak; günümüzde en liberal devlet en korumacı devlettir diyeceğiz.
Bu öylesine bir ‘birlik’tir ki, ‘sosyal devlet’e geçişi frenlemektedir.
‘Komünizm istenirse onu da biz getireceğiz’ demek gibi bir şey.
Tam da bu nedenle, bugün ABD’nin koyduğu ‘norm’lar, global ölçekte ‘en geçerli’ hukuk kuralları olmaktadırlar.
Arkasında ‘silahlı gücü’ olması, ondan sonraki bir ‘etmen’dir.
Evet elinde keskin bir bıçağı vardır ama bıçağını kemiğe dayatmamayı becerebilmektedir.
Ancak  ABD hiçbir zaman Avrupalılarinki gibi bir ‘Sosyal Devlet’ olamamıştır.
Ve Avrupa’nın ‘sosyal devlet’leri de ne zaman ki ‘piyasa sosyalizmi’ demişlerdir, o zaman ‘sosyalizmden’ kopmaya başlamışlardır.
Burada Lionel Jospin’i anımsatmak yeter.
Demek ki, ayağının altındaki ‘maddi zemin’ kayıyor olmasına karşın, ‘serbest piyasa’nın kendi kendisini sürdürmesi ‘süreç’i özünde ‘Hukukun globalleşmesi’ne dayanmakta, ünlü deyişle ‘toplumların gelişmesinin ayakbağını’ oluşturmaktadır.
Türkiye’de de, ‘daha fazla üretelim’, ‘daha fazla satalım’, ‘ihracatçımızı destekleyelim’; gönenci artırmanın başka yolu mu var, denilmektedir.
Ayakbağlarımızı sağlamlaştıralım demekle bir..
İhracatçımız rekabet etsin deyi, prim verelim, vergisini almayalım, ücretleri kısalımdan başka bir ‘öneri’ mi var?
Varımız yoğumuzu ‘piyasa’nın hizmetine sunalım.
Hepimiz ‘mal’ olalım demekle bir.
Kaldı ki, öylesine büyük bir borç batağına saplanılmış ki, yedi kuşak borç ödemek için bu sayılanları da yapmak ‘zorunda’ bırakılmışız.
İşte ‘emperyalizm emperyalizm’ denilen şey tam da budur.
Burada ‘Çin’e maçine açılalım’ demek, espriyi bozmaz.
Ha kel Hasan ha Hasan kel..
Ve yine, tam da bu nedenle, tüm ‘hukuk’unuzu buna uydurmak zorunda bırakılmışsınız demektir.
Bu koşullarda büyük harfle ‘Hukuk Devleti’ olma olanağınız elinizden alınmıştır.
Öyleyse hukuk devleti hukuk devleti diye paralanmanın bir anlamı yok.
Kaldı ki, ‘hukuk’u yapma sırası size geldiğinde bile, başka türlü davranamayacaksınız demektir.
Yine ‘yabancı’ yatırımcıya güvence, ülkede önce mal güvenliği, ardından can güvenliği’ falan..
Ki hiçbirinin büyük harfle ‘Hukuk’la ilgisi yok.
Dr Recep’in Sonu
Peki bu koşullarda, Dr Recep uluslararası bir mahkemeye düşse..
Ki düşme olasılığı pek fazladır.
Kendi ‘vali’si, ‘kaymakam’ı, ‘genelkurmay başkanı’, ‘sanayicisi’, ‘imamı’, müezzini’, ‘muhtar’ından dolayı değil; ödeyemeyeceği borçlarından dolayı hiç değil ama Suriye’de, Irak’ta, Katar’da, Somali’de, Myanmar’da, Kenya’da ve daha bilmem nerede ‘Türkiye Cumhuriyeti’ adını kullanarak, kişisel ve ailesel ‘hukuk dışılık’lara karıştığı için düşecektir.
Ve yargılanacak olan ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ değil, “Dr Recep ve mahdumları Ltd Şti” olacaktır.
Ol nedenle, Türkiye halkının bu ‘dava’yla hiçbir ilgisi olmayacaktır.
Üç-beş Boynukalın ve üç-beş ‘mafya bozuntusu’ dışında kimsenin kılını kıpırdatmasına gerek yoktur.
Bahçeli ya da benzeri ‘sözde milliyetçi’lerin haykırmalarına da bakılmamalıdır.
Kemal Bey sayın Kılıçdaroğlu’nun da sessiz kalmasında yarar vardır.
ABD ve Avrupa, ‘globalleşen hukuk’ çerçevesinde bir ‘yargı’ya varabilirler.
Asıl ondan sonra, Türkiye büyük harfle ‘Hukuk’ arayışına yönelebilir.
‘Borcum borç’ diyecektir; ama ben kendi içime döneceğim.
İnsanımı ‘mal’ olmaktan çıkarmaya çalışacağım.
Her ne kadar çoğu ‘imam ve müezzin’ ise de, hiç değilse çocuklarını kurtarmayı deneyeceğim demelidir.
Kızlı erkekli tarlalara koşacağız!
CHP’lilerin sandığı gibi ‘ileri teknoloji’, ‘uzay-muzay’, ‘nükleer-mükleer’e değil; ‘İMAR ve İSKAN’a, ‘SU İŞLERİ’ne, ‘DAVAR ve SIĞIR’a döneceğim demelidir.
Bir GAP tüm Orta-Doğu’yu doyuracak diye tasarlanmıştı.
GAP’ı gaptırmam demelidir.
Atamız bize ‘Köylü milletin efendisidir’ demişti.
Türkiye’yi Edirne’den Van’a, Muğla’dan Ardaha’na ‘köy yapacağım’ demelidir.
Çünkü Türk köylüsü Türkiye’ye ait olduğunu bilir.
Türk Hukuku,  Türkiye insanını Türkiye’ye ait yapma ‘Hukuk’u olacaktır.
Değil mi ki, Avrupa’da bugün Avrupalıları ‘Avrupalı yapma Hukuku’ arayışı var.
Çünkü Avrupalı, ‘Hukuk’un birlik için hem ‘araç’ ve hem de ‘çimento’ olduğunu biliyor.
Türkiye’de ise, ‘hukuk hukuk’ denilse de, ‘ne için’ ve ‘nasıl’ bir hukuk olduğunu bilen yok.
Her kavram gibi, ‘Hukuk’un da içi boşaltılmış.
İçini ‘Türk Köylüsü’ ile doldurmak gerekiyor.
Ondan sonrası kolay..
Çünkü ‘o topraktan öğrenip kitapsız bilendir’.
Habip Hamza Erdem
(*) Olivier Lacoste, « Le droit, héraut de l’Union puis auxiliaire du marché », L’Economie politique, N° 74, pp :70-81

 

Son İletiler/Konular

Ynt: Modern Türkiyede Siyasi Düşünce Cilt 1-2-3 Tamamı 9 cilttir. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 11, 2017, 01:04:46 ÖS]


TÜRK KÖYLÜSÜ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ağustos 11, 2017, 12:31:53 ÖÖ]


Hayvan yeminde GDO onayı-Konya Şeker 'GDO yok' dedi ceza aldı. Artık GDO serbest Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 03, 2017, 04:32:52 ÖS]


Ynt: ŞOK, ŞOK, ŞOK... YÖK'ten, Güzel sanatlar kapatılıyor genelgesi. Gönderen: ahmetdursun
[Ağustos 03, 2017, 03:41:47 ÖS]


BÜYÜKERŞEN’E KİM SALDIRDI ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 30, 2017, 03:13:52 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 28, 2017, 08:42:38 ÖS]


HÖKÜMET Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 21, 2017, 02:07:12 ÖS]


15 TEMMUZ’UN SİYASÎ AYAĞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 17, 2017, 03:55:43 ÖS]


III.ABDÜLHAMİT’İN AJANDASI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 08, 2017, 06:53:43 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 06, 2017, 07:48:37 ÖS]


HZ ÖMER’İN DEVESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Temmuz 04, 2017, 12:53:44 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Temmuz 03, 2017, 05:41:02 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 29, 2017, 07:05:44 ÖÖ]


AB'DE SONA DOGRU Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 28, 2017, 09:42:54 ÖÖ]


DİYALEKTİĞİN D’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 24, 2017, 04:51:55 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Haziran 23, 2017, 07:03:20 ÖÖ]


DOĞU PERİNÇEK’E Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 19, 2017, 12:53:46 ÖS]


NATO MERMER Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 17, 2017, 02:16:07 ÖÖ]


ERDEMİR Vakfı yöneticilerine dava açıldı. Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 16, 2017, 12:46:14 ÖÖ]


MEŞRUİYET’İN M’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 14, 2017, 02:11:14 ÖÖ]


Yargıtay, Erdemir Vakfı’nın üye ve emeklilerinden yapılan kesintilerin hırsızlık Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 13, 2017, 01:31:47 ÖS]


Sanki Katar, Türkiye’yi topun ağzına koymak için seçilmiş, elinden geleni... Gönderen: ahmetdursun
[Haziran 07, 2017, 02:09:43 ÖS]


KATAR-MATAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Haziran 07, 2017, 12:55:03 ÖS]


III.ABDULHAMİT’İN 18 BRUMERİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 29, 2017, 04:40:02 ÖÖ]


Şehit polisin arkadaşının kolunda dikkat çeken ayet. Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:22:49 ÖÖ]


Michael Flynn'ın, lobicilik karşılığında aldığı Yarım Milyon Dolar ... Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:14:25 ÖÖ]


Erdoğangiller’e hediye edilen, 25 milyon dolarlık petrol tankeri, Malta Dosyalar Gönderen: ahmetdursun
[Mayıs 28, 2017, 01:09:04 ÖÖ]


Pazarlama Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 18, 2017, 03:15:10 ÖS]


İT BAYTARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mayıs 12, 2017, 06:02:53 ÖÖ]


Paylaşımcılık Gönderen: PLMPLM
[Mayıs 08, 2017, 02:16:36 ÖS]


AKP’nin yediği haltların sorulularına kim bunların hesabını soracak? Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 29, 2017, 02:08:50 ÖS]


MAL MEYDANDA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2017, 04:11:12 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 26, 2017, 05:16:11 ÖÖ]


ERDOĞAN’I VURACAKLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 24, 2017, 11:38:11 ÖS]


Ynt: Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: PLMPLM
[Nisan 24, 2017, 06:29:04 ÖÖ]


Ynt: Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: ahmetdursun
[Nisan 24, 2017, 12:09:35 ÖÖ]


Sait Başer ile Orhun Âbideleri ve Türk Töresi Üzerine Söyleşi Gönderen: PLMPLM
[Nisan 23, 2017, 04:58:35 ÖS]


DUR BAKALIM N’OLCEK ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 20, 2017, 02:12:21 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 18, 2017, 07:13:24 ÖÖ]


HAYIRLI OLSUN ! Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 17, 2017, 05:36:37 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 14, 2017, 05:04:59 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 12, 2017, 07:25:38 ÖS]


AÇIK MEKTUP Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 10, 2017, 05:16:36 ÖS]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Nisan 08, 2017, 07:54:54 ÖS]


DEVLET ULUS’A KARŞI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 08, 2017, 03:37:34 ÖÖ]


DEVLET ULUS’A KARŞI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 04, 2017, 02:41:12 ÖÖ]


PARLAMENTARİZMİN P’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Nisan 01, 2017, 05:23:41 ÖS]


DEVLET ULUSA KARŞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 30, 2017, 11:15:00 ÖÖ]


URKUN Kirgizistandan bir ses Gönderen: PLMPLM
[Mart 27, 2017, 05:45:34 ÖÖ]


PISIRIKLIK FELSEFESİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 21, 2017, 03:31:55 ÖÖ]


TRUMP ÖĞRETİSİ ve YENİ DÜNYA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 19, 2017, 08:44:03 ÖS]


DESTİCİ’NİN TESTİSİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 16, 2017, 05:07:50 ÖÖ]


Başkaldırma ve Yarışma Gönderen: PLMPLM
[Mart 14, 2017, 11:43:46 ÖS]


SON ABDÜLHAMİT Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 13, 2017, 12:59:22 ÖS]


HOLLANDA-MOLLANDA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 12, 2017, 05:33:20 ÖÖ]


KATİL KUMA Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 08, 2017, 07:33:26 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 05, 2017, 07:07:15 ÖS]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 04, 2017, 07:40:35 ÖS]


N’OLACAK ŞU IRAK’IN HALİ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 04, 2017, 02:17:40 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Mart 02, 2017, 05:20:46 ÖÖ]


ULUSAL ÖZGÜRLÜK VE ADALET PROGRAMI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 28, 2017, 11:56:51 ÖS]


MODA MİLLİYETÇİLİK (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 27, 2017, 11:54:46 ÖS]


MODA MİLLİYETÇİLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 24, 2017, 01:01:36 ÖÖ]


NEDEN DEĞİL, ‘NASIL’ BİR HAYIR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 22, 2017, 01:07:56 ÖÖ]


KRİZİN K’SI (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 20, 2017, 12:39:51 ÖÖ]


KRİZİN K’SI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 18, 2017, 03:13:46 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 11:50:31 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 02:43:04 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 17, 2017, 01:14:00 ÖÖ]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 16, 2017, 04:59:09 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 16, 2017, 12:42:46 ÖÖ]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 15, 2017, 01:41:35 ÖS]


Ynt: Söz Bakımından, Allah dan daha Doğru Kim Vardır? Gönderen: tolonbey
[Şubat 14, 2017, 08:27:26 ÖS]


Ynt: ABDULHAMİT SEVDASI (III) Gönderen: tolonbey
[Şubat 14, 2017, 08:09:46 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 06:59:25 ÖS]


Ynt: FRANSA’DA BAŞKANLIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 02:37:37 ÖS]


FRANSA’DA BAŞKANLIK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 14, 2017, 06:49:12 ÖÖ]


BÜYÜTME POLİTİKALARI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 09, 2017, 01:51:07 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Şubat 08, 2017, 11:03:36 ÖS]


BOYKOT MU DEDİNİZ ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 08, 2017, 04:36:37 ÖS]


ROMANYA’DA NELER OLUYOR ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 07, 2017, 03:07:57 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 06, 2017, 02:43:22 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 04, 2017, 03:37:54 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 02, 2017, 09:11:32 ÖS]


SIC SEMPER TYRANNIS Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 02, 2017, 02:16:28 ÖÖ]


TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Şubat 01, 2017, 01:40:59 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 30, 2017, 10:00:19 ÖS]


TÜRKİYE’YE BABALIK MI ? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 30, 2017, 12:57:01 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 26, 2017, 04:12:44 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ocak 26, 2017, 03:20:16 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 25, 2017, 05:53:17 ÖS]


Ynt: Amerikalik mashhur tarixchi olim Hasan Bulent Paksoy Gönderen: PLMPLM
[Ocak 25, 2017, 02:27:35 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 24, 2017, 07:39:39 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 24, 2017, 01:22:30 ÖÖ]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR ? (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 23, 2017, 03:40:40 ÖS]


Ynt: Karlovy Vary sehri 98 yildir reklamini « Mustafa Kemal Ataturk »’le yapiyor. Gönderen: PLMPLM
[Ocak 22, 2017, 08:53:36 ÖS]


FELSEFENİN F’Sİ Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 22, 2017, 06:42:12 ÖS]


AVRASYACILIK NEDİR NE DEĞİLDİR? Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 21, 2017, 12:12:10 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (XI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 20, 2017, 05:36:33 ÖÖ]


Ynt: Mustafa KemaL ATATÜRK, Kitap Arşivi. (indir) Gönderen: levo57
[Ocak 19, 2017, 05:44:08 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (X) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 18, 2017, 10:15:36 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (IX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 17, 2017, 11:45:56 ÖS]


18 MADDELİK YENİ ANAYASA TASLAĞI Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 17, 2017, 04:06:59 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VIII) Kültürel Antroploji ‘Evrimcilik’ düşüncesine karşı çık Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 14, 2017, 12:45:12 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 12, 2017, 11:29:35 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (VI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 12, 2017, 01:51:44 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (V) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 11, 2017, 12:14:25 ÖÖ]


Ynt: Uzaysal Yönetim 2011 MD göktaşının dünya yakınından geçmesinin anımsattığı Gönderen: PLMPLM
[Ocak 10, 2017, 06:05:33 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (IV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 09, 2017, 11:17:27 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (III) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 08, 2017, 10:49:34 ÖS]


DİL ÜZERİNE NOTLAR (II) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 07, 2017, 12:19:03 ÖÖ]


DİL ÜZERİNE NOTLAR Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 06, 2017, 02:40:39 ÖÖ]


MİLLİYETÇİLİK VE MİLLETÇİLİK Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 05, 2017, 12:28:53 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXVII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 03, 2017, 01:58:11 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXVI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 02, 2017, 01:49:38 ÖS]


"Sokma akıl, dokuz adım gider" Gönderen: PLMPLM
[Ocak 02, 2017, 04:48:06 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Ocak 01, 2017, 04:27:12 ÖS]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXIV) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 31, 2016, 02:41:29 ÖÖ]


BAKIŞ/GÖRÜŞ/GÖRÜNÜŞ (XXIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 30, 2016, 01:24:31 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XXII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 28, 2016, 09:33:32 ÖS]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XXI) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 28, 2016, 03:00:50 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 27, 2016, 01:35:17 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XIX) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 26, 2016, 02:20:36 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVIII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 25, 2016, 02:47:09 ÖÖ]


BAKIŞ-GÖRÜŞ-GÖRÜNÜŞ (XVII) Gönderen: Habip Hamza Erdem
[Aralık 24, 2016, 12:33:18 ÖÖ]